Şaşanlara!

0
132

Türkiye bu yıl da, rutin haline gelmiş olan “24 Nisan suçlamaları” ile karşı karşıya kaldı… Yıllardır onlar “suçlamaktan”, biz de kendimizi “savunmaktan” bıkmadık…

Süper Güç ABD’nin söylemleri, bizim açımızdan her zaman önemli oldu… Başkan Donald Trump da, Ermenilerin 1915 Olayları’nı andığı 24 Nisan’da bir açıklama yayınladı ve alışıldığı gibi “soykırım” ifadesini kullanmadı. Onun yerine eski Başkan Obama gibi “Meds Yeghern” yani Ermenicede “Büyük Felaket” anlamına gelen deyimi kullandı.
Ama Trump’ın açıklamasında daha sert bir dil kullanılmıştı ve ABD Kongresi’nden kendisine gönderilen ve ‘soykırımı’ tanımasını isteyen 102 imzalı mektupla geçen seneden beri Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nun gündeme gelmeyi bekleyen tasarının izlerini taşıyordu…

“Bugün 20. yüzyılın en büyük kıyımlarından Meds Yeghern’i anıyoruz. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında Bir buçuk milyon Ermeni sınır dışına sürüldü, katledildi ya da ölüme yürüdü. 1915’in korkunç olaylarını hatırlıyor, hayatlarını kaybedenler ile acı çekenlerin yasını tutuyoruz.” diye başlayan açıklama, şu sözlerle devam etti…
“Acı çekenlerin hatırasını onurlandırıyor ve bu tür kıyımların tekrar yaşanmamasını istiyoruz. Geçmişin acı olaylarıyla yüz yüze gelip hesaplaşmak gerekli. Böylece daha hoş görülü bir gelecek kurabiliriz. Bu “mukaddes” günde, kayıplarını hatırlayarak acı çeken ve şu anda dünyanın her tarafına yayılmış Ermeni halkının yanındayız.”

Görülüyor ki, Trump’un açıklamasında açıkta kalmış noktalar var…
Soykırım yerine “Büyük Felaket” demenin farkı nedir..? Sözünü ettiği “geçmişin acı olaylarıyla yüz yüze gelip, hesaplaşması gerekenler” kimler..? Bunların arasında Doğu’daki Ermenileri dolduruşa getirip isyana teşvik eden İngiliz ve Fransızlar var mı..?

Elbette ki, bunlara değinmek istememiş Trump…
Çünkü Osmanlıyı parçalamak için planlanan tezgâhı, günümüzde o da Ortadoğu’da kullanıyor… Tabii aradan geçen yıllarda daha da gelişmiş bu tezgâh… Sadece yerel halkı değil, umudunu yitirmiş yabancıları da kullanıyor…
Peki, Fransız Cumhurbaşkanı Macron ile Beyaz Saray’da yaptığı görüşme sonrası Suriye’deki Amerikan askerlerin durumuna ilişkin yaptığı açıklamada “Eve geri dönmek istiyoruz ve döneceğiz. Ama orada ‘kuvvetli ve kalıcı bir iz’ bırakmak istiyoruz” demesine şaşırdınız mı..?
En iyisi, asıl şaşırmayı “sanatkâr kimlikleriyle Osmanlı döneminde toplum içinde önemli yeri olan Ermenileri” dolduruşa getirenlerin üste çıkması gibi; gelecekte Suriye ve Irak’ın “Kürt katliamıyla suçlandığı” güne bırakın siz..!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz