ÖZTRAK: FAİZLERİ İNDİRMEYE DEVAM EDECEĞİNİ İLAN EDEN TEK ÜLKEYİZ

0
170

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, ekonomide yaşanan son gelişmeler ve yeni asgari ücret ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Esma ALTIN- CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, ülke ekonomisinde yaşanan dalgalanmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomik sıkıntıların yanında bir güvensizlik havasının da baş gösterdiğini iddia eden Öztrak; “Milli paramız, dünyanın tüm para birimleri karşısında pul oluyor. Milletin yıllarca çalışıp, biriktirdiği alın teri heba ediliyor. Milli varlıklarımızın değeri beş paralık oluyor. Yunanistan’dan, Bulgaristan’dan gelenler eriyen milli paramızın kaymağını yemek için Edirne’yi, Kırklareli’ni, Tekirdağ’ı işgal ediyor. Limanlarımız, elde kalan son stratejik tesislerimiz görücüye çıkarılıyor. Elde kalan bu son milli varlıklarımıza, batan geminin malları muamelesi yapılıyor. Koskoca ülkemiz 1 milyoncu mağazasına çevrildi.” dedi.

‘ÜLKEMİZ 1 MİLYONCU MAĞAZASINA ÇEVRİLDİ’

- Reklam -

Döviz kurundaki yüksek artışlar nedeniyle Türk Lirası’nın değer kaybettiğini, bu nedenle komşu ülkelerden alışveriş için Türkiye’ye gelindiğini anlatan Öztrak, sözlerine şöyle devam etti; “Görülmemiş bir güven krizini ve çok ağır bir ekonomik buhranı yaşıyoruz. Milli paramız, dünyanın tüm para birimleri karşısında pul oluyor. Milletin yıllarca çalışıp, biriktirdiği alın teri heba ediliyor. Milli varlıklarımızın değeri beş paralık oluyor. Yunanistan’dan, Bulgaristan’dan gelenler, eriyen milli paramızın kaymağını yemek için Edirne’yi, Kırklareli’ni, Tekirdağ’ı işgal ediyor. Limanlarımız, elde kalan son stratejik tesislerimiz görücüye çıkarılıyor. Elde kalan bu son milli varlıklarımıza batan geminin malları muamelesi yapılıyor. Koskoca ülkemiz 1 milyoncu mağazasına çevrildi. Memlekette iki tür kuyruk peyda oldu. İlkinde ucuz ekmek için karda kışta saatlerce bekleyen bu ülkenin evlatları. Diğerinde Türk Lirası pul olduğundan marketleri yağmalamak için Bulgaristan’dan gelenlerin kuyruğu. Tıpkı bayrak gibi, tıpkı milli marş gibi, ülkemizin güç ve itibarının simgesi milli paramızla, Arap turistler sosyal medyada alenen alay ediyor. Yalan yanlış kararlarının ağır faturası ülkemize çıkıyor. Bedelini de milletimiz ödüyor. Milli bayrağımız gibi, milli marşımız gibi, bağımsızlığımızın simgesi milli paramız tepe taklak düşüyor. Millete şimdi masallar anlatıyorlar. Biz değil, dünya kötü diyorlar. O da olmazsa,  dış güçler ekonomimize operasyon çekiyor diyorlar. Dünya bizden kötüyse, Amerika battıysa, neden paramız Amerikan doları karşısında yılbaşından bu yana yüzde 58 değer kaybetti?  Almanya, Fransa, Avrupa perişan ise neden Türk Lirası, Avro karşısında son bir yılda yüzde 54 değer kaybetti? Dünya bizden kötüyse, esas Dolar, Avro bizim paramız karşısında değer kaybetmeliydi. Sorun dışarıda değil, sorun içeride.”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)’nın döviz rezervleri hakkında konuşan Öztrak, rezervlerdeki açığı kapatmak için kendine ait olmayan rezervleri satmaya devam ettiğini belirterek şunları aktardı; “Şu anda Merkez Bankası’nın kasasında kendine ait tek sent yok. 10 Aralık itibariyle,  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz kasasında, 38 milyar 781 milyon dolarlık açık var. Merkez Bankası, kendisine ait olmayan rezervleri satmaya devam ediyor. Son iki haftada piyasaya 10 milyar dolar satıldı. Dibi delik kovaya yine su boşaltıldı. Türk Lirası kar gibi erimeye devam etti. Hata bir kez yapılırsa hatadır. Hata tekrarlanırsa bu bir tercihtir veya yapılan alenen bir tezgâhtır.  Çünkü böyle büyük bir yıkımı, bu şiddette gerçekleştirmek, ancak özel bir gayretle mümkündür.”

