Ak Parti kulislerine hakim bir gazeteci arkadaşım, “Takım elbisesine iddiaya girer misin, bence seçimi Yıldırım kazanacak” dedi.
İki tarafın da şansı eşit. Sonuç yine az farkla belirlenir” yanıtını verdim.

O, Yıldırım isminde ısrarlıydı ve bunun gerekçesini şöyle anlattı:
“31 Mart’ta İstanbul’da 1 milyon 700 bin seçmenin sandığa gitmediği biliniyor.
Çoğunun muhafazakar olduğu bu seçmenlerin hiç olmazsa dörtte birini sandığa götürmek istiyor Ak Parti.
Bunun için de futbol deyimiyle söyleyecek olursam, ‘Tam saha pres, adam adama markaj’ taktiği uygulayacak.
Sandığa gitmeyenlerin isimleri ve adresleri belli.
Onları ikişer- üçer kişilik heyetler halinde ziyaret edip ikna etmeye çalışacaklar.
Geçim sıkıntısı çekenlerin, iş arayanların, iflasla karşı karşıya kalanların sorunlarına çözüm bulacaklar.
Yani, CHP adayının hiç şansı kalmadı. 23 Haziran’da başına yıldırım düşecek.”
++
Yanıtım şu oldu:
“Ak Partililer tam saha pres ve adam adama markaj yaparken CHP’liler kuzu kuzu oturup bekleyecekler mi?
Onlar da bir yandan sandığa gitmeyen CHP’lileri sandığa yönlendirecekler, diğer yandan yeni ittifaklar peşinde koşacaklar.
Senin gibi futbol deyimiyle anlatacak olursam; uzun paslar, duran toplar ve kontrataklarla gol arayacaklar.”
++
Anlaşamadık tabii.
Telefonu kapatırken arkadaşım hâlâ söyleniyordu:
“Ya takım elbisenin Beymen, Sarar, Ramsey’den olması şart değil. Mütevazı bir yerden alsan da olur.”

Facebook Comments

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz