“ Sağlık kuruluşlarında devletin varlığı daha çok hissettirilmeli”

0
126
- Reklam -

Sağlık Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, sağlık çalışanlarının özlük ve mali hakları ile ilgili TBMM gündemine gelen kanun teklifi ve 3600 Ek Gösterge değişikliğinde sağlık çalışanlarına yönelik düzenlemelere iliskin Memur Sen Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Esma ALTIN/ANKARA

Sağlık alanın gündeminde yer alan sorunlar, bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirmek için yapılan çalıştaylardan çıkan sonuçlar  ve TBMM gündemine gelen kanun teklifi ile ilgili Memur Sen Genel Merkezi’nde basin mensuplariyla bir araya gelen Sağlık Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, sağlık çalışanları ve kamuyu ilgilendiren pek çok konuyu kamuoyu ile paylaştı.

- Reklam -

Sağlıktaki sorunların basında gelen şiddet konusuna değinen Durmuş, devletin bu süreçte kendini daha fazla hissettirmesi gerektiğini savunarak; “Bu konuyla ilgili yeni bir süreci başlatacağız. şiddeti körükleyen sorunlar da ortadan kalkmalı. Bunun için de çalışmalar yapılmalı. Sağlık kuruluşlarında devletin varlığı daha çok hissettirilmeli. Her ay yayınladığımız raporlarla, sağlıkta şiddete karşı toplumsal bir duyarlılık yarattık. Bu duyarlılığı daha da fazla artırmak için devlet nezdinde de çalışmalar yapılmalıdır Sağlıkta şiddetin mutlaka ortadan kaldırılmasını istiyoruz.” dedi.

‘SAĞLKTA ŞİDDETE DİKKAT ÇEKMEK İCİN DEVLET NEZDİNDE DAHA FAZLA ÇALIŞMA YAPİLMALİ’ 

Sağlık çalışanlarının yönelik devam eden şiddet olaylarına dikkat çeken Durmuş, sözlerine şöyle devam etti; “Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete ile ilgili çalıştaylar yaptık ve bu çalıştayların sonucunda elde ettiğimiz veriler bakanlıklarımızla görüşmelere devam ediyoruz. Sağlık Sen olarak 2017 yılından beri ‘emeğe saygi, şiddete karşı’ düşüncesiyle şiddete karşı küçülsenize vermeye devam ediyoruz. Bu noktada önerilerimizi paylaşıyoruz. Bu süreç içerisinde birtakım düzenlemeler yapıldı. Şiddete maruz kalan sağlık çalışanlarına savunma durumları ile ilgili duzenlemeler yapıldı. Ancak bu duzenlemeler sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik somut önlemler değil. Maalesef sağlıkta şiddet aynı dozuyla devam ediyor. Bu konuyla ilgili yeni bir süreci başlatacağız. Şiddeti körükleyen sorunlar da ortadan kalkmalı. Bunun için de çalışmalar yapılmalı. Sağlık kuruluşlarında devletin varlığı daha çok hissettirilmeli. Her ay yayınladığımız raporlarla, sağlıkta şiddete karşı toplumsal bir duyarlılık yarattık. Bu duyarlılığı daha da fazla artırmak için devlet nezdinde de çalışmalar yapılmalıdır Sağlıkta şiddetin mutlaka ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Bu noktada Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanligi’nin ortaklaşa yapmış olduğu çalışmalar ile sağlıkta şiddetin uluslararası bir sorun olarak görülmüş olması bizim için oldukça önemli.”

Sadece sağlık çalışanlarının değil aynı zamanda vatandaşların ve sağlık sisteminin de bir sorunu olan  Malpraktis  sorununa değinen Durmuş şunları dile getirdi; “Sağlık çalışanlarına rücu edilen tazminatlara itiraz ettik. Yeni düzenleme ile bu mağduriyetin de önüne geçilecek. Düzenleme, sağlık çalışanlarını koruyan önemli bir adımdır. Bu düzenleme birçok Avrupa ülkesinde yok. Dünyaya örnek teşkil edecek önemli bir adım atıldı. Vatandaşlarımızın açısından da önemli bir gelişme bu adım. Doktorlarımız, tazminatlar yüzünden riskli ameliyatları yapmak istemiyordu. Dolayısıyla vatandaş da zarar görüyordu. Aynı zamanda doktorlar daha basit alanlara yöneliyordu. Bu da sağlık sisteminin geleceği için tehlikeliydi. Düzenleme bu durumu ortadan kaldıracaktır.”

