Ana Sayfa Güncel Haberler Seçimden önce ekmek zamlanmayacak

Seçimden önce ekmek zamlanmayacak

-

Geçen yıl valilik onayıyla ekmeğe gelen zammın geri çekilmesini eleştiren Karakökçek, ” 2018 yılından bu yana fırıncıların ana giderlerine ortalama yüzde 45 oranında zam geldi. Fırıncılar ekmekten para kazanamadığını söylüyor ancak maalesef zam bir şekilde durduruluyor. Seçimden önce de Ankara  ekmek fiyatları için bir zam olacağını düşünmüyorum” dedi.

Sofralarımızın baş tacı, en temel besinlerimizden ekmek türlü zorluklarla sofralarımızda ki yerini alıyor. En çok tüketilen gıdaların başında gelen ekmeğin tarihçesine baktığımız zaman çok eskilere dayandığını görebiliriz.

Ekmek bir gıda olmasının yanı sıra toplumumuz için emeği simgeleyen ve saygı duyulan bir kültürdür.

Birçok atasözü ve deyimde ekmek üzerine yazılmıştır. Kısacası Türk toplumu için ekmeksiz sofra olmaz.

Peki sofralarımızın baş tacı ekmeği üretenlerin ne gibi sıkıntıları var? 2019 yılında ekmeğe zam gelecek mi? Asgari ücrete yapılan zam fırın çalışanlarına da yansıyacak mı?

Bunlar gibi birçok önemli konuyu Tek Gıda-İş Sendikası Ankara Fırınları Şube Başkanı Çelebi Karakökçek’le görüştük. Karakökçek merak edilen soruları cevapladı.

– Fırın çalışanları ücretleri için beklentiniz sendika olarak nedir?

Çelebi Karakökçek: Genel anlamda yüzde 35 bir artış öngörüyoruz. Talebimiz bu yönde. Görüşmelerimiz hala devam ediyor. Umarım işçi ve işveren için en iyi tutarı belirleriz.

– İşinizin zorlukları ve karşılaştığınız problemler nelerdir?

Karakökçek: Fırıncılık en zor sektörlerden bir tanesi diyebiliriz. Bunun sebepleri de: fırıncının 365 günün tamamında çalışması, düğünlerde, bayramlarda, resmi tatillerde sürekli çalışılıyor. İkinci zorluğuna gelecek olursak; gece çalışması gerekliliği diyebiliriz. Üçüncü zorluğu da uzun çalışma saatleridir. Tabi daha birçok sorunumuz var ancak temel anlamda üç tane ana başlık altında toplayabiliriz.

Fırın işçileri gece çalışır.

Genellikle apartmanların bodrum katlarında kurulan fırınlarda özellikle nem ve unun tozu sağlık konusunda sorunlar yaratıyor. Gece çalıştıkları için de çok ciddi sıkıntılar yaşayan fırın çalışanlarının devletten beklenen desteği görmediklerini söyleyebilirim. Özellikle 8 ila 12 saat arasında değişen çalışma saatleri ve çalışma koşulları düşünüldüğünde çok ciddi bir karşılık bulamıyorlar.

Bunun yanı sıra özellikle denetimlerin yanlış zamanda yapılması da bizim için büyük sıkıntı oluyor. Çalışma saatlerini belirttiğimiz halde şikâyetçi olduğumuz bazı fırınlara gündüz gidilip sadece sigorta kontrolü yapılması bizim işimizi zora sokuyor. Çalışma saatlerinin gece olduğunu belirttiğimiz halde gündüz yapılan denetimlerin bir anlamı olmuyor.

Fırınlara yönelik yapılan denetimler yetersiz.

Son zamanlarda özellikle yurt dışından gelenlerin ucuz iş gücü olarak sigortasız çalıştırılması hem devletimizin zararına hem de bizim işçilerimizin zararına olmaktadır. Bunun denetimlerinin sıkılaştırılması ve dediğim gibi gece saatlerinde yapılacak denetimlerle ortaya çıkarılması gerekir.

Sigorta primleri asgari ücret üzerinden yatıyor. Sendikalı olan yerlerde bu durum yok tabi ama sendikasız olan yerlerde bu sıkıntılar var. Kaçak işçi çalıştırmak, mesai ücretlerini alamamak, sigorta primini eksik yatırmak gibi sorunlar yaşan fırınların çalışanlarımız var. Biz onları da kurtarmak için uğraş veriyoruz. Şikâyetlerde bulunuyoruz, gerekli yasal işlemleri yapıyoruz. Ama dediğim gibi denetimlerin az ve yanlış olması olumlu sonuçlar almamızı engelliyor.

Gerekli resmi desteği ne yazık ki göremiyoruz.

Son zamanlarda Tarım Bakanlığı’nın zorunlu koştuğu hijyen eğitimi belgesi bu fırınlarda zorunlu ama fırınların yarısında bu belge yok, biliyoruz. Bu konuyla ilgili birkaç fırına yönelik yaptığımız şikâyetlerden geri dönüşü çok geç aldık aldığımız yazıda da çalışanların halk eğitim kurslarına yazıldıkları dolayısıyla herhangi bir işlem yapılmadan dönüldü. Biliyoruz ki o kurslara yazılan arkadaşlarımız o eğitimleri layıkıyla almayacaklar. Denetim konusunda ne yazık ki devlet çalışanları özel sektör çalışanlarının yanında olmuyor.

– Kaçak çalıştırılan işçiler konusunda sendika olarak ne düşünüyorsunuz?

Karakökçek: Kaçak işçi oranı maalesef sektörümüzde yüzde 25’leri bulmuş durumda. Bu konuya ilişkin ilgili makamlara müracaatlarımız oluyor.  Çalışma Bakanlığı’nın ilgili mercilerine, İş Teftiş Kurulu’na, İŞKUR’a  bunun yanı sıra emniyete, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun genel müdürlüğüne, Ankara müdürlüğüne defalarca müracaatta bulunduk. Maalesef bunun ilgili bir netice alınamıyor. Şu ana kadar biz alamadık.

– Kaçak işçiler genel olarak hangi milletten oluyor?

Karakökçek: Suriyeliler çok. Suriyeliler birde işin acemisi. Özbekler daha önceden geldikleri için kaçak olmasına rağmen işin teknik özelliklerini öğrenmişler. Şu an da bizim yardımcı dediğimiz kalfa seviyesinde ki işleri yapabiliyorlar. Bir çok yerde ustalığa bile geçenleri var. Onlar bir nevi kaçak işçilerin kalifiyesi olmuşlar.

Suriyeliler ise yeni yeni öğreniyorlar. Daha vasıfsız işlerde görevlendiriliyorlar ve daha ucuz ücretlere çalıştırılıyorlar.

– Ekmek fiyatları yeni yılda zamlanacak mı?

Karakökçek: Ekmek fiyatları biliyorsunuz geçen yıl baya bir gündeme geldi. Gündeme gelmesinde ki en büyük etken de Ankara’da ki ekmek fiyatlarıydı. Ekmeğe zam alındı, uygulanmaya da başlandı. İlk günün sonunda tekrardan valilik imzaladığı tutanağı hiçe saydı, inkar etti. Yine aynı zamanda Ticaret Odası imzaladığı tutanaktan vazgeçti. Ekmek fiyatlarını bakanlığın talimatıyla geri çektiler.

Ekmeğe zam yapılması gerekli.

Nedeni ise una ortalama yüzde 50 civarında, doğalgaza yüzde 50 civarında, elektriğe yüzde 40 civarında zam geldi. Şimdi işçi ücretlerine de ortalama yüzde 35 civarında bir zam bekliyoruz. Fırınlarda ortalamaya baktığımız zaman ana maliyet yakıt, işçilik ve undur. En büyük ana gider bunlardır. 2018 yılı içerisinde ana giderlerde ortalama yüzde 40-45 civarında bir artış olmuş durumda. 

Şimdi fırıncı ekmekten para kazanamadığını söylüyor ve zam yapmak istiyor ama maalesef engelleniyor ve bir şekilde durduruluyor.

Ankara için ekmek zammı seçim sonrasına kadar da duracak gibi gözüküyor.

– Bazı fırınlar da kaçak olarak gramaj düşürme işlemleri oluyor. Bununla ilgili denetimler oluyor mu?

Karakökçek: Fırınların denetimi Tarım Bakanlığı ve Zabıta’da ama biz o tür bir durumla karşılaşmadık. Çünkü Tarım Bakanlığı’nın ekmek tebliği vardır. Orada ekmek gramajları bellidir.

Hangi şartlarda, hangi ekmeğin, kaç gramda yapılacağı bellidir ve ücret kilo üzerinden belirlenir.

Birisi 250 gram ekmek yapıp 1 lira 25 kuruşa satabilir bunda bir sorun yok. Bakanlık buna izin veriyor. Biride 250 gram yapıp 1 lira 50 kuruşa satabilir. Kilo fiyatını aşmadığı müddetçe bu değişmez. Ancak ana ekmekte il genelinde aynı olmak zorunda. Ankara 200 gram yapabilir, İstanbul 250 gram yapabilir. Ankara’da ki fırın değişik değişik yapamaz.

