Pandemi yerel basın üzerinde olumsuz sonuçlar doğurdu

0
114

Demokrasi İçin Medya Projesi ‘Karadeniz Bölgesi Değerlendirme Toplantısı’ düzenlendi. Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen toplantı Zoom platformu üzerinden gerçekleştirildi. Toplantıya, Karadeniz Gazeteciler Federasyonu Başkanı Erdoğan Erişen, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ersen Küçük ve Giresun Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bekir Bayram gibi isimler katıldı.

Esma ALTIN/ANKARA

Gazeteciler Cemiyeti’nin önderliğinde düzenlenen ve Karadeniz bölgesindeki gazetecilerin sorunları, yerel basının yaşadığı sıkıntılar ile basın ve ifade özgürlüğü konularının ele alındığı Demokrasi İçin Medya Projesi “Karadeniz Bölgesi Değerlendirme Toplantısı”na pek çok önemli isim katıldı. Toplantıda; “Basın özgürlüğü insan hakları hiçbir zaman bir ülkenin tek başına yapabileceği bir şey değildir. Sorunları problemleri ne kadar uluslararası boyutlara taşıyıp anlatırsak o kadar çözüm yolu bulabiliriz.” mesajı verildi. 

ANADOLU BASINININ SORUNLARI ELE ALINDI

Basın ve ifade özgürlüğü konularını vurgu yapılan toplantıda Karadeniz bölgesinde Anadolu basının sorun ve sıkıntılarına dikkat çekildi. Aynı zamanda Türkiye Gazetecileri Konfederasyonunun çalışma ve desteklerinin de ele alındığı toplantıda basına ilişkin yasal düzenlemelerin nasıl olması gerektiği ile ilgili konular tartışıldı. Karadeniz bölgesinde Anadolu basının zor durumda olduğu ve bu durumun pandemi ile daha da arttığı ifade edildi. Ayrıca radyo ve televizyonların sorunları, özellikle maddi anlamdaki sıkıntılara değinildi. Bu anlamda da bir yasa boşluğu olduğu belirtildi. Karadeniz bölgesindeki bültenlerin ve haberlerin tek bir kalemden çıkmasının sorunlara neden olduğu kaydedildi.

Özellikle pandeminin yerel basın üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğu ileri sürüldü. Bu konu ile ilgili; “Pandemi nedeni ile gazetelerin abonelik sistemi ile girdiği çay ocağı, berberler gibi yerlere artık gazeteler sokulmuyor. Resmi ilan da kanun ile konulmuş bir hak ancak resmi ilanların yüzde 50’si hala kaçıyor durumda. Bu da yerel basının üzerine inen ayrı bir yük. Kısa çalışma ödeneği de bir rahatlama olmuştu ama bu da kalkınca yerel basına ayrı bir sorun daha oluşacak. Bölge yerel basın açısından ciddi bir sıkıntı içerisinde. Bu noktada herkesin bir B planı hazırlaması gerekiyor. Gazeteciler cemiyetinin yaptığı proje herkes için bir umut oldu. Anadolu yerelde gazeteci ve gazete sahibi olmak çok meşakkatli. Bununla birlikte çok sorunlu ve sıkıntılı. Düşük tirajlar azalan ilan gelirleri, artan kağıt maliyetleri özel ilan veren reklam veren firmalar azaldı. Bundan dolayı gazetelerin gelirleri iyice düştü. Kağıt ve baskı malzemeleri çok yükseldi. İş yerleri kapalı olduğu için tirajlar düştü. Anadolu’da çok eski gazetelerin kapanma noktasına geldiği bazılarının kapandığı biliniyor. Bununla birlikte birçok gazeteci işsiz kaldı. 11 bin 150 gazeteci işsiz. Bunu yanında 12 bin gazeteci yargılanıyor 91 gazeteci cezaevinde. 71 tane iletişim fakültesi açılmış bunun  bir planlaması olmalı. Bu kadar işsiz gazeteci varken bu kadar iletişim fakültesi açılması doğru mu? Giresun’daki yerel gazetelerin kendilerini savunacakları bir sendika yok. Hem gazete sahiplerinin hem de gazetecilerin haklarını savunmak için cemiyetler olarak mücadele ediyoruz.” denildi. 

İNTERNET MEDYASINA DİKKAT ÇEKİLDİ

Herhangi bir gazetecilik geçmişi bulunmayan ve ilgisi olmayan bir alanda internet üzerinden habercilik yapan sitelerin eleştirildiği toplantıda şunlar dile getirildi; “İnternet medyasının büyük bölümünü gerçek gazeteciler yapmamaktadır. İnternet medyası da ayrı bir sorun. Kendine bir internet sitesi açıdan ben haberciyim diyor. Gelirlerimizin yükselmesi için internet medyasını ele almamız lazım ilk olarak. İyi internet siteleri var bunların dışında işi gazetecilik olmayan bir çok insan internet sitesi açıyor. O yüzden ilk önce bu sorunu çözmemiz lazım. Eğer bu sorun çözülürse reklam pastasında da ciddi bir yükselme olacaktır. İnternet yasası çıkarılması ihtiyacı iletildi. Bu konuda hazırlıklar başladı. İlk önce bir alt komisyon kuruldu. Çeşitli kesimlerin olduğu arkadaşlar dinlendi. Mecliste bir 10 ay kadar çalışma sonunda tüm siyasi partilerin kabul edileceği bir internet yasayı taslağı hazırlandı. İnternet gazeteciliği ile ilgili en önemli sorun sahiplik sorunu. İnternet yasasında birincil sorunun müesseseleşememe olduğunu gördük. Bir internet sitesi açmak profesyonel bir yapı haline getirilmeli. Muhataba alınacak bir şirket ve belirli sayıda gazeteci çalıştırıyorsa hakları ne ise verilmeli. Ama şu anda internet gazeteciliği yasasız bir şekilde topluma zarar vermekte ve kişisel hakları ayaklar altına almaktadır. Bu konudan gerçek anlamda internet üzerinden gazetecilik yapanlar da şikayetçi. İnternet başka dallardan emekli olmuş kişilerin yürütebileceği bir mecra değildir. Bu mecranın kurumlaşması lazım. Bu nedenle bir internet yasası şarttır.”

İnternet basının düzenlenmesine yönelik yasa çalışmalarının yürütüldüğü ifade edildi. Buna yönelik şunlar aktarıldı; “Önümüzdeki dönemlerde basın kanun için yenilikle planlanıyor bunda da internet medyasına yönelik düzenlemeler yapılacak. Gazetecilik tanımı dahil basın kanunda çok eksiklikler var. Elektronik medyanın hiçbir şekilde regüle edilmemesi. Gazetecilerin haklarını sorumluluklarına yönelik bir adım atılmadı. Hem gazeteciliğin hem de interneti de kapsayacak ama aynı zamanda hak ve sorumlulukları net bir şekilde ortaya koyacak, devlet yardımları gibi basın ilan gibi çeşitli yollardan yapılan yardımların regüle edilmesi gibi bir bütünlüklü yasa üzerinde duruldu. Yaza kadar böyle bir çalışmayı bitirip değerlendirmeye sunulması hedefleniyor. Yasa yapıcıların önüne sektörden gelen bir fikir koyma amacı ile bu yola çıktık. Basın yasası ve içinde neler olmalı üzerine tartışmalar olacaktır.” İnternet medyasının kesinlikle kurumsal bir hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bu şekilde gazetecilerin de iş bulabileceği birer kurumsal yapının var olacağı dile getirildi. Yasası olmayan hiçbir yerde disiplin olamayacağı bundan dolayı internet medyasının bir yasa ile düzenlemeye girmesi vurgulandı. Bu konu ile ilgili siyasi aktörlerin de bir an önce gerekli düzenlemeleri kabul edip harekete geçmeleri savunuldu.

‘TÜRKİYE’NİN HABER ÇÖLLERİ’ ORTAYA KONULDU

Journo tarafından hazırlanan ve 24 Şubat 2021 tarihinde yayınlanan “Türkiye’nin haber çölleri” çalışması ile ilgili bilgiler aktarıldı. Bu çalışma kapsamında haberlerde hangi ilçeler daha fazla hangilerinin daha az geçtiği, özgün haber sayısı ve özgün haberlerin hangi ilçelerde daha fazla hangilerinde daha az kopyacılık haberciliğinin etkin olduğu ortaya konulduğu belirtildi. Bun anlamda şunlar kaydedildi; “Karadeniz üzerinden bakıldığında; Karadeniz’in kıyı ve iç kesimlerinde daha fazla haberin üretildiği tespit edildi. Yan yana olan iki şehir arasında haber üretimi açısından büyük farklılıkların olduğu görüldü. Yine aynı şekilde İç Anadolu’da da yan yana iki şehir arasında aynı durum gözlemlendi. İkinci haritada da nüfusa göre bir değerlendirme ele alındı. Bu konuda Batı Karadeniz daha iyi bir durumda gözüküyor. Normalde çok az haber geldiği görünse de nüfusa oranına bakıldığında nispeten fazla haber olduğu anlaşılıyor. Bir sonraki aşamada nerede özgün haber üretiliyor konusuna baktık. Bununla ilgili aldığımız sonuca göre Türkiye genelinde aldığımız haberlerin yüzde 85’inin özgün değil kopya olduğu görüldü. Bu konuda özellikle yerel medyada durumun kötü olduğu söylenebilir. İç Anadolu’nun kuzeybatı ile Marmara bölgesinin güneydoğusunda Karadeniz’e kadar uzanan bölgede daha yüksek sayıda özgün haber olduğu görüldü. İç Anadolu’nun belirli ilçeleri, iç egenin belirli ilçeleri ve Güneydoğu Anadolu’nun haber çölleri coğrafyası açısından geride olduğu tespit edildi.”

