Sosyal Uyum Yardım (SUY) programı çerçevesinde yürütülen, 3 aylık bir sanat çalışması sonrasında Türkiye’de bulunan kadın sığınmacıların eşsiz bakış açısını dışa vuran sanat çalışmaları, Ankara Cernmodern Sanat Galerisi’nde sergilendi.

Suriye iç savaşı başladığında tarihler 2011 yılını gösteriyordu.Savaşta birçok insan yaşamını yitirdi, birçoğu sakat kaldı.Bazıları ise yaşamak için göçmeyi tercih etti. Suriyelilerin sığınabilecekleri en güvenli liman ise Türkiye oldu. Ülkemiz sınırlarında 3 milyon 594 bin 232 Suriyeli vatandaş bulunuyor.Hepsi bir şekilde yaşamını sürdürmeye, savaşın izlerini unutmaya çalışıyor.

Umudun Renkleri girişiminde 12 Suriyeli kadın, Türk eğitmenlerin desteğiyle çeşitli sanat teknikleri öğrendi. Daha sonra bu teknikleri Suriye’de yaşadıkları savaş izleri ve Türkiye’de bulunan güven ortamı ile birleştirerek, sanat eserlerini yaratmak için kendilerine fikir edindiler. Böylece savaşın izlerini bir nebze de olsa unutmayı başardılar.

Suriyeli kadınlar sanat eserlerini anlatırken ” Buradaki renkler bizi mutlu ediyor. Biz kendi ellerimizle yaptığımız sanat eserlerini çok seviyoruz. Suriye’den geldiğimizde korkudan evimizden çıkamıyorduk bu proje ile hayatlarımız değişti. Suriye’de çok savaş gördük, burada resimlerde kullandığımız renkler umudun rengi. Türk insanına çok teşekkür ediyoruz.” dediler.

Suriyeli sanatçı kadınlar ” SUY aracılığıyla nakit yardımı almamız, Türkiye’deki yaşama alışmamızda önemli ölçüde yardımcı oldu” ifadelerinde bulundular.

Suriyeli kadınları serigrafi, kırkyama ve linolyum baskı tekniklerini öğrendikleri deneysel girişimde, Avrupa Birliği, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, BM Dünya Gıda Programı ve Türk Kızılayı destekledi. Çalışmalar SUY programı çerçevesinde uygulandı.

TÜRKİYE’YE MİNNETTARLAR

Umudun Renkleri projesinde yer alan Salha, Suriye’deki iç savaş sırasında kendisi gibi pek çok Suriye vatandaşını kabul ettiği için Türkiye’ye minnettar olduğunu söylüyor. Salha,”Türkiye’de bize çok misafirperver davranıyorlar. Buradaki insanlar çok nazik.Ayrıca 16 yaşında bir oğlum bulunuyor onun eğitimine devam etme şansı bulmuş olmasından da özellikle çok mutluyum” diyor.

Salha ve oğlu Velid Halep yakınlarındaki köylerine saldırılar başlayınca 2 yıl önce oradan ayrılmak durumunda kalıyorlar. Salha o anları şöyle anlatıyor: “Oğlum için kaçmak zorundaydım. Seyahat masraflarını karşılayabilmek için malımızın büyük bir bölümünü sattık ve doğrudan Ankara’ya, akrabalarımızın yanına geldik. Türkiye’deki ilk günlerimizde oğlum çalışmak zorunda olduğu için okula gidemedi. SUY programı kapsamında nakit yardımı almaya başlayınca işi bırakıp okula kaydoldu”

SUY kartı aldıktan sonra durumlarının düzeldiğini ifade eden Salha,“ Aldığımız ilk nakit yardımı ile mutfağı yiyecekle doldurdum. Umudun Renkler kapsamında sanatla meşgul olmak geçmişin izlerinden kurtulmama yardımcı oluyor. Üzüntümü unutuyorum”diyor.

UMUDUN RENGİ YEŞİL

Suriye’de terzilik yaptığı için kırkyama tekniğini çok kısa sürede öğrenebildiğini söyleyen Salha, “Bence umudun rengi yeşil.Bana ilkbaharı ve doğayı çağrıştırıyor. Yaptığım bazı çalışmalarda, açmakta olan çiçekleri çiziyorum. Çünkü, yeni bir hayat başlangıcı fikri içimi umutla dolduruyor” ifadelerini kullanıyor.

