Rıza cini şişeden çıktı

139

Rıza Sarraf, ABD’deki tanıklığında anlattıkça anlatıyor. Cin gibi şişeden çıktı, sıra diğerlerinde ama biz işin içinden çıkamıyoruz. ABD için, İran’a yönelik uyguladığı yaptırımların nasıl delindiği, Türkiye için işin siyasetçi-rüşvet ilişkisi sorgulanıyor.

İşin rüşvet, komisyon, ambargo iddialarını bir an unutalım, İran’a petrol ve doğal gaz alım bedellerinin ödenmesi için kurulan “Çağlayan-Sarraf sistemi” Türkiye’nin çıkarına mıydı, Türkiye, bu sistemden ne kazandı, ne kaybetti, dahası ABD yaptırımlarını delmeden, zorlamadan başka yöntemlerle ödemeler yapılamaz mıydı?
ABD, yakın yıllarda İran’a değişik zamanlarda içerikli kim ağır, yaptırımlar uyguladı. Buna rağmen Türkiye, İran’la ticareti geliştirdi. Borular döşendi, petrol ve doğal gaz alındı.

ABD o zaman da ambargoyu deliyorsunuz diye Türkiye’ye karşı çıktı. Ancak yapılan ticaretti, alınan enerjiydi, ayrıca, Japonya, Çin, Hindistan İran’ın ham petrolde en büyük müşterisiydi. Bu ülkeler, ABD’nin kararlarını görmemezlikten geldiler, ticaretlerini sürdürdüler. Hem de böyle bizdeki gibi dolambaçlı, karışık yollardan değil. Sarrafın açıklamalarına bakılırsa, Türkiye benzeri bir sistemi Çin’de kurulmak istenmiş, ama iş anlaşılınca yasaklanmış.
Ayrıca, gıda ve ilaç konusunda da ABD esnek davranıyordu. Kritik soru bu zaten: Türkiye, İran parasıyla altın işlerine girmeyip doğrudan sadece gıda ve ilâç satsaydı ne olurdu? En azından bunlar hiç yaşanmayacaktı, hatta her yıl düzenli olarak 7-8 milyar dolar gelir sağlayacak, hem de ekonomisi, üreticisi kazanacaktı. Türkiye malları gönderecek, karşılığında paralar, İran’ın malum bankadaki hesaplarından ödenecekti. Üstelik ödemeler lira üzerinden yapılacağından dövize talep olmayacaktı.
Böylece ne Rıza’ya, ne rüşvette, ne sahte evraklara, duruşmalara, ayakkabı kutuları içindeki dolarlara gerek kalmayacaktı. Ambargo delindi iddiaları gündeme gelmeyecekti, üstelik İran’ın parası da bir yerde buharlaşmayacaktı, Türkiye de böyle zor duruma girmeyecekti.
Niye bu altın işine girildi, neden komisyonlar, rüşvetler, karanlık işler, karanlık tiplerle bir sistem kimin aklına geldi de kuruldu, bilinmez ama bu da yakında aydınlığa, umarız bu defa, kavuşur.

Diğer bir konu: Yine malum kamu bankası, Bağdat’la kavgaya tutuşan Kuzey Irak petrollerinin geliri için kullanılmıştı. K. Irak yönetimi, kendinse para ödemediği gerekçesiyle bölgesinde çıkardığı petrolü kendisi pazarlamaya başlamış, sağladığı gelirlerin de Türkiye’de bu bankada toplanmasını istemişti. Ancak bu sistemi fark eden ABD, baskı yaparak tüm Irak petrol gelirlerinin, ülkesindeki bir bankadaki hesaba yatırılmasını ve buradan Irak’ın talebine göre para göndereceğini açıklamıştı. Böylece bizdeki malum banka kısa süre içinde devre dışı kalmıştı.
Banka için, 2001 yılı krizinden sonrasında özelleştirilmesi için acilen çalışmalar yapılması istenmişti. Sürekli programlara alınmış, ancak ilerleyen yıllarda özelleştirilecek kuruluşlar listesinden çıkarılmıştı. Nedenini bugün yaşananlara mı bağlasak acaba?
Karar Türkiye jürisinin.