Rus tarımının yükselişi

0
54

Alman Der Tagesspiegel gazetesi, Rus tarımında son yıllarda ‘inanılmaz bir yükselişin’ meydana geldiğini yazdı.

Sputnik Türkiye tarafından nakledilen Alman Der Tagesspiegel gazetesinin haberinde Rus tarım sektörünün, hükümetin desteği ve Avrupa tarım ürünlerine uygulanan yaptırım sayesinde, birçok alandaki kayıpları telafi etmeyi başardığı ifade edildi.

Leibniz Enstitüsü’nden Linde Götz, Rusya’nın domuz eti ve kümes hayvanları eti ihtiyacını tamamen kendisinin karşıladığını, ithalatın neredeyse tamamen durduğunu kaydetti.

Rusya tarımının ayrıca son yıllarda yoğun bir şekilde yağ bitkileri yetiştiriciliğini geliştirdiğini yazan gazete, ana ihracat kaleminin de buğday olduğunu kaydetti.

2000’li yılların başlarında Rusya’nın buğday ithal ettiğini hatırlatan Götz, “Halihazırda hiçbir ulus, Rusya’dan daha fazla buğday ihraç etmiyor” dedi.

Putin yönetimindeki Rusya SSCB’nin çöküşünün yarattığı büyük ekonomik yıkımdan sonra çok ciddi bir toparlanma süreci yaşıyor.

Her ne kadar demokrasi, özgürlükler ve hukuk alanında büyük eksiklikler olsa da Rusya ekonomik açıdan bir derlenme toplanma süreci yaşadı, kendine geldi ve artık bende varım demeye başladı.

SSCB’nin çöktüğü yıllarda Rus coğrafyası bu enkazın altında kalmış, nerede ise yemeye ekmek bulamaz hale gelmişti. Buğdayı olsa un yapacak, unu olsa makarna imal edecek sistemi çökmüştü.

SSCB sistemi imalat sanayisini farklı coğrafyalara ekonomik gerekçeler ve verimlilik gözetilmeden, sadece ideolojik ve siyasi gerekçeler ile dağıtmıştı. Bunun farklı milletleri ve siyasi birimleri birbirine muhtaç olması ve bağlılığın artması için gerekli görmüşlerdi.

Sistem çöküp dağılınca da bu yüzden ortaya korkunç bir kriz ve kaos çıktı.

Doğal olarak tarımsal üretimde bu kaostan etkilendi ve çöktü. Artık şehir efsanesi midir bilmem, lakin insanların hayvanat bahçelerindeki geyikleri bile yemek zorunda kaldığı anlatılmıştı.

Bu dönemde Türkiye Rusya’ya yönelik tarımsal ürün ihracatında büyük bir atılım yaptı, yoğun talebi karşılayabilmek için ihracatçı firmalar olağanüstü bir gayret gösterdi, ciddi başarılar elde edildi.

Şimdilerde ise Rusya tarımsal ürün ihracatında bölgede önemli bir aktör olma durumunda ve bu durum muhakkaktır ki Türk tarımını da etkileyecektir.

Rusya’nın çok geniş, sulak ve bereketli toprakları var, Rusya’da akaryakıt ve elektrik enerjisi ucuz, üstelik ithal değil yerli ve milli, Rusların gübre, ilaç ve sair tarım kimyasallarını üretebilecek teknolojileri de var, buda onların iklimsel dezavantajlarını dengeleyip, ortadan kaldırabiliyor ve hatta en azından bazı alanlarda avantaj bile sağlıyor.

Türkiye’nin Rus tarımındaki bu gelişmeleri çok dikkatli izlemesi gerekmektedir. Bizim tarımımız dahi başta akaryakıt ve tarım kimyasalları olmak üzere yüksek oranda ithal girdiye bağlıdır. Çok kısa bir süre zarfında bölgede rekabetçi olabilme yeteneğimizi kaybedebiliriz. Özellikle yağlı tohumlar ve buğday gibi ürünlerde Rus tarım ürünlerinin fiyat baskısı ile karşı karşıya kalabiliriz.

Zaten dışa bağımlı olan ekonomimiz, yeni bir sorun ile daha karşı karşıya kalabilir.

Türk ekonomisini yönetenler ve Tarım Bakanlığı umarım Rusya’da ki bu gelişmeleri çok büyük bir dikkatle takip ediyorlardır.

Eğer gerekli önlemler alınmaz ise hem çiftçilerimiz ve hem de tarımsal ürün ihracatçılarımız çok yakında büyük bir sıkıntı ile karşı karşıya kalabilir.

Unutmamak gerekir ki eski SSCB coğrafyası Türk ihracatçıları için çok kaybetmeye tahammül edemeyecekleri, çok büyük bir pazardır. Bu ülkelerin Rusya ile Bağımsız Devletler Topluluğu altında gümrük muafiyetlerini de kapsayan özel ekonomik ilişkileri de olduğu hatırlanırsa, riskin büyüklüğü daha iyi anlaşılacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz