Piyasalar güven sorunu yaşıyor

0
162
- Reklam -

Ticaret savaşlarıyla karışan para piyasalardan en fazla etkilen Türk Lirası oldu. Liranın daha ne kadar değer kaybedeceğini hiç kimse tahmin edemiyor. Yorumlar, beklentiler hep belirsizlik üzerine.

Eskiden bu gibi durumlarda en yetkili kişiler anında açıklama yapar, varsa alınacak önlemler anlatılır, piyasalara üstü kapalı uyarılarda bulunulur, ortalık yatıştırılırdı. Bunun adı da “güven verme operasyonu” olurdu.

Artık bu yapılmıyor. Yapmaya kalkışanlarda danışmanlar oluyor. Danışmanların yorumları da yeterli ve etkili olmuyor, hiç güven vermiyor. Zaten neden siyaseten sorumlu olan seçilmişler yerine Cumhurbaşkanı danışmanları sürekli öne çıkıp konuşurlar, anlayamıyoruz.
Liranın son 16 yıldır en fazla günlük değer kaybettiğimiz günlerde en azından vatandaşa bir şeyler söyleme, güven verme ihtiyacı hissedilmiyor. Bu olmayınca da parası alan kaçıp gidiyor. Olup bitene hep aynı pencereden bakıp aynı sözlerle cevap verildiğinde de aza inmiş güven ve inandırıcılık tamamen bitiyor.
Bu hareketlilikte “doların 3.85 üstü spekülatif” demekle nasıl güven veriliyor? Ne çıkaracağız bu sözlerden? Yani “dolar 3.85 olmalı, Merkez Bankası bu düzeye indirsin” şeklinde mi anlamamız gerekiyor? Geçmişte “dolar 3.40’ı geçmez, 3.60’dan geri döner, 3.75’den inişe geçer, hepsi spekülatif” sözleriyle “kur seviye ayarları” verilmişti ama hiç biri gerçekleşmedi, dolar aldı başını gidiyor.

- Reklam -

Dahası, “dolar 4 liranın üzerine çıktı” haberleri de yanlışmış. Evet, bizim piyasaların açık olduğunda çıkmadı ama tüm kur tabloları “bir dolar eşittir 4.03 lira” paritesini kaydetti. Japonya’daki ev kadınları bile bunu görecek, biz kalkıp “hayır efendim, dolar 4 lira olmadı” mı diyeceğiz? Ne kadar inandırıcı ve güven verici? Sonra kalkıp “ekonomimiz piyasalarımız dünya ile şöyle entegreli, böyle yoğun ilişkili, İstanbul’u finans merkezi yapacağız, yabancılar bizi yakından izliyor” diyeceğiz, ardından da “dolar 4 lira olmadı” diye konuşacağız. Bu nasıl güven vermektir?

ENFLASYON DÜŞECEKMİŞ

Diğer açıklamaları da verelim ki olup “güven sorununu” daha net görelim:
“Kurdaki oynaklık hiç önemli değil, piyasa dinamikleriyle çözülebilecek oynaklıklardır, sorun olarak görmüyorum. Türkiye ekonomisi ısınmıyor, istikrarlı ve kapsayıcı bir büyümeyi gerçekleştiriyor. Merkez Bankası piyasayı çok iyi takip ediyor, gereken her şeyi yapıyor endişeye mahal yok. Dünyanın en istikrarlı ve bütçesi, mali tarafı sağlam ülkelerden biriyiz”.

Ve en çarpıcısı: “2018’in ikinci yarısında tek haneli enflasyon göreceğiz”.
Arkadaş, şu enflasyon hayırlısıyla tek haneye düşse de kurtulsak bu sözlerden. Bu yıl enflasyonun tek haneye düşeceğini taa geçen yazdan beri dinliyoruz. Düştü mü? Şimdi umutlar bu yılın ikinci yarısında. Merak edilmesin o günler gelir, bu defa “2019’un ilk yarısında tek haneye düşecek” denilmeye başlanır.
Ekonomideki, piyasalardaki çıkmazların başında güven ve inandırıcılık geliyor. Vatandaş artık her şeyi görüyor, biliyor, izliyor, anlıyor. Siz istediğiniz kadar “dolar 4 lira olmadı” deyin, vatandaş acaba 4.5 olur mu diye hesap yapmaya çoktan başladı.
O zaman da “4.5 liranın üstü spekülatif, 4 lira olmalı” açıklamalarını duyarız. Bu döngü böyle sürer gider.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz