Görünürlük elde etmeye başladık ya sanal alemde, eline kamera alıp dolaşanı, sabah&akşam resim paylaşanı, selfiler ile milleti deli edeni, kendini kamuya açanı, felsefe, siyaset, finans v.b üzerine sallayanı, dedikodu yapanı, fal bakanı, klavye delikanlılığı yapanı, yediğini, içtiğini, gittiği yerleri paylaşanı…bitmez allah bitmez. Resmen kimliğimizi sosyal medya da biçimlendiriyoruz.

Tüketim çağındayız ya, rol modeller de tüketim imajları olunca, milyarlarca reklam ile iç içe bir yaşantımız oluyor haliyle. Şehirlerde yaşayan ve sosyal medyayı aktif kullanan her birey yılda 150.000 reklama maruz kalıyor. Resmen beynimizin ırzına geçiliyor farkında değiliz. Hatta pazarlanan bizler oluyoruz da yine ayılmıyoruz.

Aslında her paylaştığımız bilgi, yorum, yazı, video ve fotoğraf ile diğer bireylere, kendi benliğimiz, kimliğimiz ve yaşam biçimimiz ile ilgili sunumlar yapıyoruz. Hatta, birazda hayatımızı yeniden kurguluyoruz.  Yani negatif yönümüzü saklıyoruz,  çevrim iç hayatta avatarlarımız ile var oluyoruz. Hele birde, toplumsal normlara uyacağız, geleneksel yapılara dokunmayacağız,  etliye&sütlüye karışmayacağız, siyasi düşüncemizi kimse bilmeyecek (cısss) hatta kabul görmek veya herkes tarafından sevilmek için kendi gerçek kimliğimizden, alışkanlıklarımızdan, esas düşüncelerimizden, duygularımızdan, heveslerimizden taviz veriyoruz ya işte asıl bunalımı da orada yaşıyoruz.

Sosyal şartlanma diye bir kavram vardır. Subliminal reklamlar, sosyal  etkenler ve dayatılan kültürel emperyalizm çerçevesinde seçimler yapmaya zorlanma hali. İşte sahte sanal kişilikler ile gerçek kişilikler tamda bu noktada çatışmaya başlıyor. Çünkü, kendimizi markalama ve kabul ettirme imajımız ile özbenliğimizden uzaklaşıyoruz.

Gelelim sosyal medya çağındaki sanal kölelerin açmazlarına. Beğeni az, takipçi sayısı az, yorum yapan az, arkadaş az, koca da yok, dip boyamda geldi diye ağlamaya başlayan çok. Ehh sen çok beğenileceğim diye gerçek benliğinden uzaklaştın, alttan aldın, aslını inkar ettin, fotomontajlı hallerine de kimse kanmıyor artık. Kısaca özünü inkar tuzağa düştün. Sonuçta herkes çakal evladım. Onlar iyi gün dostu idiler. Seni de kendilerine benzettiler ve şimdi de başka avlar peşinde seni yüzüstü bırakıp gittiler. Tek dertleri, başkalarının, çelişkilerini, uyumsuzluklarını ve kusurlarını açığa çıkarma. Bir nevi sanal vampirler yani. Öyle besleniyorlar sabahlara kadar.  

Bunlarla birlikte, kişiler, diğerlerine iletmek istedikleri izlenimleri kontrol etme hevesindedirler. Bu nedenle de her hareketimizin, sözümüzün, yorumumuzun hesabını yaparız. Beğeni ve kabul görmek içinde, sosyal medya da girdiğimiz sayfaların kuralları, idealleri ve siyasi görüşlerine göre yazı yazarız. Sahne arkasında çok yakından tanıdıklarımız ile paylaştıklarımızdan sahne önünde kimseye bahsetmeyiz bile.

Birde normalde tiyatro, kitap, flim, konser takip etmeyenlerin, bazı kişilere hoş görünmek adına her şeye hakim izlenimi vereceğim diye anlamadığı her konuda paylaşım yapmaları var. Of ki ne of..Tory Higgins’in; “Özbenlik Çelişki Teorisi” iki numaralı ideal benlik durumunu yaşama hali: Yani başkalarının sahip olmamızdan hoşnut oldukları benliğimizi sahne önüne almak. Başkalarına göre muhakkak sahip olmamızı düşündükleri benliğimizi yaşamamız. Başkalarını memnun etmek için fotoğraf, yorum veya çeşitli konu paylaşımı yapma. Kısaca, çevrim içi profillerde ki bir başka sahte benlik tipi..

Son olarak, İngiltere’de bir içerik pazarlama firması olan Custord’ın 2016 yılında yaptığı bir araştırma da erkeklerin ve kadınların sadece yüzde 20’ si Facebook da gerçek kimliklerini ve şahsi özelliklerini paylaştıklarını söylemişler. Hayatımızda sıkıcı olamayan tüm kısımları paylaşıyoruz ya. Bu duruma göre yüzde seksenimizin hayatı sıkıcı. Kısaca, gerçek hayatımız ile sanal hayatımız arasındaki buzları eritip bir an önce barışmayı öğrenelim. Aradaki fark ne kadar az olursa ve özgüvenimizi yükseltip ne kadar çok gerçeği dile getirirsek bir o kadar daha sağlam iletişim kurup daha iyi bir psikolojıye kavuşabiliriz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz