1. Özgürlüğe Kalkan Vapur – GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER!

Osmanlı Devleti, birinci ve ikinci Balkan savaşlarıyla Birinci Dünya Savaşı’nda ağır yenilgiye uğradı, topraklarının büyük bölümünü kaybetti.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi bir zamanların cihan imparatorluğunu, itilaf devletleri yani savaşın galipleri olan İngiltere, Fransa ve İtalya karşısında bir sömürge konumuna getiriyordu. Özgürlüğe Kalkan Vapur yazı dizisi!

Mütarekenin başlıca maddeleri şöyleydi:

  • İstanbul ve Çanakkale boğazları itilaf devletlerinin kontrolüne geçecektir.
  • İtilaf devletleri güvenliği için gerekli görmesi halinde Osmanlı ülkesinin istediği yerlerini işgal edecektir.
  • Osmanlı ordusunda yoğun bir terhis ve silahsızlandırma uygulaması başlatılacak, silah ve cephaneler koruma altındaki depolara kaldırılacaktır.

Mustafa Kemal, böylesine kritik bir dönemde hükümet yetkilileriyle görüşmeler yapmak üzere 13 Kasım 1918’de trenle İstanbul’a, Haydarpaşa Garı’na geldi ve Rumeli tarafına geçmek için bir kayığa bindi.

Kayık, İstanbul’a işgal için gelen itilaf devletlerine ait 100’e yakın savaş gemisinin arasından geçerken, Mustafa Kemal kaygılı gözlerle o gemilere baktı ve yanındaki Cevat Abbas’a kararlı bir biçimde şöyle dedi:

“Geldikleri gibi giderler!”

Mustafa Kemal Atatürk
İtilaf devletlerine karşı başlatılan büyük direncin, özgürlük mücadelesinin, kurtuluş savaşının ilk işaret fişeği işte bu sözlerdi.

İstanbul’da devlet yetkilileri arasında başta Padişah Vahdettin olmak üzere derin bir umutsuzluk vardı.

Kimileri, İngiliz sömürgesi olmayı kabul etmeleri gerektiğini, başka çareleri kalmadığını ifade ediyordu.

Ordu ardı ardına girdiği büyük savaşlarda yenilmiş, büyük kayıplar vermişti. Halk bir yandan yoksulluktan, diğer yandan işgal kuvvetlerinin acımasızlığından bitap düşmüştü.

İçinde bulunulan vahim durumu değerlendiren Mustafa Kemal, İstanbul’da bir kurtuluş hareketinin başlatılamayacağını, Anadolu’ya çıkmak gerektiğine karar verdi.

Padişah Vahdettin’in onu 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’da görevlendirmesi işte bu kararın ardından geldi.

16 Mayıs 1919’da Samsun’a hareket etmek için hazırlıklarını sürdüren Mustafa Kemal, 15 Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edildiği haberiyle sarsıldı.

BU DİZİDE NELER VAR?

BAŞLARKEN

19 Mayıs 1919 tarihimizin en anlamlı günlerinden biridir.

İşgal altındaki ülkeyi kurtarmak için Mustafa Kemal’in başlattığı büyük mücadelenin ilk önemli adımıdır.

Mustafa Kemal, Nutuk’a, “1919 yılı Mayıs’ının 19’unda Samsun’a çıktım” diye başlayarak bu günün tarihimizdeki özel yerini çok net biçimde vurgulamıştır. Dahası, 19 Mayıs’ı doğum günü olarak nitelendirmiştir.

Bu yazı dizimizin okuduğunuz bu ilk bölümünde, 1919 yılı Mayıs’ında ülkenin içinde bulunduğu genel durum anlatıldı.

İkinci bölümde, Mustafa Kemal’in bir grup arkadaşıyla birlikte 16 Mayıs 1919’da Samsun’a gitmek üzere Bandırma Vapuru’na binişi, yaptığı maceralı yolculuk ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basışının öyküsünü dile getireceğiz.

Üçüncü bölümde, işgalci güçlerle yapılacak mücadelenin stratejisinin belirlemek için Amasya, Erzurum ve Sivas’ta yapılan toplantıları inceleyeceğiz.

Dördüncü bölümde ise Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi ve Millet Meclis’inin açılışına bakacağız.

Özgürlüğe Kalkan Vapur yazı dizisi görseli – Nuri Kayış

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin