Salgını önlemede belediyelerin rolü

1
319

Yayıldı yayılıyor, geldi gelecek derken Covid-19 virüsünün ülkemize de bulaştığını sağlık bakanı Dr. Fahrettin Koca resmi olarak açıkladı.

Bu salgın epeyce hızlı yayıldı, günümüzdeki küreselleşme, ulaşım imkanlarındaki artış ve özellikle de yoğun hava trafiği kullanmak bir salgının kıtalar arasında bile hızla yayılmasına neden oluyor.

Okuyucularım bu salgına dair ilk haberler duyulduğundan beri bir çok defa bu salgının beklenen etkileri ile ilgili yazdığım makalelerde belki de konuyu çok abarttığımı düşünmüşlerdi, lakin geldiğimiz noktada salgın kısa sürede ülkemize de ulaştı, artık uzak değil yakın bir yaşamsal tehlike.

Türkiye daha önceki corana virüs salgınları olan SARS ve MERS salgınlarından pek fazla etkilenmemişti, lakin Covid-19 salgınından etkileneceğe benziyor, umarım yanılıyorumdur.

İnsanlar artık ülkemizde de kentlerde ve büyük kentlerde çok yoğun kalabalıklar içinde yaşıyor. Bu tip ortamlarda oluşan yoğun insan teması salgınların hızla geniş alanlara ve büyük insan kitlelerine yayılmasına neden oluyor. Kent alanlarının bir çok bakımdan esas sorumluluğu fiilen ve hukuken yerel yönetimlerde olduğuna göre, bu salgın ile mücadele etmekte de yerel yönetimlere büyük bir rol düşecektir.

Bu salgının yayılmasının önlenmesi ve çabuk sönümlenebilmesi için merkezi hükümetler ile yerel yönetimlerin çok ciddi bir işbirliğine gitmesi ve eşgüdüm içinde davranması gerekmektedir.

Belediyeler özellikle toplu taşım araçları ve toplu halde bir arada bulunulan okul, cami, cemevi, spor tesisleri, çarşı pazar ve gerekirse sokaklarda bile ilaçlama ve dezenfeksiyon çalışmalarını 7/24 esasına göre yapmalıdırlar. Bunun için gerekirse geçici ek personel dahi alıp adeta bir hijyen ordusu kurmalıdırlar.

Salgın hastalıkların yaratacağı korku ve panik insanları evlerine çekilmeye zorlayacaktır. Kentte günlük yaşamın aksamaması, başta gıda olmak üzere ihtiyaç maddelerinin temininde bir aksaklık yaşanmaması için de yerel yönetimler gerekli önlemleri acilen almalıdırlar.

Salgınların önlenmesinde hem kişisel ve hem de genel hijyen çok önemlidir. Belediyelerin kişisel hijyeni arttırmak için toplu taşım araçlarında, okullarda, çarşı pazarda ve hatta ibadethanelerde kağıt mendil, sabun ve el dezenfektanları dağıtması da akıllıca olacaktır.

Bu salgını yenmek için vücut direnci ve bağışıklık sisteminin güçlü olması çok önemlidir, yerel yönetimler özellikle kentlerin yoksul bölgelerinde, çocuk, yaşlı ve hastalara yönelik takviye edici, bağışıklık sistemini güçlendirici gıda dağıtımına da acilen başlamalıdır.

Su fiyatlarında bir süreliğine de olsa indirime gidilmesi ve bol su kullanımının teşvik edilmesi de faydalı olacaktır.

Çöp toplama ve çöp bölgelerinin dezenfeksiyonu zaten belediyelerin rutinidir lakin bu konuda da hassasiyet arttırılmalıdır.

Bütün bu çalışmalar elbette yerel yönetimlere ciddi bir maliyet yükü getirecektir, merkezi yönetim bütçesinden bu harcamalar için acil ödenek aktarılması mutlak bir gerekliliktir. Hükümet salgının yayılmasının ekonomik etki ve maliyetinin acil önlemler için aktarılması gereken bu paralardan çok daha yüksek ve yıkıcı olacağını bilmelidir.

Başta Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlıkları olmak üzere bazı yerel yönetimler halihazırda zaten bu çalışmaları başlatmış durumdadırlar, bu kentleri yönetenlere durumu ciddiye alarak, hızlı harekete geçip doğru tedbirleri aldıkları için teşekkür etmemiz gerekmektedir. Lakin artık tehdit uzak değil, yakınımızda bu çalışmaların tüm yerel yönetimlerde ve çok daha fazla arttırılarak devam etmesi gerekmektedir ve elbette buda mali kaynaklara bağlıdır, iktidar belediyeleri mali açıdan rahatlatmalıdır.

Salgının ekonomik etkileri bugüne kadar hep yabancı ülkeler üzerinden düşünülmüştü, şimdi ise artık yurt içi etkileri de dikkate almak zorundayız.

Başta ulaşım, konaklama ve parakende sektörü olmak üzere bir çok sektör azalacak talepten dolayı bu salgından olumsuz yönde etkilenecektir. Bu salgın doğal olarak kent yoksulluğunu da arttıracaktır yerel yönetimlerin kent yoksulluğuna karşı da önlemler alması gerekmektedir.

Bu krizden olumsuz etkilenecek sektörlere yönelik hem yerel yönetimler ve hem de merkezi yönetim acilen destekleyici tedbirler de almalıdır, iş işten geçtikten firmalar batıp kapandıktan sonra ah vah etmenin kimseye bir faydası olmaz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz