<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Son Dakika Ankara Haberleri</title>
    <link>https://sonsoz.com.tr</link>
    <description>Son Dakika Ankara Ulusal haberlerin yankılanan sesi: Sonsöz Gazetesi. Türkiye'nin dört bir yanından en güncel, sıcak, son dakika haberlerini takip edin, gündemi bizimle okuyun, yorumlayın, şekillendirin. Sonsöz, sadece haber değil, bir bilinçtir.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://sonsoz.com.tr/rss/bilim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 17:30:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/rss/bilim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mars’ta bal peteği gizemi: Curiosity’den nefes kesen keşif]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/marsta-bal-petegi-gizemi-curiosityden-nefes-kesen-kesif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/marsta-bal-petegi-gizemi-curiosityden-nefes-kesen-kesif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NASA’nın Curiosity keşif aracı, Mars yüzeyinde bal peteğini andıran çokgen şekilli oluşumlar görüntüledi. Bilim insanları, bu yapıların Kızıl Gezegen’in geçmişteki su hareketleri ve iklim koşulları hakkında önemli bilgiler taşıyabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>NASA’nın Mars keşif aracı Curiosity, Kızıl Gezegen’in yüzeyinde bilim dünyasının ilgisini çeken yeni bir oluşum kaydetti. Aracın kameralarına yansıyan görüntülerde, kaya yüzeyinde birbirine benzeyen çokgen şekillerin oluşturduğu bal peteği benzeri yapılar görüldü.</p>

<p>Bilim insanları, bu oluşumların Mars yüzeyindeki doğal jeolojik süreçlerin sonucu olduğunu belirtiyor. “Çokgen çatlaklar” olarak tanımlanan bu yapılar, gezegenin geçmişine dair önemli izler taşıyor.</p>

<p><strong>Geçmişteki su hareketlerine işaret edebilir</strong></p>

<p>Araştırmacılara göre bu tür çatlaklar, Mars’ta geçmiş dönemlerde suyun varlığıyla bağlantılı olabilir. Kuruyan göl tabanlarında veya nemli toprak katmanlarında meydana gelen değişimler, zaman içinde bu tür geometrik şekillerin oluşmasına neden olabiliyor.</p>

<p>Bilim insanları, keşfin Mars’ın milyonlarca yıl önce nasıl bir çevreye sahip olduğunu anlamak açısından önemli olduğunu vurguluyor.</p>

<p><img alt="Görüntü 7-47" class="detail-photo img-fluid" height="820" src="https://sonsozcomtr.teimg.com/sonsoz-com-tr/uploads/2026/07/goruntu-7-47.jpeg" width="820" /></p>

<p><strong>Curiosity, Mars’ın geçmişini araştırıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gale Krateri’nde görev yapan Curiosity, 2012 yılında Mars’a inişinden bu yana gezegenin kaya ve toprak yapısını inceliyor. Araç, bugüne kadar Mars’ta geçmişte su bulunabileceğine dair çok sayıda jeolojik kanıt topladı.</p>

<p>NASA’nın keşif aracı, elde ettiği görüntü ve analizlerle Mars’ın yaşam için uygun koşullara sahip olup olmadığını araştırmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>“Nefes kesici” görüntüler bilim insanlarını heyecanlandırdı</strong></p>

<p>Curiosity’nin gönderdiği yeni görüntüler, Mars’ın yüzeyinin sanıldığından çok daha karmaşık olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bilim insanları, bu tür keşiflerin Kızıl Gezegen’in oluşumu ve iklim geçmişi hakkında yeni bilgiler sağlayabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Mars yüzeyindeki bal peteğini andıran yapılar, gezegenin milyarlarca yıllık hikayesinden geriye kalan dikkat çekici izlerden biri olarak değerlendiriliyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Dünya</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/marsta-bal-petegi-gizemi-curiosityden-nefes-kesen-kesif</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/07/goruntu-9-46.jpeg" type="image/jpeg" length="14247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Boğazı'nda 40 Yerleşik Yunus Takip Ediliyor]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/istanbul-bogazinda-40-yerlesik-yunus-takip-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/istanbul-bogazinda-40-yerlesik-yunus-takip-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi'ndeki yunusları yaklaşık 30 yıldır izliyor. Uzmanlar, Boğaz'da yaklaşık 40 yerleşik afalina yunusunun yaşadığını belirterek, yunusların deniz ekosisteminin sağlığını gösteren en önemli canlılardan biri olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi'nde yaşayan yunusların hareketlerini yaklaşık 30 yıldır bilimsel yöntemlerle takip ediyor. Araştırmalar kapsamında bugüne kadar 1500'den fazla deniz seferi gerçekleştirilirken, Boğaz'da yaklaşık 40 bireyden oluşan yerleşik afalina yunusu popülasyonu düzenli olarak izleniyor.</p>

<p>TÜDAV ile İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi tarafından yürütülen çalışmalarda, Karadeniz ile Akdeniz arasında biyolojik koridor görevi gören Türk Boğazlar Sistemi'ndeki yunusların beslenme, dinlenme ve göç rotaları foto kimliklendirme ve akustik izleme yöntemleriyle kayıt altına alınıyor.</p>

<h2><strong>İstanbul Boğazı'nda Üç Yunus Türü Yaşıyor</strong></h2>

<p>TÜDAV Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arda Tonay, İstanbul Boğazı'nda afalina, tırtak ve mutur olmak üzere üç farklı yunus türünün görüldüğünü belirtti.</p>

<p>Yerleşik popülasyonun yalnızca afalina yunuslarından oluştuğunu ifade eden Tonay, tırtak ve mutur türlerinin ise özellikle ilkbahar ve sonbaharda balık göçüyle birlikte Boğaz'ı kullandığını söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 40 yerleşik afalina bireyini düzenli olarak takip ettiklerini belirten Tonay, balık göçlerinin yoğunlaştığı dönemlerde Boğaz'daki toplam yunus sayısının yaklaşık 200'e kadar çıkabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Yunuslar Deniz Ekosisteminin Sağlığını Gösteren Türler"</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Arda Tonay, TÜBİTAK destekli CetaFin Projesi kapsamında İstanbul, Zonguldak ve Sinop'ta oluşturulan fotoğraf kataloglarının karşılaştırılacağını, komşu ülkelerdeki verilerle eşleştirme yapılarak yunusların farklı bölgeler arasındaki hareketlerinin araştırılacağını söyledi.</p>

<p>Yunusların besin zincirinin en üst basamağında yer alan gösterge türler olduğuna dikkat çeken Tonay, "Bir bölgede yunus bulunması, o ekosistemin işleyişi hakkında önemli bilgiler verir. Bu nedenle deniz ekosisteminin korunması açısından vazgeçilmez canlılardır." dedi.</p>

<p>Tonay ayrıca, Karadeniz'de 1983 yılına kadar süren yunus avcılığı nedeniyle milyonlarca yunusun öldürüldüğünün tahmin edildiğini, av yasağının ardından popülasyonda toparlanma görülse de kirlilik, aşırı avcılık ve balıkçı ağlarına takılma gibi tehditlerin devam ettiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>15 Yıldır Aynı Yunuslar Takip Ediliyor</strong></h2>

<p>TÜDAV Deniz Memelileri Uzmanı Dr. Ayaka Amaha Öztürk ise araştırmalarda yunusların sırt yüzgeçlerindeki doğal izlerden yararlanılarak bireysel kimliklerinin belirlendiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 40 bireyin uzun yıllardır düzenli olarak takip edildiğini belirten Öztürk, bazı yunusların ilk fotoğraflarının 15 yıldan daha eskiye dayandığını ifade etti.</p>

<p>2009 yılından bu yana hidrofonlarla akustik izleme çalışmaları yürüttüklerini kaydeden Öztürk, yunusların özellikle gece saatlerinde daha aktif olduğunu ve ilkbaharda Karadeniz yönündeki balık göçü sırasında Boğaz'ın Karadeniz girişi ile Beykoz koylarında yoğunlaştıklarını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Uzmanlardan Jet Ski ve Deniz Trafiği Uyarısı</strong></h2>

<p>İstanbul Boğazı'nın dünyanın sayılı metropollerinden biri olarak kısa sürede yunus gözlemi yapılabilen önemli bir bölge olduğunu belirten Öztürk, artan deniz trafiğinin yunuslar üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Özellikle jet ski kullanımının oluşturduğu yüksek ses ve hızlı hareketlerin yunusları olumsuz etkilediğini ifade eden Öztürk, Karadeniz girişi ve Beykoz koyları gibi yunusların yoğun bulunduğu bölgelerde bu faaliyetlerin sınırlandırılmasının koruma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Araştırmaların, 2030 yılına kadar devam edecek TÜBİTAK destekli proje kapsamında İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi, TÜDAV, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve Sinop Üniversitesi'nin iş birliğiyle sürdürüleceği, pasif akustik izleme çalışmalarının ise Doç. Dr. Ayhan Dede tarafından yürütüldüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Istanbul, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/istanbul-bogazinda-40-yerlesik-yunus-takip-ediliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/07/agency/aa/istanbul-bogazinda-40-yerlesik-yunus-takip-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" length="61719"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay Zeka Risklerine Özel Sigorta Dönemi Başlıyor]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/yapay-zeka-risklerine-ozel-sigorta-donemi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/yapay-zeka-risklerine-ozel-sigorta-donemi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekanın şirketlerde karar alma süreçlerinde daha fazla kullanılmaya başlanması, sigorta sektöründe yeni risk alanlarını ve özel teminat ihtiyaçlarını gündeme taşıyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği Üst Yöneticisi (CEO) Murat Çiftçi, önümüzdeki dönemde yapay zeka kaynaklı riskler için özel sigorta çözümleri, algoritmik karar sorumluluğu ve net sorumluluk tanımlarının öne çıkacağını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, yapay zeka teknolojileri işletmelere verimlilik, hız ve maliyet avantajı sağlarken, aynı zamanda operasyonel, hukuki, finansal, itibari ve etik riskleri de beraberinde getiriyor. Günümüzde müşteri yönetiminden insan kaynaklarına, finansal analizlerden üretim süreçlerine kadar birçok alanda kullanılan yapay zeka sistemleri, şirketlerin risk profilini önemli ölçüde değiştiriyor.</p>

<h2><strong>Yapay Zeka Kaynaklı Riskler Sigorta Sektörünün Gündeminde</strong></h2>

<p>Murat Çiftçi, yapay zeka risklerinin artık yalnızca bilgi teknolojileri departmanlarının değil, şirket yönetimlerinin ve sigorta sektörünün de öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Çiftçi, "Sigorta sektörü açısından risk ölçülebilir mi, denetlenebilir mi ve sorumluluk zinciri net şekilde kurulabilir mi sorularının yanıtı büyük önem taşıyor. Bu üç unsur eksik olduğunda sigortalanabilirlik de zorlaşıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Veri İhlali, Siber Risk ve Hatalı Kararlar Öne Çıkıyor</strong></h2>

<p>Yapay zekadan kaynaklanan zararların tek bir sigorta branşıyla sınırlı olmadığını belirten Çiftçi, en sık karşılaşılan risk senaryolarını şu şekilde sıraladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Veri ihlalleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Siber güvenlik riskleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hatalı analizler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yanlış fiyatlandırma kararları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mesleki sorumluluk sorunları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yönetici sorumluluğu riskleri</p>
 </li>
</ul>

<p>Çiftçi'ye göre, yapay zeka destekli bir kararın müşteriye maddi zarar vermesi halinde siber sigorta, mesleki sorumluluk sigortası, teknoloji hata ve ihmal poliçeleri ile yönetici sorumluluk sigortaları aynı anda devreye girebiliyor.</p>

<h2><strong>Yapay Zekada Sorumluluk Kime Ait?</strong></h2>

<p>Yapay zeka kullanımında en önemli tartışma başlıklarından biri de sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Murat Çiftçi, yapay zeka ekosisteminde teknoloji şirketi, entegratör firma, veri sağlayıcısı, sistemi kullanan çalışan ve nihai kararı veren şirketin aynı sorumluluk zincirinin farklı halkaları olduğunu belirtti. Sigorta şirketlerinin ise zararın hangi aşamada oluştuğunu analiz ederek sorumluluk paylaşımını değerlendirdiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Yapay Zeka Kullandım" Savunması Geçerli Olmayacak</strong></h2>

<p>Çiftçi, şirketlerin teknolojiyi gerekçe göstererek sorumluluktan kaçamayacağını belirterek özellikle kredi değerlendirmesi, sağlık, insan kaynakları ve finans gibi kritik alanlarda insan denetiminin vazgeçilmez olduğunu söyledi.</p>

<p>Uzmanlara göre yapay zeka yalnızca bir karar destek sistemi olarak kullanılmalı; nihai karar süreçlerinde mutlaka insan kontrolü bulunmalı.</p>

<h2><strong>Yapay Zekaya Özel Sigorta Teminatları Geliyor</strong></h2>

<p>IBS Sigorta CEO'su, mevcut siber sigorta ve mesleki sorumluluk poliçelerinin bazı riskleri karşıladığını ancak yapay zekanın gelişmesiyle birlikte yeni sigorta ürünlerinin kaçınılmaz hale geleceğini belirtti.</p>

<p>Gelecekte öne çıkması beklenen yeni sigorta teminatları arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yapay zeka hata ve ihmal sigortası</p>
 </li>
 <li>
 <p>Algoritmik karar sorumluluğu teminatı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Veri setlerinden kaynaklanan sorumluluklar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yapay zeka kaynaklı iş durması sigortası</p>
 </li>
 <li>
 <p>Model performans riski teminatı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Deepfake kaynaklı zarar sigortası</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yapay zeka destekli dolandırıcılık teminatı</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Şirketlere Yapay Zeka Risk Yönetimi Uyarısı</strong></h2>

<p>Çiftçi, kurumların yapay zekayı güvenli şekilde yönetebilmesi için şu adımların kritik olduğunu söyledi:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yapay zeka envanteri oluşturulması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kullanılan tüm AI araçlarının kayıt altına alınması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Risk seviyelerine göre sınıflandırma yapılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Teknoloji tedarikçileriyle yapılan sözleşmelerin yeniden incelenmesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Etkin insan denetim mekanizmalarının kurulması</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Sigorta Sektöründe Yapay Zeka Dönemi Başlıyor</strong></h2>

<p>IBS Sigorta, önümüzdeki dönemde şirketlerin yapay zeka kullanımını yalnızca verimlilik açısından değil, sigortalanabilir risk perspektifiyle de değerlendirmesine yönelik çözümler geliştirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre yapay zekanın iş dünyasında yaygınlaşmasıyla birlikte AI risk yönetimi, algoritmik sorumluluk, siber güvenlik ve özel sigorta teminatları önümüzdeki yıllarda sigorta sektörünün en hızlı büyüyen alanları arasında yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Istanbul, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/yapay-zeka-risklerine-ozel-sigorta-donemi-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2025/12/yapay-zeka.jpg" type="image/jpeg" length="75075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜBİTAK'tan 170 öğrenciye proje personeli alımı]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/tubitaktan-170-ogrenciye-proje-personeli-alimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/tubitaktan-170-ogrenciye-proje-personeli-alimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜBİTAK, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında üniversitelerin 3'üncü ve 4'üncü sınıflarında öğrenim görecek öğrenciler arasından 170 kısmi süreli proje personeli istihdam edecek. Başvurular 20 Temmuz saat 17.00'ye kadar kariyer.tubitak.gov.tr üzerinden yapılabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurumun konuya ilişkin ilanı Resmi Gazete'de yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre kurum bünyesine yükseköğretim kurumlarının çeşitli bölümlerinde 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 3. veya 4. sınıfta öğrenim görecek öğrencilerden kısmi süreli 170 proje personeli alınacak. Söz konusu araştırmacılar, Ankara ve Kocaeli'de görev yapacak.</p>

<p>Alınacak personel, TÜBİTAK'ın Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM), Marmara Araştırma Merkezi (MAM), Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü (RUTE), Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE), Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE), Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (UZAY) birimlerinde görevlendirilecek.</p>

<p>Başvurular için gerekli koşullara, diğer detaylar ve süreçlere ilişkin bilgiye Kurumun internet sayfasından (www.tubitak.gov.tr) ve TÜBİTAK İş Başvuru Sistemi'nden (kariyer.tubitak.gov.tr) ulaşılabilecek.</p>

<p>Başvurular, 'kariyer.tubitak.gov.tr' üzerinden 20 Temmuz saat 17.00'ye kadar gerçekleştirilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/tubitaktan-170-ogrenciye-proje-personeli-alimi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/tubitaktan-170-ogrenciye-proje-personeli-alimi.jpg" type="image/jpeg" length="66671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile Dizilimi Çılgınlığı Büyüyor: Şifa mı, Tartışmalı Bir Yöntem mi?]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/aile-dizilimi-cilginligi-buyuyor-sifa-mi-tartismali-bir-yontem-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/aile-dizilimi-cilginligi-buyuyor-sifa-mi-tartismali-bir-yontem-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda kişisel gelişim ve terapi alanında adından sıkça söz ettiren aile dizilimi, bireyin aile geçmişinden kaynaklandığı düşünülen duygusal yükleri ortaya çıkarmayı amaçlayan bir yöntem olarak öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, yöntemin bilimsel olarak etkinliğinin yeterince kanıtlanmadığını ve psikolojik tedavinin yerine geçmediğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile dizilimi, Alman terapist Bert Hellinger tarafından geliştirilen ve bireyin yaşadığı bazı duygusal, ilişkisel veya psikolojik sorunların aile geçmişiyle bağlantılı olabileceği düşüncesine dayanan bir uygulamadır.</p>

<p>Bu yönteme göre aile içinde yaşanan kayıplar, travmalar, dışlanmalar veya çözülemeyen çatışmalar sonraki kuşakları da etkileyebilir. Aile dizilimi çalışmalarıyla bu görünmeyen bağların fark edilmesi ve kişinin yaşadığı sorunların kaynağının anlaşılması hedeflenir.</p>

<p><img alt="Aıle Dızılımı 2" height="350" src="https://sonsozcomtr.teimg.com/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/aile-dizilimi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="680" /></p>

<h3><strong>Aile Dizilimi Nasıl Yapılır?</strong></h3>

<p>Aile dizilimi çalışmaları genellikle grup ortamında gerçekleştirilir. Katılımcı, ele almak istediği konuyu kolaylaştırıcıya anlatır. Daha sonra gruptaki kişiler, katılımcının aile bireylerini temsil edecek şekilde seçilir ve belirli bir düzende yerleştirilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temsilcilerin hissettiklerini ifade etmeleri ve kolaylaştırıcının yönlendirmeleriyle aile içindeki ilişkilerin görünür hale getirilmeye çalışıldığı belirtilir. Günümüzde bireysel seanslarda figürler, objeler veya semboller kullanılarak da aile dizilimi uygulamaları yapılabilmektedir.</p>

<h3><strong>Hangi Konular İçin Tercih Ediliyor?</strong></h3>

<p>Aile dizilimine başvuran kişiler çoğunlukla şu nedenlerle destek arıyor:</p>

<ul>
 <li>Aile içi iletişim sorunları</li>
 <li>Evlilik ve ilişki problemleri</li>
 <li>Tekrarlayan yaşam döngüleri</li>
 <li>Yas süreci ve kayıplar</li>
 <li>Özgüven eksikliği</li>
 <li>Kendini sürekli başarısız hissetme</li>
 <li>Geçmiş travmaların etkisini anlamaya çalışma</li>
</ul>

<p>Uygulamayı savunanlar, yöntemin kişinin farkındalığını artırdığını ve aile ilişkilerini yeniden değerlendirmesine yardımcı olduğunu ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Alıe Dıızılımı 3" height="876" src="https://sonsozcomtr.teimg.com/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/alie-diizilimi-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1920" /></p>

<h3><strong>Bilim Dünyası Ne Diyor?</strong></h3>

<p>Aile dizilimi, psikoloji dünyasında tartışmalı yöntemlerden biri olarak değerlendiriliyor. Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalar, yöntemin ruh sağlığı sorunlarının tedavisinde etkili olduğunu kesin biçimde ortaya koymuş değil.</p>

<p>Uzmanlar, depresyon, anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu veya diğer psikiyatrik rahatsızlıklarda aile diziliminin tek başına bir tedavi yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Ruh sağlığıyla ilgili sorun yaşayan kişilerin psikolog veya psikiyatrist desteği almasının önemine dikkat çekiliyor.</p>

<h3><strong>Uzmanlar Uyarıyor</strong></h3>

<p>Psikoloji uzmanları, aile diziliminin kişisel farkındalık amacıyla tercih edilebileceğini ancak bilimsel temelli psikoterapi yöntemlerinin yerine kullanılmaması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca uygulamayı gerçekleştiren kişinin eğitim ve yetkinliğinin de büyük önem taşıdığı belirtiliyor.</p>

<p>Son yıllarda sosyal medyada popülerliği hızla artan aile dizilimi hakkında karar vermeden önce yöntemin sınırlarını, bilimsel durumunu ve olası etkilerini değerlendirmek, gerektiğinde ruh sağlığı profesyonellerine danışmak öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Şevval Ateş Alkan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Gündem, Yaşam</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/aile-dizilimi-cilginligi-buyuyor-sifa-mi-tartismali-bir-yontem-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 03:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/aile-dizilimi.jpg" type="image/jpeg" length="57093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SSB Kuantum Programı Tanıtıldı!]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/ssb-kuantum-programi-tanitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/ssb-kuantum-programi-tanitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından tanıtılan Kuantum Programı ile Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık hedefi ve savunma sanayisinde yeni nesil kabiliyetlerin geliştirilmesi vurgulandı. Program kapsamında üniversiteler ve sektör arasında güçlü bir işbirliği süreci başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ev sahipliğinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite rektörleri, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla “SSB Kuantum Programı Tanıtımı” gerçekleştirildi.</p>

<p>Programın açılışında konuşan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, kuantum teknolojilerinin artık yalnızca teorik bir bilim alanı olmaktan çıkarak stratejik bir kabiliyet sahasına dönüştüğünü belirtti. Görgün, hesaplama, algılama ve haberleşme alanlarında gelişen yeni nesil teknolojilerin savunma sanayisinin geleceğini doğrudan şekillendirdiğini ifade etti.</p>

<p>Kuantum teknolojilerinin kriptoloji, veri analizi, optimizasyon, simülasyon ve sinyal bağımsız navigasyon sistemleri gibi birçok kritik alanda önemli kabiliyetler sunduğunu vurgulayan Görgün, Türkiye’nin bu alanda küresel rekabet içinde olduğunu söyledi.</p>

<p>Kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın yalnızca tedarik değil, aynı zamanda egemenlik meselesi olduğuna dikkat çeken Görgün, son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde savunma sanayisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını ve dışa bağımlılığın azaltılması yönünde güçlü adımlar atıldığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görgün, savunma sanayisinin AR-GE ve strateji çalışmalarının tüm paydaşların katkısıyla yürütüldüğünü belirterek, Türkiye’nin savunma sanayisi şirketlerinin küresel sıralamalarda üst basamaklara yükseldiğini ve bu modelin birçok ülke tarafından örnek alındığını dile getirdi. “Yalnızca ayakta kalmaya çalışmak strateji olamaz” ifadelerini kullanan Görgün, özgün teknoloji üretiminin zorunluluk haline geldiğini vurguladı.</p>

<p>Etkinlikte ayrıca “Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi”, “KERTERİZ Kuantum Manyetometre Projesi”, “Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İşbirliği Protokolü” ve “SSB Kuantum Algoritma Yarışması” için imza törenleri gerçekleştirildi.</p>

<p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayisinde son 20 yılda büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek, bu başarının artık küresel ölçekte bir etki alanına ulaştığını ifade etti. Özvar, insansız sistemlerden hava savunma teknolojilerine kadar birçok alandaki gelişimin Türkiye’nin mühendislik kapasitesini ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Kritik teknolojilerde tam bağımsızlığın önemine değinen Özvar, yapay zeka, yarı iletkenler ve kuantum teknolojilerinin geleceğin rekabet alanlarını oluşturduğunu vurguladı. Üniversite-sektör işbirliğinin bu süreçte hayati rol oynadığını belirten Özvar, araştırmaların ürüne dönüşmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin temel hedef olduğunu kaydetti.</p>

<p>YÖK tarafından kuantum teknolojilerine yönelik yeni eğitim programlarının hayata geçirileceğini açıklayan Özvar, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde yeni programlar, disiplinler arası çalışmalar ve araştırma altyapılarının güçlendirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Ayrıca ön lisans düzeyinde yeni programların açıldığını belirten Özvar, savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli teknik personel yetiştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>Program kapsamında kuantum hesaplama, kuantum haberleşme ve kuantum algılama alanlarında insan kaynağı yetiştirilmesi, araştırma kapasitesinin artırılması ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturulmasının amaçlandığı bildirildi.</p>

<p>Etkinlik, Türkiye’nin kuantum teknolojileri alanında üniversite-sanayi işbirliğini güçlendiren yeni bir stratejik adım olarak değerlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/ssb-kuantum-programi-tanitildi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/kuantum.jpg" type="image/jpeg" length="14516"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital pazarlara yönelik rekabet sorunları Ankara'da ele alınıyor]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/dijital-pazarlara-yonelik-rekabet-sorunlari-ankarada-ele-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/dijital-pazarlara-yonelik-rekabet-sorunlari-ankarada-ele-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rekabet Kurumu tarafından organize edilen Dijital Çağda Rekabet Politikaları Çalıştayı'nda, dijital pazarlarda değişen rekabet dinamikleri ve yapay zeka alanında atılan düzenleyici adımlar ele alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, çalıştay, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın katılımıyla 26 Haziran Cuma günü Ankara'da gerçekleştirilecek. Çalıştayda, dijital pazarlarda değişen rekabet dinamikleri, yeni nesil rekabet sorunları ve yapay zeka çağında politika seçenekleri, sektör temsilcileri, akademisyenler ve paydaşların katılımıyla masaya yatırılacak.</p>

<p>Çalıştayın, Kurumun yürüttüğü 'dijital çağda rekabet politikaları' çalışması kapsamında dijital pazarlarda ortaya çıkan güncel rekabet sorunlarının çok boyutlu biçimde ele alınmasına, uluslararası düzenleme eğilimlerinin değerlendirilmesine ve Türkiye'ye özgü politika seçeneklerinin tartışılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>'Politika geliştirme süreçlerine katkı sunulmasını amaçlıyoruz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, dijital pazarlara ilişkin yürüttükleri sektör incelemeleri, soruşturmalar ve kararlar aracılığıyla bu alandaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi.</p>

<p>Edindikleri bilgi birikimi ve tecrübenin, dijital pazarlarda ortaya çıkan rekabet sorunlarının daha iyi anlaşılması ve etkili politika araçlarının geliştirilmesi bakımından önemli zemin oluşturduğuna dikkati çeken Küle, 'Bu alandaki çalışmamızla, dijital pazarlarda mevcut ve muhtemel rekabet sorunlarının tespit edilmesi, müdahale araçlarının değerlendirilmesi ve politika geliştirme süreçlerine katkı sunulması amaçlanıyor.' dedi.</p>

<p>Küle, dijital pazarların, çeşitli özellikleri nedeniyle rekabet otoritelerinin öncelikli inceleme alanları arasında yer aldığını belirterek, 'Bu özellikler, teşebbüslerin kısa süre içinde önemli ölçüde piyasa gücü elde edebilmesine imkan tanırken, aynı zamanda pazara giriş koşullarını zorlaştırabiliyor ve rekabet baskısını zayıflatabiliyor. Veri, teknoloji ve ekosistem kontrolü, dijital çağda rekabet gücünün temel belirleyicileri haline geliyor. Bu unsurlara erken erişen teşebbüsler, avantajlarını hızla pekiştirerek pazardaki konumlarını güçlendirebiliyor.' diye konuştu.</p>

<p>Birçok ülkede, dijital pazarların hızlı ve dinamik yapısı karşısında yalnızca ihlal konusu davranış gerçekleştikten sonra devreye giren müdahale araçlarının (ex-post) her durumda yeterli olmayabileceğinin tartışıldığını ifade eden Küle, buna karşılık öncül düzenleme yaklaşımlarının (ex-ante), belirli teşebbüsler veya piyasa yapıları bakımından rekabetçi riskler ortaya çıkmadan önce çerçeve kurallar getirmeyi amaçladığını anlattı.</p>

<p>Küle, çalıştayın ilk oturumunda 'Dijital Piyasalarda Düzenlemelerin Geleceği: Ex-Ante Müdahaleler ve Ex-Post Yaklaşımlar' başlığının ele alınacağını belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Bu kapsamda, dijital pazarlara yönelik öncül düzenlemeler ile ardıl müdahaleler çeşitli yönleriyle kıyaslanacak ve her iki aracın güçlü ve zayıf yönleri ülke uygulamaları ile birlikte değerlendirilecek. Aynı zamanda dijital piyasalarda tek tip düzenleme modelinin mümkün olup olmadığı ve ülkelerin kendi ekonomik, kurumsal ve hukuki yapılarına uygun çözümler geliştirme ihtiyacı üzerinde durulacak.'</p>

<p>'Super App yapılarının rekabet üzerindeki etkileri tartışılacak'</p>

<p>Küle, çalıştayın ikinci oturumunda 'Yeni Rekabet Sorunları ve Düzenleyici Yaklaşımların Sınırları' başlığı altında dijital pazarlarda son dönemde öne çıkan yeni nesil rekabet sorunlarının tartışılacağını belirtti.</p>

<p>Oturumda, özellikle algoritmik fiyatlama uygulamalarının yaygınlaşmasıyla gündeme gelen örtülü işbirliği risklerinin değerlendirileceğini ifade eden Küle, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>'Bunun yanı sıra veri temelli rekabet endişeleri ve çoklu hizmetleri tek bir ekosistem altında toplayan 'Super App' yapılarının rekabet üzerindeki etkileri tartışılacak. Oturumun bir diğer odak noktası, mevcut rekabet hukuku araçlarının ve düzenleyici yaklaşımların bu yeni nesil sorunlarla başa çıkma konusundaki yeterliliği olacak.'</p>

<p>Yapay zekanın dijital ekonomiye etkileri masaya yatırılacak</p>

<p>Küle, yapay zekanın, üretken yapay zeka uygulamaları ve temel model ekosistemleri üzerinden dijital ekonominin rekabet dinamiklerini yeniden şekillendirdiğine işaret ederek, 'Çalıştayın üçüncü oturumu 'Yapay Zeka Pazarında Rekabet Dinamikleri' başlığıyla gerçekleştirilecek. Bu oturumda, dünyada yapay zeka alanında atılan düzenleyici adımlar ve yürütülen incelemeler çerçevesinde küresel eğilimler ele alınacak.'</p>

<p>Çalıştayın çıktılarının, Kurumun 'Dijital Dönüşümün Rekabet Hukukuna Yansımaları' çalışmasının güncellenmesine ve Dijital Çağda Rekabet Politikaları Raporu'nun hazırlanmasına katkı sağlamasını beklediklerini bildiren Küle, şunları kaydetti:</p>

<p>'Yapay zeka oturumunda yapılacak değerlendirmelerin, yürüttüğümüz Yapay Zeka Sektör İncelemesi'nin ön bulgularına hizmet etmesini bekliyoruz. Dijitalleşmenin piyasa yapıları üzerindeki etkisinin her geçen gün arttığı dönemde düzenlenecek çalıştay, kamu otoritesi, akademi, teknoloji teşebbüsleri ve sektör temsilcileri arasında kapsamlı bir istişare zemini oluşturacak. Dijital çağda rekabetin korunması, yenilikçiliğin desteklenmesi ve tüketici refahının güçlendirilmesi yönünde atılacak adımların, daha katılımcı, esnek ve bulgulara dayalı bir yaklaşımla şekillendirilmesini amaçlıyoruz.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/dijital-pazarlara-yonelik-rekabet-sorunlari-ankarada-ele-aliniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/dijital-pazarlara-yonelik-rekabet-sorunlari-ankarada-ele-aliniyor.jpg" type="image/jpeg" length="92430"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aksaray Bilim Festivali’nde Gökyüzü Şovları ve Yoğun İlgi]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/aksaray-bilim-festivalinde-gokyuzu-sovlari-ve-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/aksaray-bilim-festivalinde-gokyuzu-sovlari-ve-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray’da düzenlenen 4. Bilim Festivali’ne iki günde 100 binden fazla kişi katılırken, Jandarma Çelik Kanatlar gösterisi ve savunma sanayi etkinlikleri büyük ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim Merkezi yanında kurulan festival alanında düzenlenen etkinliğin ikinci gününde Jandarma Genel Komutanlığı Çelik Kanatlar Uçuş Gösteri Timi helikopterle gösteri yaptı. Gösteriler, festival alanında büyük ilgiyle takip edildi.</p>

<h3><strong>F-16 Gösterisiyle Başladı, Çelik Kanatlarla Devam Etti</strong></h3>

<p>Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer, AA muhabirine yaptığı açıklamada festivalin ilk gününün F-16 uçaklarının selamlama uçuşuyla başladığını belirterek, organizasyona yoğun katılım olduğunu söyledi.</p>

<p>Dinçer, festival alanında savunma sanayisine ait firmaların ürünlerinin sergilendiğini, belediyeye bağlı DENE-YAP atölyelerinde ise gençlerin bilim ve teknoloji uygulamalarını deneyimleme fırsatı bulduğunu ifade etti.</p>

<p>Gençlerin bilimle buluşmasının önemine dikkat çeken Dinçer, “Gençlerimizin ufkunu açmak ve onları cesaretlendirmek en büyük amacımız. Türk mühendislerinin ürettiği savunma sanayi ürünleri büyük ilgi görüyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>74 Yaşındaki Vatandaşın Helikopter Hayali Gerçekleşti</strong></h3>

<p>Festivalin en dikkat çeken anlarından biri ise 74 yaşındaki Fehmi Yıldız’ın helikoptere binme hayalini gerçekleştirmesi oldu. Aksaray’ın İncesuyu köyünde yaşayan Yıldız, çocukluk yıllarından bu yana uçaklara ve helikopterlere büyük ilgi duyduğunu belirterek duygularını paylaştı.</p>

<p>Yıldız, “Küçükken köyümüze helikopter inmişti, o gün babamla birlikte gitmiştik. Bugün ise yeniden helikoptere binmek nasip oldu. Bu hayalimi gerçekleştiren herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Festival Yarın Sona Eriyor</strong></h3>

<p>Bilim, teknoloji ve savunma sanayisini bir araya getiren 4. Aksaray Bilim Festivali, yarın sona erecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Aksaray, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/aksaray-bilim-festivalinde-gokyuzu-sovlari-ve-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/aksaray-bilim-festivalinde-gokyuzu-sovlari-ve-yogun-ilgi.jpg" type="image/jpeg" length="93787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YKS'nin ilk oturumu TYT başladı]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/yksnin-ilk-oturumu-tyt-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/yksnin-ilk-oturumu-tyt-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Bu yıl 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu TYT, 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda uygulanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Türkiye'deki 81 ilin yanı sıra Lefkoşa ve Belgrad'da düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) başladı.</p>

<p>2026-YKS kapsamında saat 10.15'te başlayan, 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu TYT, bu yıl 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda uygulanıyor.</p>

<p>TYT'de adaylara Türkçe Testi'nde 40, Sosyal Bilimler Testi'nde 20, Temel Matematik Testi'nde 40, Fen Bilimleri Testi'nde 20 soru olmak üzere toplam 120 soru sorulacak ve 165 dakika süre verilecek.</p>

<p>Türkiye genelindeki 81 il, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlenen TYT'de 340 bin 321 kişi görev alıyor.</p>

<p>Adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı. T.C. kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında T.C. kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günleri açık bulunduruluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TYT'ye, ihtiyaca göre oluşturulan erişilebilir binalardaki uygun sınav salonları için 15 bin 360 engelli aday başvurdu.</p>

<p><strong>- 4 ilçede ilk kez YKS uygulanıyor</strong></p>

<p>Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirilecek.</p>

<p>Ayrıca, 10 bin 880 şehit ve gazi yakını ile gaziler sınav ücretinden muaf tutuldu.</p>

<p><strong>- Veliler çocuklarını yalnız bırakmadı</strong></p>

<p>TYT oturumuna girecek çocuklarını yalnız bırakmak istemeyen bazı veliler de sabah saatlerinde Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi önüne geldi.</p>

<p>Fakültenin girişinde çocuklarına başarılar dileyerek uğurlayan veliler, onların sınav heyecanına ortak oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/yksnin-ilk-oturumu-tyt-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2025/09/osym-2.jpg" type="image/jpeg" length="16432"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş Dünyasında Yeni Eşitsizlik Alanı: Yapay Zeka Yatırımları]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/is-dunyasinda-yeni-esitsizlik-alani-yapay-zeka-yatirimlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/is-dunyasinda-yeni-esitsizlik-alani-yapay-zeka-yatirimlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni raporlar, şirketlerin yapay zeka kullanımında ciddi bir uçurum oluştuğunu gösteriyor. Bazı firmalar çalışan başına binlerce dolarlık yatırım yaparken, çoğu şirket temel seviyede kalıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İş dünyasında yapay zeka kullanımı hızla yaygınlaşırken, asıl ayrışma artık teknolojinin “kullanılıp kullanılmadığı” değil, “ne ölçüde ve hangi kaynaklarla kullanıldığı” üzerinden yaşanıyor.</p>

<p>Uluslararası raporlara göre şirketler arasında yapay zeka harcamalarında büyük bir uçurum oluşmuş durumda. ABD merkezli kurumsal harcama analiz platformu Ramp verileri, en üst yüzde 1’lik şirket grubunun çalışan başına aylık yaklaşık 7.450 dolar yapay zeka harcaması yaptığını ortaya koyuyor. En üst yüzde 10’luk dilimde bu rakam 611 dolara düşerken, medyan şirketlerde ise yalnızca 11,38 dolar seviyesinde kalıyor.</p>

<p>Bu tablo, yapay zekanın artık standart bir dijital araç olmaktan çıkıp şirketlerin finansal gücüne ve stratejik önceliklerine göre şekillenen bir rekabet unsuruna dönüştüğünü gösteriyor.</p>

<p>Şirketler arasındaki farklılık yalnızca bütçeyle sınırlı değil. Bazı firmalar çalışanlarına çoklu yapay zeka modelleri, kodlama ajanları ve API tabanlı gelişmiş sistemler sunarken, birçok şirket yalnızca temel aboneliklerle yetiniyor. Veri güvenliği, telif hakları ve mevzuat riskleri ise kullanımın sınırlandırılmasında önemli rol oynuyor.</p>

<p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD tarafından yayımlanan araştırmalar, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) yapay zeka benimsemesinde de benzer bir tabloya işaret ediyor. KOBİ’lerin önemli bir kısmı bu teknolojiyi kullanırken, kullanmayan şirketlerde en büyük engeller arasında uyumluluk sorunları, hukuki endişeler ve teknik beceri eksikliği yer alıyor.</p>

<p>Ayrıca üretken yapay zeka kullanan işletmelerin çok azının çalışanlara yönelik resmi kullanım yönergesi oluşturduğu görülüyor. Bu durum, “gölge yapay zeka” olarak adlandırılan kontrolsüz kullanım riskini artırıyor. Çalışanların kurumsal onay olmadan yapay zeka araçlarını kullanması, veri güvenliği ve yanlış bilgi risklerini beraberinde getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Danışmanlık şirketi McKinsey &amp; Company tarafından hazırlanan raporlar da şirketlerin yapay zeka yatırımlarını artırdığını ancak çalışanların bu dönüşüm için daha fazla eğitim ve yönlendirmeye ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Çalışanların büyük kısmı, kurumların tahmin ettiğinden daha hızlı şekilde bu araçları kullanmaya başlıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre yapay zeka dönüşümü yalnızca şirketler arasında değil, aynı şirket içindeki çalışanlar arasında da yeni bir eşitsizlik yaratıyor. Yapay zekaya erişimi olan ve eğitim alan çalışanlar verimlilik avantajı elde ederken, diğerleri bu dönüşümün gerisinde kalabiliyor.</p>

<p>Sonuç olarak yapay zeka, iş dünyasında sadece bir teknoloji yatırımı değil; aynı zamanda bütçe, eğitim, yönetişim ve rekabet eşitliği meselesi haline gelmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/is-dunyasinda-yeni-esitsizlik-alani-yapay-zeka-yatirimlari</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/is-dunyasinda-yeni-esitsizlik-alani-yapay-zeka-yatirimlari.jpg" type="image/jpeg" length="71035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Etimesgut Havalimanı 15 Haziran'da Açılıyor!]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/etimesgut-havalimani-15-haziranda-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/etimesgut-havalimani-15-haziranda-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, gelecek ay yapılacak NATO Zirvesi'nde de kullanılacak Etimesgut Havalimanı'nın 'Ankara Havalimanı' olarak 15 Haziran Pazartesi günü açılacağını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Uraloğlu, NSosyal hesabından, Ankara Havalimanı'nın açılışına ilişkin bilgi verdi. Başkentin ev sahipliği yapacağı 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi'nde de dünya liderlerinin karşılanacağı havalimanını yeni ismiyle duyuran Uraloğlu, 'Başkent hazır, Türkiye hazır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımlarıyla Ankara Havalimanı'nı hizmete açıyoruz.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Uraloğlu, paylaşımda yer verdiği görselde, törenin 15 Haziran Pazartesi günü gerçekleştirileceğini kaydetti.</p>

