Sellerin başkenti olduk

0
66

Kimilerine göre mevsimler değişti, yaz ortasında yağmurun, dolunun nedeni bu. Olabilir, ama değişmeyen bu yağışlarla Ankara sellerin başkenti oldu.

Şu hale bakın; yaz günü on dakika kuvvetli bir yağışta yolları, caddeleri, kaldırımları seller içinde kalıyor, fizik kurallarına aykırı alt geçitlerinde araçlar baskın sulara gömülüyor en son olarak üç vatandaşımız hayatını kaybediyor. Ölenlerden biri de bahçe kapısını kapatmak için çabalarken sular almış götürmüş. Sanırsınız Anadolu’da, bir yer, ırmak nehir taşmış. Burası Ankara, ülkenin başkenti. Sonra da “sellerin başkentiyle” dünyanın ilk on ekonomisi arasına en güçlü devletlerarasına girmeyi hayal ediyorsunuz.

Şimdi bu hayalleri bırakın da şehrin altyapısına bakın. Ankara son 20 yılda dev binalarla donandı. Çok katlı binalar mantar gibi bitti ama toprağın altına bakan olmadı. Otuz yıl önce yapılan yağmur suyu taşıma kanalları aynı kaldı. Kimse de bu kanallar, bu alt yapı yeter mi diye sorgulamadı.

Sincan, Mamak, Etimesgut gibi yerlerde boş arsa bırakılmadı, yollar, kaldırımlar yapıldı ama hepsi eskiden kalan küçük çaplı yağmur suyu borulara bağlandı, bunun için daha genişinin döşenmemesini kimse umursamadı..

Şunu da bir gözlem olarak ekleyelim: Eskiden Ankara’nın kaldırımları oldukça yüksekteydi. Hatta yaşlılar, çocuklar çıkamıyor diye şikayet edilirdi. Ama bunu düşünenler haklıymış. Gel zaman git zaman caddelere, sokaklara asfalt üzerine asfalt döküldü, kaldırımların boyu kısaldı, neredeyse yolla aynı seviyeye geldi. Izgaralar, rögarlar da yetersiz kalınca yağmur suları anında kaldırımlara taşmaya başladı, oradan binaların içine.

Arkadaş, dünyanın Avrupa’nın başka yerlerinde Ankara’ya yağan yağmurun üç katı yağıyor ama örneğin siz hiç Londra’da, Roma’da sele dönüşen yağmur sularının can aldığını duydunuz mu? Adamlar bunu 2. Dünya Savaşından önce çözmüşler biz halen çare arıyoruz.
Yeni Başkan Mansur Yavaş diyor ki, “yıllardır ihmal edilen altyapı sorunlarını çözeceğiz”. Şunu merak ediyoruz: Yavaş yerine AKP adayı kazansaydı ne derdi acaba? O da aynı ihmalden bahseder miydi yoksa “efendim doğal afet” deyip işin içinden çıkar mıydı?

VATANDAŞ DA ÖNLEM ALMALI

İhmal var, yetersizlik var tartışmalarını bir kenara bırakalım, her şeyi belediyeden devletten beklemeyelim, vatandaş da önlem almalı.

Binasının, bahçesinin, apartmanın önüne korucu setler, beton engeller yapmalı. Yollara, kaldırımlara göre aşağıda kalan yerlerin önleri yükseltilmeli. Bunun için bir torba çimento yeter. Mahallesi, muhtarı gördükleri sorunu sel baskınında değil, öncesinde ilgili belediye bildirmeli. Eğer vatandaş bu bildirimleri yapmazsa, belediye nereden bilecek o bölgede suların nereye aktığını, nerede biriktiğini?

Hani deniliyor ya insan odaklı gönüllü belediyecilik, vatandaş da gönülden yardımcı olsun. Olsun ki olası bir terslikte hesap sorabilsin, niyet varsa tabii?

Buna belediyeler de öncülük etmeli, bu konuda kampanyalar başlatmalı, uzmanlarını gönderip yerinde tespitler ve çözümler yapmalı. Yoksa bu gidişle yaz yağmurlarının yol açtığı felaket haberlerini daha çok duyarız.

Facebook Yorumları

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here