Serebral palsi hastası rüya hayata müzikle tutunuyor

0
4

– Fizik tedavi için gittiği merkezde müzik eğitimiyle de tanışan 11 yaşındaki serebral palsi hastası ve görme engelli olan Rüya Ecrin Çetinkaya, hastalığının önüne koyduğu bütün engelleri müzikle aşmaya çalışıyor.

– Rüya Ecrin Çetinkaya:
– ” Müzik benim için hayatımın yarısı demek. Üzüldüğümde şarkı okuduğum zaman mutlu oluyorum. Müzik benim sihirli gücüm. Engelliler isterse her şeyin üstesinden gelirler.”

– Anne Songül Çetinkaya:
– “Müzik öğretmeni olmak istiyor. Bir kerede olsa görmesini çok isterdim. Sahneden indikten sonra anne bak bu sefer yapabildim demesi benim için çok büyük bir sevinçti.”

Semra DEMİR/ Osman BAKIR İSTANBUL (DHA) – Fizik tedavi için gittiği merkezde müzik eğitimiyle tanışan 11 yaşındaki serebral palsi hastası Rüya Ecrin Çetinkaya, hastalığının önüne koyduğu bütün engelleri müzikle aşmaya çalışıyor.

Songül ve Ender Çetinkaya çiftinin 2010 yılında prematüre olarak dünyaya gelen kızları Rüya Ecrin, 90 gün kuvözde kaldı. Doktorların daha kuvözde iken gözlerinde problem olduğunu söylediği Rüya Ecrin’in ailesi, çocukları kuvözden çıktından sonra gözlerindeki sorununun tedavisi için çare aramaya başladı. Ancak, doktorlar aileye, bebeklerinin gözlerindeki görme engelinin kalıcı olduğu bilgisini verdi.

Diğer bebekler gibi kafasını tutamayan, ayaklarını basamayan, dönemeyen ve yuvarlanamayan Rüya Ecrin’in durumdan şüphelenen ve doktora giden aile, kızlarının serebral palsi hastası olduğunu öğrendi. Aldıkları haberle bir kez daha yıkılan aile Rüya Ecrin için yeniden çare aramaya başladı. Çalmadık kapı, gitmedik doktor bırakmayan aile, kızlarının derdine bir çare bulamayınca, bir arkadaşlarının yönlendirmesiyle Zeytinburnu Belediyesi’ne bağlı Aile Kadın Destekleme ve Engelliler Merkezi’ne (AKDEM) başvurdu. Rüya Ecrin, AKDEM’de bir yaşından itibaren fizik tedavi almaya başladı. 

Merkezde müzik kursu verildiğini öğrenen anne Çetinkaya, kızının müziğe olan ilgisini bildiğinden vakit geçirmesi ve eğlenmesi için derslere kaydettirdi. Müzik öğretmeninin, sesinin güzelliğini ve yeteneğini fark etmesiyle Rüya Ecrin için yepyeni bir yol açıldı. Burada müzik eğitimi alan Rüya Ecrin, daha sonra merkezin korusunda yer aldı ve hocasıyla konserlere çıkmaya başladı. 

Aldığı fizik tedaviler ve geçirdiği bazı ameliyatlardan sonra tutunarak da olsa yürüyebilen Rüya Ecrin, ileride müzik öğretmeni olmak istiyor. 

Özel eğitim alan ve görme engelliler için geliştirilen Braille alfabesiyle okuyabilen Rüya Ecrin Çetinkaya, müziğin hayatındaki yerini DHA muhabirine anlattı. 

“MÜZİK BENİM SİHİRLİ GÜCÜM”

Annesinin küçüklüğünden bu yana kendisine şarkı dinlettiğini belirten Rüya Ecrin Çetinkaya, “Bebekliğimden beri şarkı dinlermişim. İlk yıllarda müzik derslerine aktivite olsun diye başladım. Müzik benim için hayatımın yarısı demek. Üzüldüğümde şarkı okuduğum zaman mutlu oluyorum. Müzik benim sihirli gücüm. İlk sahneye çıktığımda herkes beni alkışladı. O gün her şeyi başarabileceğimi anladım. Engelliler isterse her şeyin üstesinden gelirler” dedi.

“ENGELLİ AİLELERİNE UMUT OLMAK İSTİYORUM”

Okula gitmek istediğini ancak gidemeyeceğinin farkında olduğunu anlatan Çetinkaya, “Diğer arkadaşlarım gibi neden okula gidemiyorum, neden yürüyemiyorum diye kendime çok sordum. Okula gidip bir meslek sahibi olmak istiyorum. Çok istememe rağmen olmuyor. Müzik öğretmeni olmak istiyorum. Engelli aileleri çocuklarını sosyal hayata katsınlar. Engellilerinde her şeyi isterlerse başarabileceğini görsünler. Engelli ailelerine umut olmak istiyorum. Engelli aileleri keşkeleri kaldırsınlar. Çocukları için neler yapabilirim diye düşünsünler. Gözümüz görmeyebilir, kulağımız duymayabilir veya başka engelimiz olabilir. Ama başka özelliklerimiz yüksek oluyor. Ben görme ve fiziksel engelli olduğuma şükrediyorum. Çünkü bu yönümden dolayı müziğe yöneldim” diye konuştu.

“RÜYA MÜZİĞE AŞIK OLMAYA BAŞLADI”

Anne Songül Çetinkaya, “Rüya 28 haftalıkken dünyaya geldi. 90 gün kuvözde kaldı. Doktorlar kızımın göremeyeceğini söylediklerinde yıkıldım. Bizim için kabul etmek çok zor oldu. Bir bebeğin yapması gereken şeyleri yapmıyordu. Tekrar hastaneye götürdüğümüzde serebral palsi olduğunu öğrendik. Bir kez daha yıkıldık. Çalışıyordum kızım için işimi bırakmak zorunda kaldım. Rüya Ecrin’e şarkı söylemeye başladım. Bana tepki vermeye başladı. Büyüdükçe beraber şarkılar söylemeye başladık. AKDEM’e geliyordum zaten, burada müzik dersi olduğunu fark ettim. Kızımın ilgisini biliyordum ama böyle yeteneğinin olduğunu bilmiyordum. Rüya Ecrin, zaman geçirir ve daha aktif olur diye düşündüm. Kızım müziğe aşık olmaya başladı” ifadelerini kullandı.

“BİR KERE DE OLSA GÖRMESİNİ ÇOK İSTERDİM”

Çok vicdanlı, merhametli, neşeli, iyi kalpli ve saygılı bir çocuk olan kızının mutlu olabilmesi için ellerinden geleni yaptıklarını kaydeden anne Çetinkaya şöyle devam etti:

“Müzik, Rüya’nın hayatı oldu. İlk konserine çıktığında çok heyecanlandık. Yıllarca kızımın yürümesini bekledim. Rüya’yı sahnede görmek çok başka bir duygu. Herkesin Rüya diye bağırması bir anne için çok büyük bir gururdu. Sahneden indikten sonra anne bak bu sefer yapabildim demesi benim için çok büyük bir sevinçti. Rüya iyi ki var ve iyi ki bizim kızımız. Ömrüm olduğu sürece her zaman yanındayım. Sahneye çıkmasıyla beraber ilk defa meslek seçimi oluştu. Müzik öğretmeni olmak istiyor. Bir kerede olsa görmesini çok isterdim. Rüya’nın gönül gözü çok büyük.”