<p><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/etimesgut-havalimani-15-haziranda-aciliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/etimesgut-havalimani-15-haziranda-aciliyor.jpg" type="image/jpeg" length="64954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de kuraklık riski devam ediyor]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/turkiyede-kuraklik-riski-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/turkiyede-kuraklik-riski-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İTÜ'lü iklim bilimci Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, son yağışlara rağmen Tekirdağ'da kuraklık riskinin sürdüğünü, Konya Kapalı Havzası'nda ise yer altı suyu kullanımının kritik seviyelere ulaştığını belirterek uzun vadeli su yönetimi konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, son dönemde etkili olan yağışlara rağmen Türkiye'nin bazı bölgelerinde kuraklık riskinin devam ettiğini belirterek özellikle Tekirdağ, Konya ve Eskişehir için dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) mayıs ayına ilişkin Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendiren Kadıoğlu, kuraklığın yalnızca kısa süreli yağışlarla değerlendirilemeyeceğini, uzun dönemli su açığının dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tekirdağ Kurak Görünümünü Koruyor</strong></h2>

<p>Türkiye genelinde son aylarda etkili olan yağışların birçok bölgede kuraklık şiddetini azalttığını ifade eden Kadıoğlu, buna rağmen Tekirdağ'ın halen dikkatle takip edilmesi gereken iller arasında yer aldığını belirtti.</p>

<p>Kadıoğlu, "Ülke genelinde son aylarda birçok bölge yağışlarla rahatlamış olsa da Tekirdağ'ın kısa vadeli ölçekte bile kurak görünümünü sürdürdüğünü görüyoruz. Bu durum bölgenin yeterince toparlanamadığını gösteriyor. Tarımsal üretim açısından büyük önem taşıyan Trakya Bölgesi'nin yakından izlenmesi gerekiyor" dedi.</p>

<h2><strong>Konya Kapalı Havzası'nda Su Yönetimi Kritik Öneme Sahip</strong></h2>

<p>Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olan Konya Kapalı Havzası'nın su kaynakları açısından hassas konumunu koruduğunu vurgulayan Kadıoğlu, bölgede asıl sorunun yalnızca yağış eksikliği olmadığını söyledi.</p>

<p>Son yağışlarla birlikte koşulların kısmen iyileştiğini ancak altı aylık değerlendirmelerde hafif kuraklık izlerinin devam ettiğini kaydeden Kadıoğlu, "Konya'da temel sorun yer altı suyu kullanımı. Tarımsal üretimin yoğun olduğu bölgede su bütçesinin dikkatli yönetilmesi gerekiyor. Birkaç aylık yağış, yıllardır oluşan su açığını kısa sürede kapatamaz" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Eskişehir ve İç Batı Anadolu İçin Kuraklık Sinyali</strong></h2>

<p>İç Batı Anadolu Bölgesi'nde de kuraklık belirtilerinin sürdüğünü belirten Kadıoğlu, Eskişehir'in uzun vadeli kuraklık haritalarında öne çıkan illerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Eskişehir ve çevresinde uzun dönemli yağış eksikliğinin dikkat çektiğini ifade eden Kadıoğlu, bölgedeki su kaynakları planlaması ve tarımsal faaliyetlerde kuraklık riskinin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Doğu Anadolu Türkiye'nin Doğal Su Deposu Konumunda</strong></h2>

<p>Türkiye'nin doğusunda ise farklı bir tablonun görüldüğünü belirten Kadıoğlu, Erzurum başta olmak üzere Doğu Anadolu'nun büyük bölümünde nemli koşulların hakim olduğunu söyledi.</p>

<p>Özellikle son altı aylık dönemde bölgenin genelinde nemli ve bazı alanlarda aşırı nemli koşulların görüldüğünü aktaran Kadıoğlu, "Doğu Anadolu, kar örtüsü ve yağış birikimi açısından Türkiye'nin doğal su deposu niteliğinde. Bu nedenle ülkenin su güvenliği açısından stratejik öneme sahip" değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kuraklık Değerlendirmesinde Uzun Vadeli Veriler Önemli</strong></h2>

<p>Kuraklığın yalnızca meteorolojik bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kadıoğlu, yağışların normale dönmesinin tek başına yeterli olmadığını ifade etti.</p>

<p>Yer altı su seviyelerinin, baraj doluluk oranlarının ve toprak neminin toparlanmasının zaman aldığını vurgulayan Kadıoğlu, "Kuraklığı yönetirken kısa süreli yağışlara değil, uzun vadeli göstergelere odaklanmak gerekiyor. SPI haritaları, belirli dönemlerde gerçekleşen yağış miktarını uzun yıllar ortalamalarıyla karşılaştırarak kuraklık ve yağış fazlasını bilimsel olarak ortaya koyuyor. Bu veriler, hangi bölgelerde su açığının sürdüğünü objektif şekilde gösteriyor" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Istanbul, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/turkiyede-kuraklik-riski-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsoz.com.tr/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="75441"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ROKETSAN’dan ALKA Açıklaması]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/roketsandan-alka-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/roketsandan-alka-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ROKETSAN tarafından geliştirilen ALKA yönlendirilmiş enerji silah sistemi, dron tehditlerine karşı kritik tesislerin korunmasında aktif rol oynuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ROKETSAN Silah Sistemleri ve Entegrasyon Direktörü Koray Dayanç, dron tehditlerine karşı geliştirilen yönlendirilmiş enerji silah sistemleri kapsamında ALKA’nın gelinen son noktasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Dayanç, sistemin kritik tesisler ve askeri birliklerin korunmasında aktif olarak görev yaptığını belirtti.</p>

<h2><strong>ALKA Sistemi Dron Tehditlerine Karşı Geliştirildi</strong></h2>

<p>ROKETSAN bünyesinde 2018-2019 yıllarında başlatılan çalışmaların, dron tehditlerine karşı kritik altyapıların korunması amacıyla geliştirildiği belirtildi.</p>

<p>Dayanç, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda açılan projede ASELSAN ve TÜBİTAK BİLGEM ile rekabet edilerek tek dron imha edebilen çözümün geliştirilmesiyle ALKA sisteminin ortaya çıktığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Soft Kill ve Hard Kill Kabiliyeti</strong></h2>

<p>ALKA sisteminin zaman içinde geliştirilerek farklı güç seviyelerine ulaştığını belirten Dayanç, sistemin 2,5 kilovattan başlayarak 5 ve 10 kilovat seviyelerine çıkarıldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dron tehditlerinin zamanla değiştiğini ve daha karmaşık hale geldiğini belirten Dayanç, sistemin hem elektronik karıştırma (soft kill) hem de fiziksel imha (hard kill) kabiliyetine sahip olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Envantere Girdi, Sahada Aktif Kullanılıyor</strong></h2>

<p>ALKA’nın halihazırda envantere girdiğini ve operasyonel olarak kullanıldığını belirten Dayanç, sistemin özellikle sürü dron tehditlerine karşı kritik rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>Radar ve tespit kabiliyetlerinin sürekli geliştirildiğini belirten Dayanç, yapay zeka destekli algoritmalarla komuta kontrol süreçlerinin hızlandırıldığını da söyledi.</p>

<h2><strong>1–5 Saniyede Etkisiz Hale Getirme</strong></h2>

<p>Sistemin hedefleri çok kısa sürede etkisiz hale getirebildiğini belirten Dayanç, dronların özelliklerine bağlı olarak 1 ila 5 saniye içinde devre dışı bırakılabildiğini ifade etti. Güç arttıkça bu sürenin daha da kısaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>“Çelik Kubbe’nin Parçası Olacak”</strong></h2>

<p>Dayanç, ALKA’nın Türkiye’nin katmanlı hava savunma sistemi olan Çelik Kubbe konsepti içinde önemli bir rol üstleneceğini belirterek, sistemin özellikle son savunma katmanı olarak görev yapacağını ifade etti.</p>

<p>ROKETSAN’ın ALKA üzerinde geliştirme çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Dayanç, gelecekte enerji gücünün çok daha yüksek seviyelere çıkarılacağını ve sistemin yeni nesil tehditlere karşı sürekli güncelleneceğini söyledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/roketsandan-alka-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/roketsandan-alka-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="45381"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göklerdeki Sarsılmaz Çelik Kanatlar: Türk Hava Kuvvetleri]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/goklerdeki-sarsilmaz-celik-kanatlar-turk-hava-kuvvetleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/goklerdeki-sarsilmaz-celik-kanatlar-turk-hava-kuvvetleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihte bugün, Kıtaat-ı Fenniye ve Mevaki-i Müstahkame adı altında Türk Hava Kuvvetleri kuruldu. Gelin birlikte gökyüzünün çelik kanatlarına yakından bakalım.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çelik kanatlarıyla asırlardır vatan semalarını koruyan, dünyada askeri havacılık teşkilatını ilk kuran öncü devletlerden biri olan <strong>Türk Hava Kuvvetleri</strong>, bugün resmi kuruluşunun 115. yıl dönümünü gururla kutluyor.</p>

<p>1911 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun vizyoner kurmayları tarafından atılan o ilk temel, bugün Türkiye'yi sadece bölgesel bir güç değil, kendi milli muharip uçağını uçuran küresel bir hava gücü seviyesine ulaştırdı.</p>

<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün <em>"İstikbal göklerdedir"</em> vizyonuyla şekillenen, Trablusgarp çöllerinden Kıbrıs Barış Harekatı’na ve modern sınır ötesi nokta operasyonlara uzanan bu epik tarihi tüm askeri, diplomatik ve teknolojik detaylarıyla inceliyoruz.</p>

<h2><strong>İSTİKBALİN İLK KIVILCIMI</strong></h2>

<p>20. yüzyılın hemen başında Avrupa'da uçakların askeri birer keşif ve saldırı unsuru olarak kullanılmaya başlanması, Osmanlı Harbiye Nezareti'nin gözünden kaçmadı.</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>
 <p><strong>1 Haziran 1911 (Havacılık Komisyonu):</strong> Dönemin Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa'nın talimatıyla, Kurmay Yarbay Süreyya (İlmen) Bey yönetiminde <strong>Harekât Şubesi Havacılık Komisyonu</strong> kuruldu. Bu tarih, Türk askeri havacılığının resmi doğum günü kabul edildi.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="Türk Hava Kuvvetleri 1" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://sonsozcomtr.teimg.com/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/turk-hava-kuvvetleri-1.jpg" width="800" /></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>İlk Savaş Tecrübesi (Trablusgarp ve Balkan Savaşları):</strong> Türk havacıları dünya sahnesine çok zorlu şartlarda çıktı. 1911-1912 Trablusgarp Savaşı'nda İtalyan uçaklarına karşı hava savunma önlemleri geliştirilmeye çalışılırken, asıl aktif uçuşlar Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı'nda (Çanakkale, Kafkasya, Filistin cepheleri) gerçekleştirildi.</li>
 <li><strong>Kurtuluş Savaşı ve Yeniden Doğuş:</strong> Osmanlı'nın yıkılışıyla dağılan havacılık teşkilatı, Kuva-yı Milliye ruhuyla Ankara'da yeniden kuruldu. Elde kalan birkaç eski, parça pürçük uçakla kurulan <strong>Kuva-yı Havaiye Şubesi</strong>, Büyük Taarruz'da (1922) Yunan keşif uçaklarını avlayarak ve kritik istihbaratlar toplayarak zaferde hayati bir rol oynadı.</li>
</ul>

<h2><strong>TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN KARTALLAR</strong></h2>

<p>Türk Hava Kuvvetleri, tarihi boyunca jeopolitik kırılma noktalarında caydırıcılığını ve operasyonel dehasını defalarca kanıtladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Türk Hava Kuvvetleri 2" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://sonsozcomtr.teimg.com/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/turk-hava-kuvvetleri-2.jpg" width="800" /></p>

<h3><strong>Kıbrıs Barış Harekâtı (1974)</strong></h3>

<p>Adadaki Türk varlığına yönelik katliamları durdurmak amacıyla başlatılan harekatta Türk jetleri, Rum mevzilerini ve lojistik hatlarını tam isabetle vurarak amfibi (denizden çıkarma) birliklerinin adaya güvenle ayak basmasını sağladı. Bu harekat sırasında mühimmatı bitene kadar savaşan ve uçağı vurulunca esir alınarak şehit edilen <strong>Yüzbaşı Cengiz Topel</strong>, modern Türk havacılık tarihinin en büyük kahramanlık sembollerinden biri oldu.</p>

<p><img alt="Türk Hava Kuvvetleri 3" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://sonsozcomtr.teimg.com/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/turk-hava-kuvvetleri-3.jpg" width="1217" /></p>

<h3><strong>Sınır Ötesi ve Terörle Mücadele Operasyonları</strong></h3>

<p>1990’lardan bu yana Kuzey Irak ve Suriye'ye düzenlenen sınır ötesi harekatlarda (Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı, Barış Pınarı) Türk Hava Kuvvetleri, coğrafi zorluklara rağmen imkansız denilen sığınak ve tünelleri "akıllı mühimmatlar" kullanarak imha etti. Son yıllarda yerli İHA/SİHA (İnsansız Hava Araçları) ekosistemiyle entegre edilen bu operasyonel yapı, dünya askeri literatüründe "yeni nesil savaş doktrini" olarak incelenmektedir.</p>

<h2><strong>TEKNOLOJİK EVRİM VE GÜNÜMÜZ</strong></h2>

<p>Soğuk Savaş döneminde tamamen NATO standartlarına geçen ve jet çağını yakalayan Türk Hava Kuvvetleri, günümüzde küresel ölçekte en disiplinli ve en yüksek beka kabiliyetine sahip hava ordularından biridir.</p>

<p><img alt="Türk Hava Kuvvetleri 4" class="detail-photo img-fluid" height="626" src="https://sonsozcomtr.teimg.com/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/turk-hava-kuvvetleri-4.jpg" width="1210" /></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Ana Muharip Güç F-16’lar:</strong> Envanterin omurgasını modernizasyonları TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii) tarafından yerli olarak gerçekleştirilen <strong>F-16 Fighting Falcon</strong> (Blok 30, 40, 50 ve 50+) jetleri oluşturmaktadır.</li>
 <li><strong>Milli Kanatlar: KAAN dönemi:</strong> Türkiye, dışa bağımlılığı tamamen bitirmek adına kendi 5. nesil milli muharip uçağı olan <strong>KAAN</strong>'ı geliştirmiştir. İlk uçuşunu başarıyla tamamlayan ve seri üretim aşamasına hazırlanan KAAN, Türk Hava Kuvvetleri'ni dünyada bu teknolojiyi üretebilen sadece birkaç seçkin devletten biri haline getirdi.</li>
</ul>

<p><img alt="Türk Hava Kuvvetleri 5" class="detail-photo img-fluid" height="557" src="https://sonsozcomtr.teimg.com/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/turk-hava-kuvvetleri-5.jpg" width="1198" /></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Lojistik ve Havada Yakıt İkmali:</strong> Türk Hava Kuvvetleri, bünyesindeki KC-135R tanker uçakları sayesinde jetlerine havada yakıt ikmali yapabilmektedir. Bu stratejik yetenek, Türk savaş uçaklarının üslerine dönmeden okyanus aşırı mesafelerde kesintisiz görev yapabilmesini sağlamaktadır.</li>
</ul>

<h2><strong>AZ BİLİNENLER</strong></h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Konu</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Detaylar</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Dünyanın İlk Kadın Savaş Pilotu: Sabiha Gökçen</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>Atatürk’ün manevi kızı <strong>Sabiha Gökçen</strong>, 1936 yılında Eskişehir Askeri Hava Mektebi’ne girerek askeri pilot eğitimi aldı. 1937 yılındaki Dersim Harekatı’nda bizzat bombardıman uçuşlarına katılarak dünya tarihinin <strong>ilk kadın savaş pilotu</strong> unvanını kazandı ve adını küresel havacılık tarihine altın harflerle yazdırdı.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>"Filo" İsimlerinin Gizli Dünyası</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>Hava Kuvvetleri'ndeki her jet filosunun kendine has efsanevi bir çağrı adı (kodu) ve amblemi vardır. Örneğin Merzifon'daki 151. Filo <strong>"Tunç"</strong>, Bandırma'daki 161. Filo <strong>"Yarasa"</strong> (gece görüş yeteneği nedeniyle), Diyarbakır'daki 181. Filo ise <strong>"Pars"</strong> olarak anılır. Bu isimler telsiz muhaberatında resmi kod olarak kullanılır.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>İlk Hava Şehitlerimiz ve Şehir İsimleri</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>1914 yılında İstanbul’dan Kahire’ye düzenlenen tarihi "İstanbul-Kahire Hava Seferi" sırasında uçakları düşen <strong>Yüzbaşı Fethi Bey</strong> ve <strong>Üsteğmen Sadık Bey</strong> ilk hava şehitlerimizdir. Fethi Bey’in anısını yaşatmak için Muğla’nın "Meğri" olan ilçe adı değiştirilerek bugün hepimizin bildiği <strong>Fethiye</strong> yapılmıştır.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Kıbrıs Üzerindeki Sonik Patlama Stratejisi</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>1964 Kıbrıs krizinde (Erenköy Direnişi), henüz resmi bir askeri çıkarma kararı yokken Rum çetelerini psikolojik olarak çökertmek için Türk jetleri adanın üzerinden <strong>ses hızını aşarak (Sonic Boom)</strong> çok alçaktan uçmuştur. Çıkan bomba etkisindeki patlama sesleri Rum mevzilerinde büyük bir paniğe ve kaçışa neden olmuştur.</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Milli Mühimmat Devrimi:</strong> Geçmişte yabancı devletlerin ambargolarıyla sık sık karşı karşıya kalan Türk Hava Kuvvetleri, günümüzde TÜBİTAK SAGE, Roketsan ve Aselsan tarafından üretilen <strong>GÖKTUĞ</strong> (Hava-Hava), <strong>SOM</strong> (Seyir Füzesi) ve <strong>HGK</strong> (Hassas Güdüm Kiti) gibi tamamen yerli ve milli mühimmatları kullanmaktadır.</p>

<p><img alt="Türk Hava Kuvvetleri 6" class="detail-photo img-fluid" height="765" src="https://sonsozcomtr.teimg.com/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/turk-hava-kuvvetleri-6.jpg" width="1206" /></p>

<p>115 yıllık tarihi boyunca her türlü jeopolitik sınamadan alnının akıyla çıkan Türk Hava Kuvvetleri; çelikleşmiş disiplini, yüksek teknolojili caydırıcılığı ve canını vatanı için feda etmekten çekinmeyen kahraman pilotlarıyla, mavi vatan semalarında dostuna güven, düşmanına dehşet vermeye devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Bilim &amp; Teknoloji, Teknoloji, Yaşam</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/goklerdeki-sarsilmaz-celik-kanatlar-turk-hava-kuvvetleri</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 01:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/06/turk-hava-kuvvetleri-7.jpg" type="image/jpeg" length="21353"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akupunktur İşe Yarıyor mu?]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/akupunktur-ise-yariyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/akupunktur-ise-yariyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan vücudunda “interstisyum” olarak adlandırılan bağ dokusu ağının, sıvı hareketinde rol oynayan yeni bir yapı olabileceği ortaya kondu. Sosyal medyada “gizli otoyol” olarak tartışılan bu bulgunun, akupunkturla ilişkilendirilmesi ise bilim dünyasında temkinli karşılanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsan vücudunda daha önce “boşluk” olarak bilinen bazı yapıların yeniden incelenmesi, bilim dünyasında dikkat çeken tartışmalara yol açtı. 2018 yılında yayımlanan çalışmalarla gündeme gelen “interstisyum” adlı yapı, bazı iddialara göre vücudun içinde sıvı taşıyan geniş ve sürekli bir ağ sistemi olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sosyal medyada “gizli süper otoyol” olarak da nitelendirilen bu yapı, bağ dokuları arasında yer alan sıvı dolu boşluklardan oluşuyor. Araştırmalara göre interstisyum; kollajen lifleri ve hiyalüronik asit içeren jel benzeri bir yapı içinde, dokular arasında sıvı ve moleküllerin hareketine katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Dövme çalışmaları dikkat çekti!</strong></p>

<p>Araştırmalarda incelenen bazı deri biyopsilerinde, dövme pigmentlerinin yalnızca yüzeyde değil, daha derin bağ dokularına kadar ilerleyebildiği gözlemlendi. Bu durum, vücut içi dokular arasındaki bağlantıların daha kapsamlı incelenmesi gerektiği yönünde değerlendirmelere neden oldu.</p>

<p><strong>Akupunktur ile ilişki iddiası</strong></p>

<p>En çok tartışılan konu ise interstisyumun, Geleneksel Çin Tıbbı’nda yer alan “meridyenler” ile ilişkili olup olmadığı oldu. Bazı deneylerde, belirli noktalara enjekte edilen boyar maddelerin vücut içinde belirli hatlar boyunca ilerlediği öne sürülürken, bu bulguların akupunktur meridyenlerini doğrudan kanıtlamadığı ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu sonuçların dikkat çekici olmakla birlikte henüz kesin bir bilimsel doğrulama anlamına gelmediğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Bilim insanları temkinli</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, interstisyumun varlığının kabul edildiğini ancak bunun “yeni bir dolaşım sistemi” ya da “akupunkturun biyolojik kanıtı” şeklinde yorumlanmasının erken olduğunu belirtiyor. Yapının, vücuttaki sıvı dengesinin anlaşılmasına katkı sağlayabilecek bir bağ dokusu ağı olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Tartışmalar sürüyor</strong></p>

<p>İnterstisyumun; bağışıklık sistemi, kanser hücrelerinin yayılımı ve metabolik süreçler gibi birçok alanda etkili olabileceği yönünde çeşitli hipotezler bulunsa da, bu iddialar henüz kesinleşmiş bilimsel sonuçlarla desteklenmiş değil.</p>

<p>Bilim dünyasında devam eden araştırmalar, insan vücudunun mikro düzeyde işleyişine dair yeni bilgiler ortaya koymaya devam ederken, interstisyum konusu da tartışmaların merkezinde yer almayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Sağlık</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/akupunktur-ise-yariyor-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/05/akapuntur.jpg" type="image/jpeg" length="97016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Palantir’in İsrail ve ABD Ordusuyla İşbirliği Tartışması Gündemde]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/palantirin-israil-ve-abd-ordusuyla-isbirligi-tartismasi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/palantirin-israil-ve-abd-ordusuyla-isbirligi-tartismasi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD merkezli Palantir Technologies’in İsrail ve ABD ordusuyla yürüttüğü yapay zeka destekli işbirlikleri, askeri operasyonlarda kullanım iddiaları ve insan hakları tartışmalarıyla gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli veri analizi şirketi Palantir Technologies’in İsrail ordusu ve ABD savunma kurumlarıyla yürüttüğü yapay zeka destekli işbirlikleri yeniden tartışma konusu oldu.</p>

<p>Şirketin, Ocak 2024’te İsrail ile işbirliğini derinleştirme kararı aldığı ve bu kapsamda İsrail ordusuna hedef belirleme ile veri analizi odaklı yapay zeka sistemleri sağladığı belirtildi.</p>

<p>Palantir’in “Gotham”, “Foundry”, “AIP” ve “Skykit” gibi platformlarıyla farklı veri setlerini entegre ederek istihbarat ve operasyonel analiz süreçlerine destek sunduğu ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Savunma alanındaki sözleşmeler dikkat çekiyor</strong></h3>

<p>Şirketin ABD ordusu ile yaptığı büyük ölçekli anlaşmalar ve Pentagon bünyesindeki “Maven” programındaki rolü, yapay zekanın askeri alanda kullanımını yeniden gündeme taşıdı. Palantir’in ayrıca “TITAN” ve “Army Vantage” gibi projelerle veri temelli askeri karar alma süreçlerinde yer aldığı biliniyor.</p>

<h3><strong>İsrail ile işbirliği ve iddialar</strong></h3>

<p>Şirket yöneticilerinin 2024’te Tel Aviv’de İsrail yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiği ve askeri işbirliği konusunda mutabakata varıldığı aktarıldı. Palantir’in İsrail’e sağladığı teknolojilerin kapsamına ilişkin detaylar ise kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>

<p>Bazı uluslararası raporlar ve değerlendirmelerde, bu teknolojilerin Gazze, Lübnan ve İran’a yönelik askeri operasyonlarda kullanıldığı öne sürülürken, şirket bu iddiaları reddediyor ve faaliyetlerinin müttefik ülkelere sağlanan genel destek kapsamında olduğunu savunuyor.</p>

<h3><strong>İnsan hakları ve yapay zeka tartışması</strong></h3>

<p>Uzmanlar, yapay zekanın savaş alanında kullanımının hedef belirleme süreçlerini hızlandırdığını ancak hata riskini artırabileceğini belirtiyor. Palantir gibi şirketlerin sunduğu sistemlerin sivil ve askeri alan arasındaki sınırları bulanıklaştırdığı ve hukuki sorumluluk tartışmalarını derinleştirdiği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/palantirin-israil-ve-abd-ordusuyla-isbirligi-tartismasi-gundemde</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/05/agency/aa/palantirin-israil-ve-abd-ordusuyla-isbirligi-tartismasi-gundemde.jpg" type="image/jpeg" length="60435"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[INSECSPACE’2026 Ankara’da Başlıyor]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/insecspace2026-ankarada-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/insecspace2026-ankarada-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin uzay ve uydu ekosisteminde güvenlik odaklı en önemli buluşmalardan biri olan INSECSPACE’2026 Konferansı, yarın Ankara’da gerçekleştirilecek. Etkinlikte uzay teknolojilerinden siber güvenliğe, yeni nesil uydu mimarilerinden yapay zekâ ve kuantum tabanlı çözümlere kadar birçok kritik başlık ele alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>INSECSPACE’2026 Konferansı, Türkiye Uzay Ajansı (Türkiye Uzay Ajansı (TUA)), TÜRKSAT, TÜBİTAK UZAY, Telekomünikasyon Uydu ve Yayıncılık İş İnsanları Derneği (TUYAD) ve MONIN iş birliğiyle düzenleniyor. Anadolu Ajansı (AA) ise etkinliğe “Global İletişim Ortağı” olarak medya desteği sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konferans, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)) Ankara’daki konferans salonunda yapılacak.</p>

<h3><strong>Uzayda güvenlik ve siber tehditler masada</strong></h3>

<p>INSECSPACE’2026 Konferans Başkanı Ali Yazıcı, uzay ve uydu teknolojilerinin artık yalnızca teknolojik ilerlemenin değil, aynı zamanda güvenlik ve stratejik egemenliğin de temel unsuru haline geldiğini vurguladı.</p>

<p>Yazıcı’ya göre günümüzde uzay sistemleri; siber saldırılar, elektronik harp faaliyetleri, sinyal karıştırma girişimleri ve veri güvenliği riskleriyle karşı karşıya. Bu durum, uydu altyapılarının yalnızca performansını değil, güvenilirliğini ve sürdürülebilirliğini de doğrudan etkiliyor.</p>

<h3><strong>Kritik teknolojiler ve yeni nesil yaklaşımlar</strong></h3>

<p>Konferans kapsamında şu başlıklar öne çıkacak:</p>

<ul>
 <li>Yapay zekâ destekli uydu sistemleri</li>
 <li>Kuantum teknolojileri ve uzay uygulamaları</li>
 <li>Çoklu yörünge (multi-orbit) operasyonlar</li>
 <li>Çift kullanım (dual-use) teknolojiler</li>
 <li>Robotik enkaz temizleme çözümleri</li>
 <li>Uydu ömrünü uzatma teknolojileri</li>
 <li>Tedarik zinciri güvenliği</li>
</ul>

<p>Etkinlikte ayrıca “Uydu Sistemlerinde Yenilikçi Teknolojilerin Güvenli Kullanımı” teması çerçevesinde oturumlar düzenlenecek.</p>

<h3><strong>Sektörün tüm paydaşları bir araya geliyor</strong></h3>

<p>Konferans; uydu operatörleri, savunma ve havacılık sanayi temsilcileri, kamu kurumları, politika yapıcılar, akademisyenler ve AR-GE uzmanlarını aynı platformda buluşturmayı hedefliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre INSECSPACE’2026, Türkiye’nin uzay ekosisteminde güvenlik odaklı inovasyon kültürünün gelişmesi ve uluslararası iş birliğinin güçlenmesi açısından stratejik bir rol oynayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/insecspace2026-ankarada-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/04/insecspace2026-ankarada-basliyor.jpg" type="image/jpeg" length="27329"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Midye çiftliklerinde pinalar için umut veren keşif]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/midye-ciftliklerinde-pinalar-icin-umut-veren-kesif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/midye-ciftliklerinde-pinalar-icin-umut-veren-kesif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Denizi'nde, alışılmış yaşam alanlarının dışında midye halatlarına tutunarak çoğalan bebek pinaların, Akdeniz'de yaşanan yok olma tehlikesinin ardından yeni habitatlarda ortaya çıkması bilim insanlarını umutlandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz'e özgü, boyu 120 santimetreye ulaşabilen ve 50 yıl yaşayabilen pina, dünyanın en büyük iki kabuklu canlısından biri olarak biliniyor. Pina popülasyonu, 2016-2019 arasında tek hücreli bir parazitin etkisiyle Çanakkale Boğazı'ndan Cebelitarık'a kadar uzanan geniş coğrafyada büyük ölçüde azalarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.</p>

<p>Bu süreçte Marmara Denizi'nde sağlıklı şekilde varlığını sürdüren pinalar ise bilim insanlarınca yakın takibe alındı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi işbirliğinde yürütülen PİNA-İZ projesi kapsamında türün dağılımı ve sağlık durumu izlenmeye başlandı.</p>

<p>Saha çalışmalarının ardından gelen ihbarlar ise araştırma ekibini şaşırtan yeni bir tabloyu ortaya çıkardı.</p>

<p></p>

<p>Erdek'teki bir midye çiftliğinden gelen görüntüler üzerine bölgeye giden bilim insanları, üretim halatlarına yoğun şekilde tutunmuş bebek pinalarla karşılaştı.</p>

<p>Henüz birkaç santimetre boyundayken halatlara yerleşen pinaların kısa sürede büyüdüğü, 7 ile 16 santimetreye ulaşarak sağlıklı şekilde yaşamını sürdürdüğü tespit edildi. Yapılan dalışlarda ölü pinalara rastlanmaması dikkati çekti.</p>

<p>Bu durum, Akdeniz'de neredeyse tamamen yok olan tür için Marmara Denizi'nin kritik bir yaşam alanı haline gelmeye başladığını gösterdi. Avrupa ve Kuzey Afrika kıyılarındaki birçok ülke, Marmara'dan taşınan pina larvalarını yakalayabilmek için yoğun çaba harcarken, Marmara'daki doğal çoğalma süreci bilim insanları tarafından 'çok kıymetli' olarak değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzleme çalışmalarında yer alan Piri Reis Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı ve Erdek Dalış Kulübü Eğitmeni Osman Benli, AA ekibi ile Erdek'te pinaların midye üretim halatlarına tutunduğu alanda dalış yaparak, incelemelerde bulundu. AA muhabiri su altından anons çekerek, alandaki durumu aktardı.</p>

<p>'Midye halatlarına tutunup büyümüşler'</p>

<p>AA muhabirine açıklama yapan Prof. Dr. Sarı, yürüttükleri PİNA-İZ projesi kapsamında önce Marmara Denizi'nde pinaların dağılım haritasını çıkardıklarını, yeni katılımlar ile sağlık durumlarını izlemeye aldıklarını söyledi.</p>

<p>Sarı, 'PİNA-İZ projesini duyurduktan sonra midye çiftliklerinden, sağdan soldan 'Hocam bizim çiftlikte pina var.', 'Midye halatlarının üstüne tutundu.' şeklinde haberler gelmeye başladı. Çok ilginç geldi bize. Sonra görüntüler attılar. Gelip baktığımızda çok şaşırdık. Çünkü çok yoğun şekilde bebek pinalar, daha küçücükken gelmişler ve midye halatlarına tutunup, orada büyümüşler. Halatların üstünde çok fazla bebek pinaya rastladık, bu bizi çok heyecanlandırdı.' diye konuştu.</p>

<p>Yaptıkları su altı dalışında bazılarının 7, bazılarının 16 santime ulaştığını ve gayet sağlıklı olduklarını tespit ettiklerini aktaran Sarı, hiç ölüme rastlamadıklarını dile getirdi.</p>

<p>'Bu görüntüler bizim açımızdan çok önemli ve kıymetli'</p>

<p>Prof. Dr. Sarı, 2016-2019 yılları arasında Akdeniz'deki bütün pinaların öldüğünü belirterek, şöyle devam etti:</p>

<p>'Fransa, İtalya, İspanya, Fas, Tunus, Slovenya gibi ülkeler Marmara'dan akıntılarla o tarafa giden pinaları yakalamaya çalışıyor. Bizim burada midye halatlarımıza tutunan pinaları onlar çok büyük bütçeler ve yoğun işçilikle yakalamaya çalışıyorlar, dolayısıyla bu görüntüler bizim açımızdan çok önemli ve kıymetli. Midye çiftliklerinde bulunan bu pinaların hasat esnasında dibe tutundukları ipçikleri kopartmadan dikkatlice alıp, çiftliğe yakın uygun habitatlara bilim insanlarının rehberliğinde taşınması lazım. Böyle yaparsak sağlıklı şekilde yaşamaya devam eden pinaları geliştirmiş, korumuş oluruz.'</p>

<p>Sarı, bu bilgiler ışığında projenin devamı kapsamında hem bu çiftlikte hem de diğerlerinde takibe devam edeceklerini ve yapacakları raporlamanın ardından uygun prosedür belirlenerek, pinaların uygun alanlara taşınmasını Bakanlığa tavsiye edeceklerini kaydetti.</p>

<p>Midyelerin hasat zamanında pinalara zarar vermemek için çok hassas bir çalışma yürütülmesi gerektiğini aktaran Sarı, midye hasadından önce bu çiftlikteki pinaları alarak Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü altında Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi Daire Başkanlığının vereceği resmi izinle uygun alanlara taşıyacaklarını söyledi.</p>

<p>Midye çiftliklerine hasat öncesi kontrol çağrısı</p>

<p>Prof. Dr. Sarı, pinaların korunmasının Marmara Denizi için kritik önem taşıdığını vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>

<p>'Dünyadaki son sığınağı olan Marmara Denizi'nde pinanın sağlıklı yaşamına devam ettiğinin en güzel kanıtlarından bir tanesi bizim açımızdan. Eğer biz Marmara'yı kirletmezsek, korursak, Marmara ekosistemini güçlendirirsek, iyileştirirsek, pinalar çoğalacak. Burada çoğalan pinalar, toplu ölüme neden olan hastalıklara yenildikten sonra inanın bütün Akdeniz'e yayılacak. Buradaki pina larvaları bütün Ege'ye, Akdeniz'e yayılacak. Onun için Marmara, esasında bütün dünyanın göz bebeği, son sığınağı ve umudu, bunu korumamız lazım. Marmara'nın umudu pina, çünkü müsilajla boğuşuyor, arıtmadan denize boca ettiğimiz suları pina temizliyor, öbür taraftan da diyoruz ki Akdeniz'in umudu da Marmara çünkü pinalar burada yaşama tutundular. Buradan bütün Akdeniz'e yayılma potansiyeli var.'</p>

<p>Sarı, Marmara Denizi'nde 50'nin üzerinde midye çiftliği olduğunu belirterek, 'Bunların tahmin ediyorum ki az ya da çok hepsinde pinalar var. Midye çiftliği sahiplerine sesleniyorum. Hasat esnasında halatlarınızı kontrol edin, eğer pina varsa, dikkatli şekilde iplikleriyle toplayın, ipliklerini kopartmadan yakında uygun bir alana transfer edin. Nasıl transfer edecekleri konusunda doğrudan bana, benim ekibimdeki arkadaşlarıma ulaşabilirler.' ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Muhabir: Şaduman Türkay</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Istanbul, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/midye-ciftliklerinde-pinalar-icin-umut-veren-kesif</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/04/agency/aa/midye-ciftliklerinde-pinalar-icin-umut-veren-kesif.jpg" type="image/jpeg" length="71389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Piton kanından devrim: Yan etkisiz zayıflama ilacı yolda!]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/piton-kanindan-devrim-yan-etkisiz-zayiflama-ilaci-yolda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/piton-kanindan-devrim-yan-etkisiz-zayiflama-ilaci-yolda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, pitonların kanında bulunan özel bir bileşenin insan metabolizmasını güvenli şekilde etkileyebileceğini keşfetti. Yeni buluş, yan etkisiz zayıflama ilaçlarının geliştirilmesinin önünü açabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Araştırmacılar, pitonların beslenme sonrası metabolizmalarında meydana gelen sıra dışı değişimleri inceleyerek dikkat çekici bir bulguya ulaştı. Yapılan çalışmalarda, piton kanında bulunan özel bir bileşenin yağ yakımını hızlandırdığı ve enerji kullanımını artırdığı tespit edildi.</p>

<p>Bilim insanlarına göre bu bileşen, insan vücudunda da benzer bir etki oluşturabilecek potansiyele sahip. Özellikle kilo verme sürecinde karşılaşılan yan etkilerin önüne geçilmesi açısından bu keşif büyük önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yeni nesil zayıflama ilaçları geliştirilebilir</strong></h3>

<p>Uzmanlar, mevcut zayıflama ilaçlarının çoğunun kalp, sindirim sistemi ve hormonlar üzerinde istenmeyen etkiler oluşturabildiğine dikkat çekiyor. Piton kanından elde edilen bu doğal bileşenin ise vücut üzerinde daha dengeli ve güvenli bir etki yaratabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Araştırmanın henüz geliştirme aşamasında olduğu ifade edilirken, ilerleyen süreçte klinik çalışmalarla bu bileşenin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin netleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Bilim dünyasında heyecan yaratan bu gelişme, obeziteyle mücadelede yeni ve umut verici bir dönemin kapısını aralayabilir.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Şevval Ateş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/piton-kanindan-devrim-yan-etkisiz-zayiflama-ilaci-yolda</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/04/yilan-1.webp" type="image/jpeg" length="85674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fiber ve Mobil Abonelikte Büyük Artış: Rakamlar Açıklandı]]></title>
      <link>https://sonsoz.com.tr/fiber-ve-mobil-abonelikte-buyuk-artis-rakamlar-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://sonsoz.com.tr/fiber-ve-mobil-abonelikte-buyuk-artis-rakamlar-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’de mobil internet abone sayısının 2025 yılının son çeyreğinde 75,6 milyona ulaştığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) 2025 yılı dördüncü çeyrek İletişim Hizmetleri İstatistikleri Raporu’nu değerlendiren Uraloğlu, dijitalleşme sürecinin hız kesmeden devam ettiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Mobil Abone Sayısı 99,7 Milyona Yükseldi</strong></h3>

<p>Uraloğlu, mobil telefon abone sayısının 2025’in son çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 artarak 99,7 milyona ulaştığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sabit telefon abone sayısında ise düşüş yaşandı. 2024’ün son çeyreğinde 9,03 milyon olan abone sayısı, 2025’in aynı döneminde 8,4 milyona geriledi.</p>

<h3><strong>İnternet Aboneliği 97,4 Milyon Oldu</strong></h3>

<p>Toplam internet abone sayısının yüzde 1,1 artışla 97,4 milyona yükseldiğini belirten Uraloğlu, mobil internetin en büyük paya sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Fiber internet kullanımındaki artış da dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>Eve kadar fiber (FTTH) abone sayısı yüzde 26,7 artarak 8,6 milyona ulaştı</li>
 <li>Toplam fiber abone sayısı yüzde 22 artışla 9,8 milyona çıktı</li>
</ul>

<h3><strong>Veri Kullanımı Rekor Kırdı</strong></h3>

<p>Geniş bant internet kullanımındaki artışın sürdüğünü belirten Uraloğlu, toplam veri trafiğinin yüzde 17,1 artarak 24,2 milyon terabayta ulaştığını açıkladı.</p>

<ul>
 <li>Sabit internet trafiği yüzde 15,8 arttı</li>
 <li>Mobil internet trafiği yüzde 23 yükseldi</li>
</ul>

<h3><strong>Mobil Ses Trafiği 76,8 Milyar Dakika</strong></h3>

<p>2025’in son çeyreğinde sabit ses trafiği 1,3 milyar dakika olurken, mobil ses trafiği 76,8 milyar dakika olarak kaydedildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://sonsoz.com.tr/fiber-ve-mobil-abonelikte-buyuk-artis-rakamlar-aciklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 06:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonsozcomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonsoz-com-tr/uploads/2026/04/agency/aa/fiber-ve-mobil-abonelikte-buyuk-artis-rakamlar-aciklandi.jpg" type="image/jpeg" length="93659"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
