Para yerine tahvil olur mu?

0
106

Memleket ekonomisi sıkıntılara girince değişik çözüm önerileri de ortaya atılıyor. En son öneri para yerine tahvil verilmesi.Önerinin sahibi Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir. Başkan, iş dünyasının devletten alacağı olan katma değer vergisi (KDV) iadelerinin tahvil veya benzeri Hazine kağıdı olarak ödenmesi teklif ediyor.

Özdebir, bu iadelerin sadece sanayicilerin alacağı olan 40 milyar lirasının beş yıllık tahvil olarak düzenlenmesi, bu tahvillerinden bankalara teminat gösterilerek yeni kredi temin edilmesinde kullanılmasını istiyor.
Tahvile dönüşecek KDV alacakları beş yıl boyunca para çevrilemeyecek ama doğal olarak bir faize veya herhangi bir kritere endekslenecek. Kağıtlar bankalara verilecek, böylece KDV alacaklarında sanayici bir anlamda devre dışı kalacak, KDV tutarlarında alacağını bankalar üstlenecek ve günü geldiğinde para çevrilecek.

Öneri yerinde ancak birçok soruyu birlikte getiriyor: Öncelikle bankalar beş yıl sonrasında para dönüşebilecek kağıtları kabul ederler mi? Kurların yarattığı hasarın boyutları karşısında tahsilat zorluğu çektiği bilinen bankalar nakit dengelerini daha da bozacak bir düzenlemeye girerler mi, başka bir deyişle beş yıl sonra nakde dönecek bir kağıda yatırım yaparlar mı, oldukça zor. Ayrıca geri kalan KDV alacakları ne olacak? Sadece sanayiciye verip geri kalen iş dünyasını bu sistem dışında tutmak mümkün olmaz. Herkes alacağını ister.
Şunu da hatırlatalım. KDV alacaklarının geri ödenmesi geçen aylarda gündeme gelmişti. İş dünyası daha sıkıntıların derinleşmediği bir dönemde yapılacak ödemelerin heyecanına kapılmıştı. Uzun süre çalışmalar yapılmış, vergi ve diğer kamu alacaklarıyla mahsuplaşma yöntemine bile gidileceği söylenirken, konu birden bire rafa kaldırılmıştı. Gerisi tam bir hayal kırklığı.
Konu Özdebir’in önerisiyle tekrar gündemde. Bugünlerde herkes bir şekilde alacağının peşine düşmüş vaziyette. Ancak bu tahvil, değerli kağıt işlerine ne devlet ne de bankalar girmez. İşin özünde nakit paraya olan ihtiyaç yatıyor.

- Reklam -

BU BORÇLAR NE OLACAK?

Nakit ihtiyacı demişken en zorlu alan kısa vadeli dış borçlar. Merkez Bankası’nın verilerine göre, bu yılın Ocak-Temmuz döneminde kısa vadeli borçlar yüzde 2.1 oranında artarak 120.6 milyar dolara çıkmış. Bu borcun 66.7 milyar doları bankalara, 53.8 milyar doları da diğer sektörlere ait.
Bu rakamlar gelecek aylarında yaşanacak dalgalanmaların habercisi. Bu tutarları ödemek için büyük bölümü için yeniden borçlanmaya çıkılacak. Belki daha uzun vadelerde ancak daha yüksek faizle para aranacak. Ya da şirket sermayelerinden karşılanacak. Sonuçta gelecek bir yıl boyunca her ay ortalama 10-12 milyar dolarlık bir tutarın dışarıya çıkacak olması demek. Ne kadarı geri gelir bilinmez. Böyle bir talep karşısında kurların gerilemesini beklemek çok iyi niyetli bir düşünce olur.
Hadi bankalar kendi imkanları ve kredibiliteleriyle bu borçları karşılayabilirler ama ya diğerleri? Başta da bir zamanlar ucuzun dövizin hayaline kapılıp dağı taşa beton döken ve bugün satamadıkları dev gökdelenlerde yalnız kalan gayrimenkul sektörü?

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz