Sanatçıymışlar!!!

175

Avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum:”allayınız….”
Ama yapamıyorum…
Sabır diyorum,
Edep diyorum,
Diyorum diyorum diyorum…
Bu zevatın; Sanatçı olup olmadıklarına dair derin analizler yapmak, tartışma yaratmak niyetinde değilim. Zira Atatürk’ün sofrasının konuklarına; bir asırdır her kuşakta eserleriyle yaşamaya devam eden sanat ve kültür insanlarına saygısızlık etmiş olurum…
Kaldı ki, Sayın İbrahim Kalın’ın; Mehmed Emin Yurdakul, İbrahim Çallı , Ömer Seyfeddin gibi isimlerle günümüz magazin dünyasının isimlerini kıyasladığı bir ortamda, lafı fazla da uzatmamak lazım!!!
Lakin bu zevatın açıklamalarının üzerine bir kaç laf etmezsem çatlarım…
“Askerimize moral vermek için, Vatan görevimizi yapmak için gittik” diye buyurmuşlar!
Bir an için sizin niyetinizin bu olduğunu kabul edecek olsam bile, çağırıp çığırarak, boyalı magazine görsel yetiştirme telaşına düşerek verdiğiniz görüntü, Vatan sağolsun diyenlerinin acısına saygı göstermenin, asgari bir insanlık görevi olduğunu unuttuğunuzu göstermektedir…
Görülüyor ki; Seslendirdiğiniz ağıtlarımız, türkülerimiz, rol aldığınız filimlerin oyunların senaryoları, acıya saygı göstermeyi size öğretmemiş, yas kavramını size tanıtmamıştır…
Bu da demektir ki; söylediğiniz ağıtı türküyü şarkıyı, rol aldığınız senaryoyu hissederek seslendirmemiş ve oynamamışsınız…
Yazıklar olsun…
Cilalı boyalı ablalar, afili abiler, koyunun olmadığı yerde Abdurrahman Çelebi rolüne soyunmuşlar; 52 kınalı kuzumuzun daha toprakları soğumadı, hiç mi izanınız idrakiniz vicdanınız kalmadı, Allah’tan korkun bee…
Askere moral vermenin, ağır başlı ciddiyetli edepli bir çok yolu ve şekli varken, bilmelisiniz ki; sizin bu cıvıklığınız yüzünden millet demoralize olmuştur!!!
Hele hele iktidarla aynı paralelde siyaset kokan basın açıklamanızı okuyunca, sizin saray çengisi olduğunuza dair kanaatim daha da pekişti…
Demem o ki;
Devletin ciddiyetine ve milletin değerlerine özen göstermeyen iktidar sahiplerinin yazdıkları bir senaryoda rol aldınız!
Ve rolünüzün gereğini yaptınız…