‘3600 EK GÖSTERGE KAPSAYICI OLMASI AÇISINDAN BİZİM İÇİN  ÇOK ÖNEMLİ ’

Son zamanlarda Türkiye kamuoyunu meşgul eden 3600 ek gösterge konusuna da değinen Durmuş, bu konuda yapılan düzenlemelerde herkesi kapsayıcı yeni kararlarım alındığını belirterek şu ifadeleri kullandı; “Tüm kamu çalışanlarının dahil olacağı şekilde kapsayıcı bir düzenleme olması bizim açımızdan çok önemli. Talebimizin karşılık bulduğu bir düzenlemeyi Sayın Cumhurbaşkanımız açıkladı. Her bir kamu çalışanın ek göstergesinde 600 puanlık yükseliş oldu. Düzenleme ile ilgili yasa teklifinin Meclis’e gelmesini bekliyoruz. Maddeleri görünce daha net konuşabiliriz. Eğer bizim taleplerimizin tersi bir durum söz konusu olursa, mücadelemizi devam ettireceğiz. 3600 ek gösterge her bir çalışan dokunmuş bir düzenlemedir. Sağlık çalışanları da bu düzenlemelerden faydalanacak. Kamuoyunda kafaları karıştıran bir konu var. 2008 yılından sonra ise görenleri kapmasıyla ilgili soru işaretleri var. Bununla ilgili de şunu söyleyebilirim. 2008’den ise girenlerin emekli tazminatıyla ilgili 2008’sen öncekilerle aralarında bir far olmayacak. En azından 2040 icin bunu söyleyebilirim. İşçilerin emekli maaşı hesaplaması prom esaslıdır. Bu nedenle 2008’den sonra ise girenlerin maaşlarında bir eksik olmayacak. Ayrıca maaşların da dusuk olmayacağını rahatlıkları ifade edebiliriz.”

‘SAĞLIK  ÇALIŞANLARI ARASINDA ÜCRET ANLAMINDA ADALET SAĞLANMALI’ 

Meclis gündemindeki yasa teklifinde yer alan bir diğer önemli konumun da sağlık çalışanlarının temel tavan ücretlerinin düşük kalması olduğunu belirten Durmuş, konu ile ilgili şunları aktardı; “Sağlık çalışanlarının ücretlerinin iyileştirilmesi ile ilgili görüşmelerimiz var. Daha önce Aralık ayında bir düzenleme yapılmıştı. Bu düzenlemeye belli başlı noktalarda itirazımız olmuştu. Yeni yapılmış düzenleme aslında sorunu gercekten düzenleyen bir düzenleme degildi. Döner sermaye ile ilgili sağlık çalışanlarının çok büyük sorunları var. Bu taleplerimizin karşılık bulduğu bir yasa teklifi var. Sağlık çalışanlarını memnun edecek, adaleti sağlayacak bir düzenlemeden bahsedebiliriz. Ancak, ikincil düzenlemeler de çok önemli. Uygulamaya geçerken yönetmeliklerin yasanın içeriğini negatif yöne çevirmesi ihtimali endişesini de yaşıyoruz. Bu durumda, itirazlarımızı yaparak mücadelemize devam ederiz. Sağlık çalışanları arasında adalet sağlanmalı. Bununla ilgili Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ile yapmış olduğumuz burun görüşmelerde, toplu sözleşme süreçlerinde ifade ediyoruz. “

Sağlık çalışanlarının almış oldukları ücretler performansa bağlı bir sisteme dayalı. Performansa bağlı ücret sistemi hastaneden hastaneye göre değişiklik gösteriyor. Türkiye’de 934 hastane var. Burada çalışan uzman hekimden pratisyen hekime, pratisyen hekimden hemşiresine varıncaya kadar tüm sağlık çalışanlarının birbirimden farklı ücret alması söz konusu. Yanı bir uzman hekim arkadaşımız diğer hekim arkadaşımıza göre aynı işi yapıyor olmalarına rağmen 2 kat daha fazla ücret alabiliyor. Bu noktada da adaletin sağlanması, bireysel performans sisteminin hayata geçirilmesini istiyoruz.”

‘SORUNLARIN TEMELİNDE İSTİHDAM PROBLEMİ YER ALIYOR’

Sağlık çalışanlarının sorunlarının temelinde istihdam yetersizliği olduğunu vurgulayan Durmuş, ulusal ve uluslararası verilere göre Türkiye’de bir hemşirenin 4 hemşirenin işini tek başına yaptığını söyledi. Sağlık çalışanlarının ortalama 13 saat çalıştığını belirten Durmuş, çalışanların iş yaşamı ile aile ve sosyal yaşamlarının uyumlu hale getirilmesinin gerekliliğine dikkat çekti. Her yıl sağlıkta 60-70 bin istihdam yapılması gerektiğine değinen Durmuş, şiddetin ve sorunların temel unsurunun iş yoğunluğu olduğunu dile getirdi. Atama bekleyen 600 bin sağlık mezunu olduğunu dile getiren Durmuş, sağlık hizmetinin nitelikli yürütülmesi için de istihdamın önemli olduğunu savundu. 

Son olarak Radyoloji çalışanlarının sağlık iznini kısıtlayan yönetmeliğe tepki gösteren Durmuş, “Radyoloji çalışanlarının yönelik yapılan bazı düzenlemelere itirazımız var. Yeni düzenlemeye göre, saat hesabı yapılarak radyoloji çalışanlarının sağlık izni kullanma hakkı kısıtlanıyor. Biz buna itiraz ettik ve konuyu yargıya taşıdık. Çünkü kanunda belli bir madde var ve burada sağlık Sen Genel Merkezi’nde bir izninin kullanılabileceği açıkça ortaya konmuş. Kanunun ilgili maddesini yönetmelikle düzeltemezsiniz. Yapılmış olan düzenleme masa başında yapılmış, sahanın gerçekliğinden uzak bir düzenleme.” şeklinde konuştu.

- Reklam -