Özetleyecek olursak o tarz olaylar Ankara’da pek yaşanmıyor. İstanbul’un değişik ilçelerinde gramaj düşürme işleminin yapıldığı söyleniyor. Ankara’da böyle bir şey yok. Standart 200 gram ekmek 1 lira. Ufak mal diye tabir edilen 100 gram, 120 gram, 130 gram tarzında ekmekler zaten standart, eskiden de var olan bugünde hala devam eden ekmeklerdir. Fiyatları da gramajına göre belirlenir.

– Sektörde kalifiye eleman sıkıntısı yaşanıyor mu?

Karakökçek: Diğer sektörlerde olduğu gibi bizde de aynı sıkıntılar var. Kalifiye eleman bulmakta zorluklar yaşanıyor. Genellikle emekli olmuş kişiler şimdi tekrardan devam ediyor, işi bırakmıyor. Tabi bunun değişik sebepleri var. Başlıca nedenler arasında emekli aylıklarının düşük olması geliyor. Bir diğer önemli nedende piyasa da kalifiye elemanın bulunamaması.

Mevcut ustalar iş yapamaz hale geldiğinde bu açık daha fazla büyüyecek.

Eskiden 200 fırında her yıl ortalama 200- 300 fırıncı yetişiyordu. Şimdi bu rakam 50’ye düştü. Fırında işe başlama, yeni katılım oranı çok düşük. Bunun sebebi de Türkiye’de ki ekonomik gelişimin, yaşam tarzının farklılaşması.

Daha önce de söylediğim gibi fırıncılık zor bir sektör. Gece çalışıyorsunuz ve sürekli çalışıyorsunuz. Gençler bu duruma gelmiyor. İzin istiyorlar, gezmek dolaşmak istiyorlar, bayramlarda çalışmak istemiyorlar, düğünler için izin istiyorlar. Fırıncılıkta bu durumlara müsait değil. Bu nedenle de katılım meslek olarak düşük.

– Bunun önüne geçilmesinin  bir yolu var mı?

Karakökçek: Bunun önüne geçilmesi sektör olarak gerçekten zor. Belki belirli bir tatil günü yapılabilir. Ücretler ne olacak tam olarak bilmiyoruz ama 3 bin 500 liranın üstünde olacak. Ücret noktasında cazip hale getirilebilir. Asıl sorun gece çalışılması. Bunun kaldırılması gerekiyor. Meslek ancak ondan sonra cazip bir hale gelebilir. Bu durumda pek mümkün gözükmüyor. Sonuç olarak sabah kalkıp taze ekmek almaya gidiyoruz. Halk istediği müddetçe buda değişmez.

– Sendika olarak faaliyetleriniz neler?

Karakökçek: Şu anda ana faaliyetimiz sözleşme görüşmeleri. Bizim için en önemli olan konu şu an için bu diyebiliriz. Bu süreci atlattıktan sonra yabancı çalışanlarla mücadelemiz var, sigortasız çalıştırmayla mücadelemiz var. Yine kısmi sigorta yapılıyor özellikle emekliler üzerinden 3 günlük, 5 günlük… Bu sigortalar teftişten kaçabilmek, izin vermemek için yapılıyor. Bunlarla mücadelemiz var. Dediğim gibi yabancıların sektöre girişi bizim için çok önemli. Genel uğraş alanlarımız bunlar üzerine.

Sözleşme görüşmelerine değinecek olursak biz talebimizi ileteceğiz. İşverenler yüzde 35’lik rakamlara belki itiraz edebilirler ancak ben sorun çıkacağını düşünmüyorum. Yüzde 25’in üstünde bir rakamın olacağını tahmin ediyorum. İşverenin asıl talebi ekmeğe zam gelene kadar zam vermemek üzerine ancak bunu kabul edemeyiz. Toplantılara başlayacağız yine aynı talepte bulunabilirler durumu zaman gösterecek.

2 YORUMLAR

  1. Bence ekmeğe ciddi bir zam şart.artan un elektrik maya işçilik maliyetler vs surekli artiyor.ekmek fiyatlarinin artmasi sürekli baskilaniyor.zaten bu liberal ekonominin serbest ekonominin doğasina aykiri.hukumet kendi elindeki vergiler olsun Akaryakit olsun dilediği gibi zam yapiyor.ozel sektore gelince baski uyguluyor.bu kabul edilemez

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Mehmet Akgün
Mehmet Akgünhttps://sonsoz.com.tr
2016 yılında Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun olup, Sonsöz Gazetesi'nde 2017 Mart ayından beri aktif gazetecilik yapmakta...

Bu Haberler Kaçmaz!

İlk Güneş enerjili İHA prototipini ortaya çıkardı

Dassault Systèmes, startup hızlandırma programı 3DEXPERIENCE Lab kapsamında önemli bir kilometre taşına ulaşıldığını duyurdu.