‘FAİZLERİ İNDİRMEYE DEVAM EDECEĞİNİ İLAN EDEN TEK ÜLKEYİZ’

ABD Merkez Bankası’nın faiz oranlarını artıracağını dair yaptığı açıklamaya dikkat çeken Öztrak, şunları ifade etti; “Aklı başında hiç kimse yüksek faizden hoşlanmaz. Ama enflasyon almış başını giderken, faizler de emirle indirilmez. Dünya üzerinde resmi enflasyonu yüzde 30’a yükselirken, faizleri indirmeye devam edeceğini ilan eden tek ülke biziz. Yetmez gibi ABD Merkez Bankası, parasal sıkılaştırma takvimini açıkladı. Faizleri artıracak. İngiltere Merkez Bankası faiz artırmaya başladı bile. Yani ucuz para dönemi bitiyor. Bu arada bize benzer ekonomilerin hepsi de ya faizlerini artırdı ya da artırmaya hazırlanıyor. Bu yıl içerisinde; Brezilya politika faizini yüzde 2’den yüzde 9,25’e çekti. Rusya yüzde 4,25’den yüzde 8,5’e çekti. Meksika yüzde 4’den yüzde 5,5’e çekti. Elbette hepimiz faizlerin düşmesini isteriz. Ama rüzgâra karşı tükürmeye kalkarsanız, o tükürük yüzünüze yapışır.  Ekonomik dengeleri bozmadan,  iktisat bilimi içinde faizleri düşürmenin yolu ve yöntemi bellidir. Çözüm, iktisat bilimi içinde aranmalıdır.”

Faizlerin düşürülmesi için enflasyon beklentilerinin ve risk priminin düşürülmesi gerektiğini belirten Öztrak, şunları söyledi; “Eylül başında ülkemizin kredi risk primi 359 iken, şimdi 522’ye sıçradı. Hem enflasyon beklentileri hem de risk primi sıçradı. Türk Lirası’nın para olma fonksiyonları yok edildi.  Şu anda Türkiye ekonomisi için en önemli şey, döviz kurunda aşırı oynaklığı ve ekonomide istikrarsızlığı sonlandırmaktır.  Ülkemiz şu anda organize bir kötülükle karşı karşıyadır. Bunun hemen durması gerekir. Ama bu da yetmez, ülkede kaybolan güveni geri getirmek için, milletin hakemliğine başvurmak, sandığı milletin önüne getirmek tek çaredir. Bu ortamda yurttaşlarımız, paralarının satın alma gücünü korumak için, haklı olarak dövize koşuyor. Bankalardaki mevduatın yüzde 64’ü yabancı para mevduata döndü.”

‘BÖYLE BİR DOLARİZASYONU NE 1994 KRİZİNDE NE 2001 KRİZİNDE GÖRDÜK’

Yaşanan döviz krizinin daha önce Türkiye tarihinde görülmemiş bir olay olduğunu iddia eden Öztrak, şunlara dikkat çekti; “Biz böyle bir dolarizasyonu ne 1994 krizinde ne 2001 krizinde gördük. Döviz piyasasında o kadar büyük oynaklık yaratıldı ki, kimse fiyat belirleyemiyor. Bugün malını satan esnaf, yarın aynı malı rafa koyamıyor. Satmamak, satmaktan daha kârlı hale geldi. Tedarik zinciri tamamen koptu. İşte kış geldi. Kar başladı. Piyasada kışlık lastik yok. İki ay önce parası verilip sipariş edilen lastiklere, sipariş iptali geliyor. Millet şu soğukta balkonunu camla kaplatmak istese, küçük bir servete mal oluyor. Bugün son model bir akıllı cep telefonu almaya kalksanız,  Türkiye’deki fiyatı 31 bin 999 liradan başlıyor. Aynı telefon Almanya’da bin 249 Avrodan satılıyor. Almanya’da asgari ücret bin 585 Avro. Asgari ücretle çalışan bir Alman genci bir aylık maaşıyla, son model bir akıllı telefon alabiliyor. Üstüne de parası kalıyor. Türkiye’de net asgari ücret 4 bin 253 lira. Brüt asgari ücret, 5 bin 4 lira. Benim ülkemin genci, asgari ücretle çalışacak bir iş bulabilirse, aynı telefonu 6 ay çalışsa da alamıyor. Bir Alman gencinin 6 telefon alacağı sürede, bir Türk genci tek bir akıllı telefon alamıyor. İşte ülkemizde gençlerin, emeğin ve emekçinin hali bu.”

Asgari ücrette gelir ve damga vergilerinin kaldırılmasına da değinen Öztrak, şu ifadeleri kullandı; “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı; ‘Tüm işçilerin ücret gelirlerinin, asgari ücrete kadar olan kısmından, gelir ve damga vergileri kaldırıldı’ demişti. Ama Meclis’e yeni gelen teklifte böyle bir düzenleme yok. Sadece brüt asgari ücreti geçmeyen ücretler, gelir ve damga vergisinden istisna ediliyor. Ücreti, brüt asgari ücretin üzerinde olanlarda, asgari ücrete kadar olan kısma istisna getirilmiyor. Gelir ve damga vergisi aynen tahsil ediliyor. Sadece vergiden sonraki ücret, net asgari ücretin altına düşerse, aradaki fark net asgari ücrete tamamlanıyor. Bu düzenlemeyle, asgari ücrete yakın ücret alanlarla ilgili ayda asgari ücret dışında, fazla mesai ve sosyal ödenek alanlar ciddi bir kayba uğrayacaktır. Fazla mesainin, sosyal ödeneklerin, ikramiyelerin önemli bir bölümü, vergiye gidecektir. Mevcut ücretler aşağıya çekilecektir.  Asgari ücret tek tip ücrete dönüşecektir. İşçilerin çok ciddi kıdem ve emeklilik aylığı kayıpları olacaktır. Bu haliyle bu düzenleme, ülkemizde iş barışını bozar. Ücret adaletini ortadan kaldırır. Ekonomide kayıt dışılığı artırır.  Elden, açıktan maaş ödemeleri artar.”

‘SÖZ KONUSU 84 MİLYONUN KADERİ VE 800 MİLYAR DOLARLIK BİR EKONOMİ’

Ekonomide yaşanan olumsuz gidişattan dolayı hükümete yakın kuruluşların bile eleştirme düzeyine geldiklerini söyleyen Öztrak, şunları ekledi; “TOBB, TÜSİAD, İstanbul Sanayi Odası Başkanları, ekonomideki akıl dışı gidişi mahcup da olsa eleştirmeye başladı. Ülkeyi yönetenlere düşen görev, bu eleştirilerden yeni husumetler çıkarmak değildir. Eleştirilere önyargısız kulak vermektir. Çünkü Türkiye ekonomisi, üzerinde kumar oynanacak, ya tutarsa denilerek üzerine elbise biçilecek bir ekonomi değildir. Söz konusu olan 84 milyonun kaderi ve 800 milyar dolarlık bir ekonomidir. Böyle giderse Türkiye gelecek yıl, 800 milyar dolarlık bir ekonomi de olamayacaktır.  Dolayısıyla milletin, emekçinin, emeklinin, çiftçinin, esnafın, iş dünyasının kaygılarına kulak verilmelidir.”

Ülkedeki olumsuz havanın giderilmesinin seçim ile mümkün olabileceğini iddia eden Öztrak; “Biz her gün insanlarımızla beraberiz. Milletimizin hali ortadadır. Sıkıntılar çok büyüktür. Milletimiz artık en kısa sürede, sandığın önüne gelmesini beklemektedir. Ülkedeki güven bunalımını aşmanın başka bir yolu yoktur. Sandık; döviz piyasasına da,  faize de yapılacak en etkili müdahaledir.” şeklinde konuştu.

- Reklam -