PİYASALARDA PANİK HAVASI

0
10
- Reklam -

Geçtiğimiz haftanın son günü, akşam saatlerinde Merkez Bakası eski başkanı ve İYİ Parti Milletvekili Durmuş Yılmazın sözü ile tetiklenen bir panik havası esti. Herkes gece yarısı Resmi Gazete ’de yayınlanacak ve ekonomiyi derinden etkileyecek bir kararname beklemeye başladı.

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuşan Yılmaz, “Resmi Gazete’yi takip etmenizi tavsiye ediyorum” diyerek ‘teyakkuzda olunması’ çağrısı yapmıştı. Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, da Yılmaz‘ın “Bu gece Resmi Gazeteyi takip edin” dediğini aktarmış ve “Sizce ne olacak? diye sormuştu…

- Reklam -

Duayen Gazeteci Orhan Uğuroğlu’da bir tweet atarak

Bir gece ne olabilir?

Maliye ve Hazine Bakanı görevden alınabilir

Kambiyo işlemlerine kontrol gelebilir

Yeni cumhurbaşkanı yardımcısı atanabilir

MHP hükümete bakan verebilir

MHP ittifaktan ayrılabilir

Erdoğan “Erken Seçim” diyebilir

Hangisi için o gece bu gece?

Diye sormuştu…

Onlarca tanıdığım ise beni arayarak bu gece bir şeyler olacakmış, ne olacak sermaye kontrolleri gelebilir mi? Bankalardaki döviz ve altın hesaplarımıza el konabilir mi? Diye adeta panik halinde sorgu suale tabi tuttular.

Birde üstüne Resmi Gazete’nin web sitesi kilitlenince beklentiler yükseldi ve tam bir panik havası yaşandı.

Neyse ki korkulacak, ya da piyasaları etkileyecek bir şey olmadı, sabah sükûnet sağlanmıştı.

Fakat bu olay piyasalar ve vatandaşlardaki gerilimin işareti, hava puslu, kimse önünü göremiyor ve en ufak bir çıtırtıda piyasalar alarma geçiyor.

Buradan iktidar mensuplarını uyarayım bu gerilimi ve belirsizliği siz yaratıyorsunuz dünya ekonomi tarihi böyle ortamlarda alarma neden olarak kaos yaratan çok eylem gördü. Yarın öbür gün bu gerilim yayılır ve derinleşir de insanlar yahu neme lazım, ne olur ne olmaz ben dövizimi, altınımı bankadan çekeyim diye bankaların kapısına yığılırsa sistem bir anda kilitlenir ve sonuçta çöker!

Bakın böyle bir kaotik olayın yaşanması için bankalarda döviz ve altın mevduatı bulunanların büyük kısmının harekete geçmesi de gerekmez. Bunların sadece yüzde 3’lük, ya da 5’lik bir oranı harekete geçse, bankalara hücum etse dövizlerini çekip, altın hesaplarını bozdurmaya kalksa sistemin krize girmesi için yeterli olur. Böyle bir olay domino taşı etkisi yaratır ve tüm ekonomi kilitlenir!

Bunların yaşanmaması için ekonomi ve devleti yönetenlerin derhal kendilerini toparlaması söylem ve eylemlerine çok dikkat ederek paniği yatıştırması gerekir.

Bu arada bir çift lafım da AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan’a olacak; Özkan konuşmasında “Doların değeri ile ilgili  Japonya bir mukayese yapıyor mu? Japonya 114 yen olan dolar kurunu göstererek kendi ekonomisini değerlendiriyor mu?” Gibi abuk sabuk bir cümle kurmuş, herkesi kendine güldürmüştü.

Bak güzel kardeşim, sizin de iktidara geldiğiniz Kasım 2002’de 1 dolar = 122,95 yendi aradan geçen 19 yılda bu gün 114 Yen seviyesine geldi. Yani 19 yılda yen dolar karşısında epeyce bir değerlenmiş. Dahası 1971 yılında 1 doların 357 yen, 1981 yılında 216 yen ve 1990 yılında 153 yen olduğunu düşünürsen Japon parasının son 50 yılda ne kadar değerlendiğini de anlarsın. Oysa siz iktidara geldiğinizde dolar 1.67 TL, euro 1.66 TL seviyesindeydi, 19 yıl sonra bugün dolar 11,28 euro 12,65 seviyesine geldi. Ayrıca Japonya’da bu dönemde enflasyonda son derecede düşük sadece 91 körfez krizinin yaşandığı yıl 3,25’e çıkmış. İki ülkeyi kıyaslarsan ekonomi yönetimindeki başarısızlığınız kabak gibi ortadadır.

- Reklam -