Umudun Renkleri projesinde sığınmacılar, sanatı kullanarak geçmişte yaşadığı savaşın izlerini, ruhsal sorunlarını hem silmek hemde sığınan toplulukların daha iyi bir şekilde anlatılabilmesi için sanatı bir araç olarak seçtiler.

BOMBA DÜŞTÜ TORUNLARINI KAYBETTİLER

Birdiğer Suriyeli ressam ise Feride. Feride ve ailesi 22 aylık erkek torunlarının ölümünden sonra Halep’teki evlerini terk ettiler.Torunları balkonda oyun oynarken evlerinin yakınına bir bomba düştü. Bu olaydan sonra orada kalmayı bir an bile düşünmediler ve beş çocuklarıyla birlikte kuzeye, kendilerini güvende hissedecekleri Türkiye’ye doğru yola çıktılar.

Feride ve kocası Cemal’in Halep’te bir bakkal dükkanı vardı. Cemal her gün bakkalda çalışıyor, ailesinin geçimini sağlayacak kadar para kazanıyordu. Aradan altı yıl geçti. Feride’nin ailesi şu an Ankara’da yaşıyor. Kocası düzenli bir iş bulmakta zorlanıyor. Zaman zaman birkaç lira karşılığında çorap satıyor.

Oğlu sokaklarda karton koli topluyor. Çöplerin içinde kullanılmış,eski kıyafetler bulursa annesi onları temizleyip tamir ediyor. Bu kıyafetleri ikinci el pazarında 1-2 TL’ye satıyorlar. Feride ve ailesi para biriktirmek için oğulları ve geliniyle aynı evde kalıyor. 3 odalı evde 11 kişi yaşıyorlar.

SUY programı kapsamında para yardımı almaya başlamalarından bu yana hayatları biraz daha kolaylaştı. Feride artık çocukları için süt, torunları için mama alabiliyor. Nakit yardımı sayesinde kirayı ve faturaları ödeyebiliyorlar. Aile, özel günlerde dolma yiyor. Feride, Suriye’deki eski yaşamlarına dönmeyi gerçekten çok istiyor. En büyük isteği, çocuklarıyla torunlarının eğitim alıp iş bulması.

Umudun renginin beyaz olduğunu, beyaz rengin sevgiyi ve huzuru temsil ettiğini söylüyor. Siyah ise tam tersine, savaş başladıktan sonra yaşadıklarını ve evlerini terk etmek zorunda kaldıkları zor, karanlık günleri temsil ediyor. Feride’nin en sevdiği renk,yeşil. “Yeşil bana Suriye’deki evimizin balkonunda diktiğim bitkileri ve çiçekleri hatırlatıyor” diyor…

RESİMLER DUYGUSAL YOLCULUKLARI ANLATIYOR

WFP Türkiye Temsilcisi Nils Grede “Burada sergilenen eserler,kadınların sığınmacı olmalarından bu yana, çıktıkları duygusal yolculuklarını anlamamızı sağlayan bir pencere oldu.Onların bu projede yer alabildikleri gerçeği, hepimizin desteğiyle hayatlarında belirli bir istikrara tekrardan kavuştuklarını gösteriyor” dedi.

NilsGrede, “Mülteci kadınlar travmatik durumlar yaşıyorlardı sanatta tam burada devreye giriyor bu tür deneyimler travmalara karşı olumlu yansıyor. Daha çok ev resimleri var bu evler ya geride Suriye’de bıraktıkları evlerini temsil ediyor ya da Türkiye’de yeni bir yaşamın gerçeği olarak Türkiye’deki evlerini temsil ediyor. Çizdikleri resimlerde kuşları görüyoruz özgürlüğü kuşlar ifade ediyor” ifadelerinde bulundu.

Gredeson olarak, “Türkiye dünyada en çok mülteci bulunduran ülkelerden biri Avrupa ve Türkiye bu sorunu ortak bir şekilde çözmeye çalışıyor” şeklinde konuştu.

1.5 MİLYON SIĞINMACI DESTEK ALIYOR

SUY programı kapsamında özel bir banka kartı aracılığıyla her aile bireyi için aylık 120 Lira nakit yardımı almakta; aynı zamanda faydalanan aileler belli periyotlarda SUY kapsamında ek ödeme ile destekleniyor. KIZILAYKART ve diğer banka kartları marketlerden alışveriş yapmak için kullanılabiliyor.

Türk Kızılayı Genel Müdür Yardımcısı Alper Küçük, “Kızılay kartile ortaya koyduğumuz destek programı dünyada ihtiyaç sahiplerine onurlarını koruyarak yardım etme anlamında örnek bir proje halini aldı. Kızılaykart ile sığınmacılara geçmiş yardım şekillerinin aksine ihtiyacı olanı alma yönünde seçim hakkı verildi. Sığınmacıların özellikle de anne sığınmacıların bu özgürlüğünün tarifi yok. Çocuklarına akşam yemeğinde ne istiyorlarsa onu yapma şansı bulan bir annenin mutluluğu tarif edilemez.” dedi.

Konuşmasına devam eden Küçük son olarak “Sosyal Uyum Yardımı (SUY)programı bugün 1.5 milyon ihtiyaç sahibine destek oluyor, ihtiyaç olduğu sürece de destek olmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.

AB’nin Ankara İnsani Yardım Ofisi Başkanı Claudia Amaral, “AB fonundaki yaklaşık 1 milyar avro ile Sosyal Uyum Yardım programı,Türkiye’deki mültecilerin hayatlarını iyileştiriyor ve ev sahibi olan topluluğa destek oluyor” dedi. “ SUY programı Türkiye’deki sığınmacıları temel ihtiyaçlarını karşılayarak yaşam koşullarını iyileştiriyor ve onların sosyal faaliyetlerde bulunmalarına olanak sağlıyor” diye konuştu.

WFP KİMDİR?

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), acil durumlarda hayat kurtarma ve sürdürülebilir kalkınmayla milyonların hayatını değiştiriyor. WFP dünya genelinde 80’den fazla ülkede çalışarak, çatışma ve afetlere maruz kalan insanlara besin sağlıyor ve daha iyi bir geleceğin temellerini atıyor.

WFP ve Kızılay, AFAD, İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı,Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü dahil olmak üzere merkezi ve saha düzeylerinde devlet kuruluşlarıyla iş birliği içerisindedir. WFP ayrıca BM kuruluşları, STK’lar ve bağışçı kuruluşlarla da yakın çalışmaktadır. Kardeş BM örgütleri ve STK’lar ile koordinasyonun sağlanması için eş başkanlığını WFP ve Türk Kızılayı’nın birlikte yürüttüğü Yabancılara Yönelik Sosyal Uyum Yardım Programı Görev Gücü oluşturulmuştur.

WFP TÜRKİYE’DE NE YAPIYOR?

Türkiye,3,9 milyonun üzerinde kayıtlı sığınmacıyla dünyada en fazla mülteci barındıran ülkedir. Bu sığınmacıların 3,5 milyondan fazlası Suriyeli olup, bu rakamın yüzde 90’ından fazlası kamplar dışında yerel halkla beraber yaşıyor. Geçim sıkıntısı çeken sığınmacıların çoğu, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanıyor, günlük öğün miktarını azaltıyor ve çocuklarını okula gönderemiyorlar.

WFP, Türk Hükümeti’nin davetiyle Suriye’deki savaşın sebep olduğu sığınmacı krizine odaklanmak için Türkiye’de faaliyet göstermeye başladı. 2012 yılından itibaren WFP ve Türk Kızılayı güçlerini birleştirerek e-gıda kartı programını uygulamaya koydular. İhtiyaç içindeki Suriyeli sığınmacılar kendilerine verilen ve aylık olarak yükleme yapılan bu kartlarla yerel marketlerde besleyici gıda alışverişi yapabiliyorlar. Bu program,WFP’nin bir acil durum müdahalesinin başlangıcında kullandığı ilk elektronik kart olma özelliği taşıyor. 2015 yılında,program, kamp dışında yaşayan, çoğunluğu yardım hizmetine ulaşamayan, ihtiyaç içindeki sığınmacı aileleri de kapsayacak şekilde genişletildi ve iddialı SUY programına ortam hazırlandı.

SUY – YABANCILARA YÖNELİK SOSYAL UYUM YARDIMI

Türkiye genelinde 28 Kasım 2016 tarihinde başlamış olan program Türkiye’de yaşayan 1 milyondan fazla ihtiyaç sahibi sığınmacıya ulaşmayı hedeflemiştir. Bu yardım, yararlanıcıların yiyecek ,yakacak , kira ve elektrik , su faturası gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için nakit para yardımıdır.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.