Sayın Cumhurbaşkanı net bir şekilde söyledi, “ Merkez bankası Başkanı defalarca uyarmamıza rağmen faizleri indirmedi, ondan dolayı görevden alındı “ Bu söylemi ve başkanın görevden alınması çok net olarak Türkiye Cumhuriyeti merkez bankasının artık özerk ve bağımsız olmadığını açık şekilde gösterdi.

25 Temmuzda merkez bankası toplantısında faizlerin indirimine kesin gözüyle bakılıyor. Fakat daha önemli olan, hangi oranda indirim gerçekleşecek?
Kimi ekonomistler en fazla 150 baz puan beklerken, kimileri ise 400- 500 puan olma ihtimaline dikkat çekiyor.

Eğer 400 puan civarı bir indirim yapılırsa doları çok yüksek seviyelere, yani 6.5 liranın üstüne çıkarmasının mümkün olacağını ifade ediyor.
Bence, faiz indiriminin asgari 600 baz puan yapılması gerekir.
Nedeni ise, Sayın Cumhurbaşkanı mevcut Merkez Bankası Başkanı’nı neden görevden aldı?
Faiz indirimini yapmadığı için ki enflasyonun suçlusunun da yüksek faiz olduğuna inandığı için.
Herkesin itirazına rağmen bu düşünceye inanıyorsa bu ayın 25’i de yapılması beklenen merkez bankası toplantısı olağanüstü toplanmalı, 600 baz puan indirimi kademeli değil, tek hamlede yapılmalıdır.

Enflasyonun yüzde 15.7 olduğuna ve ekonomi bakanı Berat Albayrak, yıl sonu itibariyle tek rakama inme sözüne inanıyorsak 600 baz puan indirim önerim hemen yapılmalı.
Evet, dolar yukarılara çıkacaktır. Bırakın çıksın çünkü çıkması şart oldu. Çünkü epey zamandır TL, dolara karşı aşırı yüksek tutuldu.

Müdahaleler sonucu eriyen döviz ve TL rezervlerimiz dip noktalara geldi. Ekonomi durma noktasında, işsizlik sosyal problemler yaratmaya başladı. Bırakın biraz piyasa hareketlenmeye başlasın. Alış veriş olsun.

Tabii ki, dolar yükselecek bununla birlikte enflasyon tabii ki artacaktır, yüksek oranda bir devalüasyon yaşanacaktır. Ama TL gerçek değerine geldiği zaman cari açık kalıcı olarak düşmeye devam eder.

İşte o an itibariyle bütçe açığı kontrol altına alınır ise ve merkez bankasının para politikasının bütçe ve harcamalar ile uyumlu olursa yükselen enflasyon kalıcı olmaz.
Beraberinde, bankaların ve şirketlerin kredi geri ödemelerine, çözüm bulunması ve bu kurumlara ek sermaye desteği sağlanması şarttır.
Devalüasyon basit anlamı ile iki para biriminin enflasyon farkıdır.
Şimdi tüm diğer etkenleri sayalım:

S-400, F 35, doğu Akdeniz problemi, İran ABD kavgası dolayısı ile petrol fiyatları, yüksek bütçe açıkları, dış borçlar, ABD-Çin ticaret savaşları, PYD, PKK, YPG ile Suriye problemi, AKP’nin içinden yeni partiler kurulması, rejim tartışması ve erken seçim iddiaları, Avrupa Birliği ve Kıbrıs sorunu ve diğerleri…

Diğer etkenleri peş peşe yazınca inanın bende korktum.
Neyse, yukarıda sıraladığınız hiç bir meselelerinin olmadığını varsayalım, devalüasyon iki para biriminin enflasyon farkıdır dedik.

Buradan hareket ile ABD’nin 2002 ile 2019 arasında yıllık ortalama enflasyon oranı yüzde 2.14 bunun yanında Türkiye’de ayni dönem yıllık enflasyon ortalama yüzde 9.16 oldu.
Kümülatif hesaplama ile bugün Türk lirasının gerçek değeri, 8.32 liradır…
Yani hiç bir dış etken olmadan sadece enflasyon farklarının bize verdiği TL’nin dolar karşılığıdır 8 lira 32 kuruş.

Matematik bunu göstermesine karşın neden dolar 5.67 lira?
Yıllarca devam eden yüksek faiz ve düşük kur politikasının bizi getirdiği nokta işte budur.
Türkiye’nin ihracat ile büyüme sağlaması mümkündür, fakat yanlış kur politikasının yani aşırı derecede değerli TL ihracata faydalı olmadığı gibi ithalatı arttırarak cari açığı körükleyen önemli etken olmuştur.

Ekonominin en temel kuralları, mutlak ve mukayeseli avantajları anlatır. Bizim petrol, gaz gibi varlıklarımız olmadığına göre mutlak avantajımız dış piyasalarda olamaz. Ancak, paramızın değeri aşırı şekilde fiyatlanmış ise mukayeseli avantajımızda yok olur.

Açıklanan 11. Kalkınma programı, daha önce ihracatta 2023 hedefi olan 500 milyar dolar olan miktarı, bugün yarı yarıya indirdi. İthalatı yavaşlatmak için, dünya Ticaret örgütü kuralları ve serbest piyasa yerine, vergiler, kotalar ve kısıtlama yolları aranır.

Japonya kalkınma yıllarında, Japon Yen’ini normal değerinin altında tutarak ihracat devi olmuş ve sanayisini büyütmüştür. ABD’nin bugün Çin ile en büyük kavgası, Çin’in parası Yuan’ı değerinin aşırı altında tutmasından dolayıdır.

En başta söylemem gerekirdi ama ancak şimdi işin kritik noktasına geldim,
Peşinen uyarıyorum, kur şoku hazırlığınız yoksa aman siz siz olun 150 baz puanla yetinin.
Evet, döviz kur şoku yaşatacaktır. Bırakın bu şoku yaşatsın, çünkü epey zamandır TL, dolara karşı aşırı yüksek tutuldu ve çıkması şart oldu.

Aman dikkat; döviz de kur şoku hazırlığınız yoksa siz siz olun 150 baz puanla yetinin.
Merkez Bankasının faiz indirimi yüksek olursa bu kur şokunu yaşayacak olan şirket ve bankalar için, yüklü miktarda yurtdışı kaynak bulmamız tabii ki gerekiyor. Eminim bu hazırlık yapılmıştır.

Facebook Yorumları

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz