Seçim ekonomiyi nasıl kurtaracak?

0
236

Döviz kurlarındaki aşarı yükseliş, ardından erken seçim kararı, Merkez Bankası’nın göstermelik faiz artırımı ile Mayıs ayına giriyoruz.

Seçim döneminde ekonomide bir şeylerin düzelmesini beklemek hamlık olur ama işlerin hızla kötüleştiği, vatandaşın moralin nasıl bozuk olduğu devletin resmi verilerinde ayan beyan gözüküyor.
Erken seçim kararında en büyük etkinin ekonomideki hızlı bozulma, kaynak yetersizliği, borçlar ve açıklar olduğunu, vatandaşın zorda olduğunu geçen hafta ifade etmiştik. Bu ifadelerimizi Türkiye İstatistik Kurumu da doğruladı.
Son verilere göre vatandaşın ekonomideki beklentileri son dört ayda karamsar bir tabloya hızla dönüşmüş. İşin daha da kötü yanı bu dönüşümde tüm ana sektörlerdeki gerilemelerin etkili olması.
Reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerindeki düşüşlerin getirdiği karamsarlık artık tüm ekonomiyi sarmış.
Geçen yıl bu zamanlar referandumdan hem sonra bankalara 7 milyar dolar girmiş, garantili kredi dağıtımıyla ekonomide kısmen canlılık yaşanmıştı. Ama bir yıl geçmeden geldiğimiz nokta düşündürücü.
Daha yılbaşında herkes aynı endekslere göre umutluydu. İşler iyiye gidecek diyenler çoğunluktaydı. Biz tersini yazdık, hep uyardık.Derinden durgunluk ve iflaslar geliyor, özellikle konut sektöründe inşaatlar tek tek duruyor, her yerde kule vinçler sökülüyor, otomobilde kaliteli ikinci el olanların yanına yaklaşılmıyor, işsizlere, eğlence yerlerine, raflarda ürünlerin çürüdüğü manavlara, boş duran et reyonlarına bakın, vergilerle, zamlarla bu kadar çok vatandaşa yüklenmeyin ddeik ama dinleyen kim? Varsa yoksa büyüme ve faizleri düşüreceğiz lafları.
. Her şeyin ötesinde, arkadaş yüzde 7 büyüyen bir ülke dört ayda nasıl böyle bir duruma gelir bu hiç anlaşılır gibi değil. Bir yerlerde bir yanlışlık var gibi.
Artık bu sektör iyi, şunlar kötü diyemiyoruz. Topyekun bir bozulma, birbirini tetikleyerek zincirleme hasarlara yol açmaz umarız. Böyle bir enkazın altında herkes kalacağını unutmamak lazım.
REZERVLER DE DÜŞÜYOR
Bu kötümser tabloya Merkez Bankası’nın döviz rezervlerini de ekleyelim, içimiz tam kararsın.
Bankanın rezervleri Nisan ayında yüzde 3.7 azalarak 110. milyar dolara inmiş. Döviz varlıkları da yüzde 5.2 düşüşle 8.4 milyar dolara gerilemiş. Eh, seçim meydanlarında söylenen “Merkez Bankası’nın rezervlerini 120 milyar dolar çıkardık, şöyle güçlüyüz” lafları artık mazide kaldı.
Bu karamsar hava ile gidilen seçimler çözüm olur mu? Çok zor. Önce vatandaşın moralini yükselteceksiniz. Çok önemli dönüşler yapacaksınız, bol döviz ve lira bulacaksınız ki bu karamsar hava ve rakamlar olumluya gitsin. Yeni umutlar, yeni heyecanlar ve belki de yeni isimler bu havayı değiştirebilir.
Böyle bir ihtimal var mI?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz