Şeyh Edebali Erdoğan’a der ki…

35

“Beraber yürüdük biz bu yollarda…”
Cezaevine giren Recep Tayyip Erdoğan’ın sloganı haline getirilen şarkı sözleri idi ve AKP’nin mitinglerinin vazgeçilmez sembolü oldu…
16 yıl sonra gelen ekonomik kriz elbette AKP’ye oy verenleri de vermeyenleri de olumsuz etkiledi.

Ankara’nın dünyaca ünlü sanayi bölgesi OSTİM’de yıllardır ticaret yapan ve TESK Genel kurulunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şu sözlerini dinleyen arkadaşım şunları söyledi:
“Beraber yürüdük biz bu yollarda
Beraber ıslandık yağan yağmurda,
Beraber fakirleştik artan dolarda,
Beraber yıkıldık yüksek enflasyonda,
Beraber tepki gösteriyoruz faizlerde,
Beraber batıyoruz çöken ekonomide,
Beraber ağlıyoruz biz bu yollarda…”
Hem ağlarsınız, hem batarsınız hem de AKP’ye oy verirsiniz dedim.
“Evet, veririz, kime vereceğimize söyle ona verelim. Ekonomide kriz patladığından bu yana muhalefet partilerine bakıyorum ne bu hale neden geldiğimizi ne de bu krizden nasıl çıkacağımızı ortaya koyan yok” diye yanıt verdi.
VARLIK VE DARLIK
Gazeteciler yazarlar hatta sosyal medya yazarları Erdoğan Erdoğan’ı varlık fonu başkanı atandı diye yazdılar, çizdiler ama en güzel siyasi espriler sosyal medyada yapıldı:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan’ı Varlık fonu başkanına, damadını da vekilliğine atadı. Erdoğan ailesinin diğer fertleri neden yönetimde yok?”
Recep Tayyip Erdoğan, “Haber verilmedi, televizyondan duyunca bana da sürpriz oldu” dedi…
“Varlığım Erdoğan ailesine armağan olsun…”
“Erdoğan için VARLIK, Türk halkı için DARLIK”
Ve gelelim köşe yazarlarına:
Murat İde: “Türkiye’nin varlığı” milletin mi, ailenin mi?
Necati Doğru: “Varlık Fonu Başkanlığı’na cumhurbaşkanı kendisini tayin etti. Yardımcılığına ise ”Damat Bakanı” getirdi. 16 bakan, 1 damat etmiyor.
Adı üstünde: Varlık Fonu A.Ş. Ticaret Kanunu’na ve diğer özel hükümlere tabi bir anonim şirketin Yönetim Kurulu Başkanı cumhurbaşkanı olur mu? Onun da yardımcısı damat olur mu?” (Damat’ın Bakan olduğu eksik kalmış, çünkü bakan olmayan damat da var)
Can Ataklı: “Yeni sistemde parlamento da tamamen devre dışı bırakılmıştır.
Yargı ve bürokrasi de tümüyle Erdoğan’ın kontrolünde ve emrindedir. Buna rağmen Erdoğan’ın Varlık Fonu’na bizzat başkan olmasının mantığını anlamak gerçekten çok zordur.”
Ahmet Takan: “Varlığımız emin ellerde… Kayınbaba işin en başında vekili damadı… Yönetim kurulu üyelerinden birisi oğul Bilal Erdoğan’ın Kartal İmam Hatip Lisesinden okul arkadaşı; Selim Arda Ermut. Diğeri, Prof. Dr. Erişah Arıcan ki damat Berat Albayrak’ın tezini yazan akademiysen olduğu ileri sürülüyordu.”
Varlık Fonu Başkan’ı olması ne ki Erdoğan Türkiye’nin Başkan’ı oldu.
CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, “Oldu olacak, ülkenin tapusunu da Erdoğan’a verelim” diye mesaj gönderdi bana.

İlahi Kazım Bey, 16 Nisan’da Türkiye Cumhuriyeti Devletinin “Tek Adam” rejimine halkın yarısı oy verdi, 24 Haziran’da ise ülkenin tapusu Erdoğan’a teslim edildi bile…
EY ERDOĞAN,
“Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgârlarında savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder.
En büyük zafer nefsini tanımaktır…
Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir.
Vaktiyle yanılan atalarımız sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki yaşayamadılar.”
Şeyh Edebali’nin 13. Yüzyılda söylediği bu muhteşem nasihatleri, “Ey Oğul” diye başlar ki o makamda oturduğu için “Ey Erdoğan” diye başladım ve Varlık Fonu Başkanlığı için yazdım.
Ernest Hemingway’in 1940’da yazdığı “çanlar kimin için çalıyor” romanından da bir alıntı yapayım:
“Kötü yönetilen bir ülkenin ilk uğrağı parasını değersizleştirilmek, ikincisi savaştır. İkisi de geçici bir refah sağlar ama kalıcı bir yıkım getirir. İkisi de politik ve ekonomik fırsatçıların sığınağıdır.”