Ana Sayfa Sağlık Haberleri Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak: Kanser çağın vebası

Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak: Kanser çağın vebası

-

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, kanserde genetik faktörlere ve erken teşhise dikkat çekerek, “Kanser çağın vebası, kalp hastalıklarından sonra dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada geliyor” dedi.

Hızla artış gösteren kanser, doğrudan veya dolaylı olarak birçok insanı etkiliyor. Hastalığa dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak için her 1-7 Nisan Kanser Haftası’nda çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Kanser haftasını çok önemli bulduğunu ifade eden İstanbul Kent Üniversitesi Rektörü ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, kanserden korunmanın yöntemlerini sıralayarak dikkat edilmesi gerekenlere yönelik açıklama yaptı.

“DÜNYADA HER YIL 14 MİLYON KİŞİ KANSERE YAKALANIYOR”

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, “Kanser kalp hastalıklarından sonra dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada geliyor. Çağın vebası diye adlandırılıyor. Dünyada yılda ortalama 14 milyon kişi kansere yakalanıyor. Bu hastaların 8.2 milyonu her yıl hayatını kaybediyor. Yani önemli bir problemle karşı karşıyayız. Erkeklerde en çok akciğer ile prostat kanseri görülüyor. Kadınlarda ise meme kanseri birinci sırada yer alıyor. Dünyada her 8 kadından birinde meme kanseri ortaya çıkıyor. Bunun yanı sıra rahim, rahim içi kanseri ve sigara tüketiminin artmasıyla beraber kadınlarda da akciğer kanserinin görülme sıklığı yükseldi” diye konuştu.

KANSERİN NEDENLERİ

Risk faktörlerinin bilinip zamanında önleyici tedavilerin yapılmasının altını çizen Prof. Dr. Kavak, “Kanserin nedenleri arasında; öncelikle düzensiz beslenme, kötü sosyo ekonomik koşullar, check up programlarının düzgün izlenmemesi, genetik koşullar, yatkınlık, bir takım zararlı alışkanlıklar ki sigara ve alkol ilk sırayı alıyor” ifadelerini kullandı.

KANSERDEN KORUNMANIN YOLLARI

Genetik yatkınlığın kanserle ilişkisine dikkat çeken Prof. Dr. Kavak, “Özellikle genetik yatkınlık varsa, örneğin eğer bir kişinin anneannesinde ve annesinde meme kanser varsa bu risk 2,5 kat artıyor. Risk altındaki kişinin düzenli tarama programına gitmesi gerekiyor. Yani genetik yatkınlığı bilmek kendimizi korumak anlamında ilk önemli basamağı oluşturuyor. Takip protokollerinin buna göre oluşması lazım. Riski azaltan en önemli faktör erken teşhis. Düzenli beslenme de çok önemli, katkı maddeleri içeren gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Doğal ve işlenmemiş besinleri tüketmeliyiz. Sigara ve alkolden uzak durup, düzenli egzersiz yapmalıyız. Hiçbir şey yapamıyorsak bile haftada 4 gün tempolu yürümeliyiz” dedi.

“EMZİRME KADINLARI KANSERDEN KORUYOR”

Geç yaştaki hamileliğin kanser riskini doğrudan artıran bir sebep olmadığını belirten Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, “Meme kanseri için belki risk faktörü oluşturabilir. Çünkü meme kanseri erken doğum yapmış olan ve bebeğini uzun süre emziren annelerde daha az görülüyor. Emzirme kadınları kanserden koruyor” diye konuştu.

STRES HASTALIKLARI TETİKLİYOR

55 yaşından sonra emekliliğin erken ölüm nedenleri arasında olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, “Stres kanserin nedenleri arasında önemli bir faktör. Sporun üzerinde durmamızın en önemli nedenlerinden bir tanesi de stresi azaltıcı bir etkisinin olmasıdır. Araştırmalara göre stresle baş edemeyen insanlarda belli tür hastalıklar çok daha net ve erken ortaya çıkıyor. 55 yaşından sonra emeklilik erken ölüm nedenleri arasında. Erken emekli olanlar daha uzun süre yaşıyor. Kansere yakalanma riskini de azaltıyor. Çünkü günlük hayatlarında strese daha az maruz kalıyorlar. Şehirde yaşayanlar daha çok stresle hayatlarına devam ediyorlar. Eğer stresi azaltmak istiyorsak kendi kendimize yöntemler geliştireceğiz. Düzenli yürüyüş, diyet, yoga, pilates ve terapi gibi yöntemler önemli” ifadelerini kullandı.

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bu Haberler Kaçmaz!

Cep telefonlarından yansıyan mavi ışık uyku düşmanı

Gece saatlerinde ve sadece karanlıkta uyurken salgılanabilen melatonin hormonu da mavi ışık nedeniyle salgılanamaz hale geliyor.