Türkiye dijital medya raporu IPI’ye değinildi. 28 yaygın ve yerel medya kuruluşunun incelendiği bu çalışmanın; ele alınan kuruluşların dijital etkileşimleri, kapasiteleri ve erişebilirliklerinin ana akım medyası ile karşılaştırıldığı bir çalışma olduğu ifade edildi. Anketler ve derinlemesine görüşme yöntemlerinin kullanılarak gerçekleştirildiği çalışmada yerel medyada azalan bir rekabetin olduğu, gazetelerin birleşimi ya da kapanması nedeni ile çok az sayıda yayıncının kalmasının tespit edildiği söylendi. Rekabet eksikliğinden kaynaklanan başka b problemlerin de var olduğu dile getirildi. Yerel yayıncıların genel olarak reklam gelirlerinde besleniyor oldukları, bunun aksine yaygın medya kuruluşlarının daha farklı gelir kaynakları edindikleri aktarıldı. Yerel medya için sosyal medyanın daha önemli olduğu kaydedildi. Okur ile etkileşim konusunda yerel medyanın yaygın medya kuruluşlarına nazaran daha geride kaldığı belirtildi.

Yine işsiz gazetecilerin çalışmaya devam edebilmeleri için telifli haber desteği uygulaması açıklandı. Bu uygulama ile haber başına işsiz gazetecilerin çalışmaya devam edilmesi, üretmeye devam edebilmesi, bölgelerindeki sorunları dile getirmeyi sürdürebilmesi amacı ile haber başına telif alabileceği Journo gibi bazı yayın organlarından bahsedildi. Bu telifli destek programında genel olarak serbest gazeteciler ile birlikte çalışıldığı aktarıldı. Bu uygulama ile ön başvuru yapıldıktan sonra haber metninin gönderildiği, bu haber metninin Gazeteciler Cemiyeti’ne ait 24 Saat gazetesinde yayınlandığı, bu işlemler sonrasında da metnin sahibi gazeteciye telif ücretinin ödendiği kaydedildi. Öncelik kaşeli çalışan, serbest çalışan gazetecilerin olduğu belirtildi. Şu ana kadar 405 haber yayınlandığı ve yaklaşık 30 bin Euro telif ödendiği ifade edildi.

‘BASIN MENSUPLARI RİSK GRUBUNDA’

Pandemi sürecinde gazetecilerin sürekli olarak bir fiil çalıştıklarına dikkat çekildi. Bu anlamda gazetecilerin riskli bir meslek grubu olduğu savunuldu. Aşılama uygulamalarında öncelikli grubun sağlık çalışanları olmasının yanında gazetecilik meslek gruplarının da öncelikli sırada olması gerektiği talep edildi. Gazetecilerin sürekli dışarıda, kalabalık ortamlarda çalışması nedeni ile aşılama sürecinde öncü gruplara dahil edilmesinin önemine vurgu yapıldı. Korona Virüs vakaları ile sağlık çalışanları gibi birebir olmasa da temas halinde bulunulması dile getirildi. Bunun dışında kalabalık toplantıların, basın açıklamalarının olduğu mekanlara gidilmesinin ayrı bir risk arz ettiği öne sürüldü. Bir gazetecinin Korona Virüs bulaşını kapması bu virüsü birçok yere ve kişiye yaymasına neden olabileceği belirtildi. Bunun sebebinin de gazetecilerin sürekli farklı mekan ve ortamlarda farklı insan ve insan grupları ile muhattap halinde olması gösterildi.

Aşı konusunda hem Sağlık Bakanlığı ile hem de siyasi parti grup başkan vekilleri ile görüşmeler yapıldığı ifade edildi. Bu açıdan ikinci parti aşılama uygulamalarında basın mensuplarına öncelik tanınacağının belirlendiği kaydedildi.

Son olarak, katılım sağlayanlar, sorunlarını dile getirebildikleri için teşekkürlerini sundu ve toplantıya son verildi.