ÖZGÜR SANATÇILAR DERNEĞİ, SANATÇILARI VE SANATSEVERLERİ BİR ARAYA GETİRDİ

0
11

Özgür Sanatçılar Derneği, pek çok şair, yazar ve müzisyeni bir araya getirdiği etkinlik ile sanatseverler ile buluştu. Yazar ve şair sanatçılar kitaplarını imzalayarak okurlarına takdim ettiler.

Esma ALTIN/ANKARA

Özgür Sanatçılar Derneği, yazar, şair ve müzisyen pek çok sanatçıyı imza günü etkinliğinde bir araya topladı. Şiir ve müzik dinletileri ile katılımcıların hoş saatler geçirdiği etkinlikte Özgür Sanatçılar Derneği Başkanı Arzu Kök, etkinliğin amacına yönelik; “Böylesi etkinlikler sanatçıları ve sanatseverleri bir araya getiren, kaynaştıran, bir yapan şeylerdir ki bu anlamda çok da önemlidir. Biz de bu nedenle böylesi bir etkinliğe ve sonrasında pek çok etkinliğe imza attık, atacağız. Biz inanıyoruz ki dünyayı şiir ve türküler kurtaracak, ayakta tutacaktır. Bu nedenledir ki dilimizden bu ikisini eksik etmemeliyiz.” dedi.

- Reklam -

‘BU DERNEĞİN ÜYESİ OLMAK BİR AYRICALIKTIR’

Etkinlik başlamadan önce dernek hakkında kısaca bilgi veren Özgür Sanatçılar Derneği Başkanı Kök şunları kaydetti; “Özgür Sanatçılar Derneği üç beş kişinin bir araya gelerek kurmuş bir dernek olmanın ötesinde bir şey. Kişisel hiçbir şeye tenezzül etmeden ve gerçekten bugün için zora koşulmuş, çevresine duvarlar örülmüş bir topluma o koca hapishane duvarlarından bir delik açıp soluk yolu açmak bizim derdimiz. Çünkü o duvarların arkasına ve soluksuzluğa tıkıştırılmaya çalışıyorlar ve biz bunu ilk adımda duyumsayanlardanız; çünkü düşünmek gibi bir yeteneğimizin ayrımındayız, toplumsal ödevlerimizin ayrımındayız, ‘ben’ kibriyle yaşanamayacağını ve canlı yaşamımızın bu ‘ben’ kibri ile onulmaz ölçülerde kirleneceğini biliyoruz. Yolculuğumuz, benim yolculuğum değil, bizden sonra geleceklere ayak izleri bırakma yolculuğudur. Her sabahın yeni bir gün olduğu gibi bugünü de gelecek yenilerin başlangıcı olarak görmemiz gerekiyor. Hiçbir ön yargıya ve kaprise gerek duymaksızın koyduğumuz her yeni tuğlanın değerli olacağını düşünüyor ve sırası gelenin yeni tuğlalar koyması için harcı hazırlamakla görevli olduğumuzu biliyoruz. Özgür Sanatçılar Derneği, evrensel bir kaygıyla yola çıktığı için kimsenin “benim” diyeceği kadar özel bir mülkiyet asla değildir. Bu dernek yaşayacaksa ki yaşayacak, kişiler üzerinden değil evrensel değerler üzerinden yürüyecektir. Bugün bunları benim söylüyor olmam, yarın hiç tanımadığım yeni insanların konuşmalarını dinliyor olmamın garantisidir. Tüm bunlar nedeniyledir ki Özgür Sanatçılar Derneği üyesi olmak bir ayrıcalıktır. Derneğimizde yazarlarımız, şairlerimiz, müzisyenlerimiz, ressamlarımız, tiyatrocularımız var ve bizler birlik bilinci içerisinde Özgür Sanatçılar Derneğini Ankara yeniden kültür ve sanatın başkenti oluncaya değin sürdürecek, etkin halde tutmaya kararlıyız.”

Derneğin hangi amaçları gözeterek kurdukları ve ne gibi faaliyetleri olduğundan da kısaca söz eden Kök şunları dile getirdi; “Sanatçının ve toplumun özgürlüğü bu derneğin kuruluş nedenidir. Toplumumuzdaki değerler kaybının gelecekle buluşması, gün yüzüne çıkması, sevinç haline dönüşmesinin özlemidir. Halkların, özgürlüğün sesi, sanatçıların özgür olmasından geçer. Evreni evren yapan insanın, sanatsız yaşaması kendi yaprağını sarartmasıdır. Özgürlüğü, insanlığı ve onların yarattığı bütün güzellikleri kucaklamanın merkezi olarak buradadır. Burada kalmaya da devam edecektir. Derneğimizin iki yıllık bir geçmişi var. Pandemi öncesi ve sonrası çok önemli etkinlikler imza attık. Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşam öyküsünün anlatıldığı Bu Benim Davam isimli, merhum kurucu üyelerimizden Harun Ünlü’nün yazdığı tiyatro oyununu sergiledik iki ayrı salonda. Özgür Sanat isimli bir dergi çıkarıyoruz. Yakında kurmayı planladığımız bir de radyomuz olacak. Daha geniş kitlelere ulaşacağız bu sayede.”

‘BU TARZ ETKİNLİKLER SANATSEVERLERİ BİR ARAYA GETİRMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİDİR’

Dernek bünyesinde gerçekleştirilen etkinliğe dernek üyesi pek çok yazar ve şair katıldı. Yazar ve şairler imza günü etkinliği ile okurları ile bir araya geldi ve eserlerini takdim etti. Aynı zamanda şiir ve müzik dinletisi ile katılımcılar hoşça vakit geçirdi. İmza gününde imzacı yazar ve şairler Ali Doğan, Arzu Kök, Bağdat Ulusoy, Elif Doruk, Hatice Sönmez Kaya, Hikmet Dönmez, İlker Şenol, Necmi Bektaşoğlu, Onat Karabulut, Zeliş Kuşçu bizlere şiirlerini okuyup kitaplarını imzaladılar. Değerli müzisyen dostlar Yavuz Canpolat, Necmi Bektaşoğlu ve Aysel Çiçek de türküler söylediler.

Etkinlik hakkındaki görüşlerini ifade eden Kök şunlara dikkat çekti; “Böylesi etkinlikler sanatçıları ve sanatseverleri bir araya getiren, kaynaştıran, bir yapan şeylerdir ki bu anlamda çok da önemlidir. Biz de bu nedenle böylesi bir etkinliğe ve sonrasında pek çok etkinliğe imza attık, atacağız. Biz inanıyoruz ki dünyayı şiir ve türküler kurtaracak, ayakta tutacaktır. Bu nedenledir ki dilimizden bu ikisini eksik etmemeliyiz. Zira ikisi insanları bir araya getiren, kaynaştıran, insani duyguları coşturan değerler olarak çıkıyor karşımıza. Durum böyle iken ve amaçlarımız doğrultusunda ilerleyebilmek adına bu etkinliklere devam edeceğiz. Bu etkinliğimizde katılımcıların birlikteliği, kaynaşmaları, hele ki şair ve yazar dostlarımızın yüzlerindeki mutluluk hiçbir şeye değişilmez.”

Etkinliğe katılan diğer yazar ve şairler de etkinlik hakkındaki duygu ve düşüncelerini kısaca dile getirdiler. İlk olarak yazar ve şair Hatice Sönmez Kaya söz aldı ve etkinliğe katılmaktan duyduğu onur ve mutluluğa vurgu yaparak sözlerine şöyle devam etti; “Sanat, yaratıcılık ve hayal gücü sonunda işitsel ve görsel olarak ortaya çıkan bir anlatım biçimidir. Duygu ve düşüncelerimizi yazarak, çizerek, dizelere dökerek ve ezgilerle dile getiririz. Sanatın sağaltıcı gücü insanı yüceltir, içindeki gizil gücün ortaya çıkmasını sağlar. İşte bu nedenle güç koşullarda kurulan Özgür Sanatçılar Derneği’nin düzenlediği, imza günü etkinliğinde; dostların bir araya gelip tanıştığı, dayanışmanın güzelliğini yaşadığımız anlamlı bir gündeyiz. Saptanan yerin güzelliği, müziği, yer seçiminin ne denli isabetli olduğu da ayrıca takdire değer. Etkinlik; genç şairlerin, yazarların, müzisyenlerin sunumuyla sanki son iki yıldır yaşadığımız sanrılı günlerin acısını çıkartırcasına tadı damağımızda kalan bir şölene niteliğinde. Katılmaktan onur duyduğum buluşmada, salt bir kitap imzalasam da yazar ve şair dostların, yazmaya yeni başlayan genç insanların coşkusunu duyumsayarak bu güzel birlikteliğin sevincini yaşadım. Onların gözlerindeki ışıltı, yaratıcılıklarının doruğunda olduklarının göstergesiydi. Gerek sunumlarında gerekse önlerindeki kitap sergenlerindeki duydukları coşkudan etkilenmemek olası mıydı? Elbette deneyimli arkadaşlarımızdan da. Çoğalarak, birbirimizden beslenebileceğimiz daha anlamlı günlerin başlangıcıydı. Kuruluşu kısa geçmişe dayanan derneğin başkanı Şair ve yazar Arzu Kök’e yazın, müzik, resim alanında yaptığı özel söyleşileriyle sanata katkıları için çok teşekkür ederiz. Şiirlerini okuyan, şarkı ve türküleriyle gönlümüzü şenlendiren tüm dostlara yarattıkları güzellik için teşekkür ederim. İki çanta dolusu ağır çantalarla geldiğim imza gününde, çantaları daha da ağırlaştırarak ayrılmama karşın, dudaklarımda gülüş, yüreğimde sevgiyle ayrılıyorum. Yaşasın Sanat. Yaşasın ülkemin güneş yüzlü insanları.”

‘BU ETKİNLİK KAYNAŞMAK İÇİN GÜZEL BİR VESİLE OLDU’

Etkinliğin sonuna doğru diğer yazar ve şairlerde etkinlik hakkındaki görüşlerini aktardılar. Yazar ve şair Ali Doğan, özellikle pandemiye vurgu yaparak etkinlik hakkında şunları söyledi; “Etkinliğimiz adeta pandeminin gerçekte değil ama resmi bir kararla sona ermiş olan haline bile razı olduğumuzun bir kutlaması gibiydi. Olsun, olsun, gerçekten olsun, çünkü emekçiler özellikle de fikir sanat, müzik, tiyatro emekçileri çok zor aylar geçirdiler. Yüzün üstünde müzik emekçisi dostlarımız hayatlarına son verdiler. Düşünmek bile istemiyor insan. Şiirler güzeldi, dostlar güzeldi etkinliğimizde. Biz bize çok özel ve çok güzel bir gün çaldık pandeminin esaret zindanından. Özgür Sanatçılar Derneği’ne ve başkanımız Arzu Kök’e bu güzel günü bizlere yaşattıkları için teşekkür ediyorum.”

Bir diğer sanatçı İlker Şenol, öncelikle derneğin böylesi bir etkinlik ile tüm sanatçıları ve sanatseverleri bir araya getirmesinden duyduğu mutluluğa değinerek sözlerine şöyle devam etti; “Özgür Sanatçılar Derneği Başkanı Arzu Kök’ü sanatçıları, yazarları, sanat severleri bir araya getirdiği için öncelikle çok teşekkür ediyorum. Çok keyifli sohbetler, türküler, şiirler günü çok anlamlı hale getirdi. Bu tür etkinliklerin, sanatçı dostlarımızla tanışmak kaynaşmak için güzel bir vesile olduğunu düşünüyorum. Değerli yazar arkadaşlarımızın da yeni çıkan kitaplarını görmek, edinmek, şiir dinletilerini dinlemek gerçekten hepimizi çok mutlu etti. Derneğimizin bu tür faaliyetlerinin devamı temennimizdir. Her şey ve bu güzel gün için çok teşekkür ediyorum.”

Edebiyat dünyasının bir diğer yazar ve şairi Elif Doruk da hem derneğe hem de derneğin başkanı Kök’e etkinlik için teşekkürlerini sundu. Etkinliğin baş mimarının Kök olduğunu ifade eden Doruk, duyduğu mutluluktan bahsetti. Başarılı bir etkinlik olduğunu ve kaliteli katılımcıların varlığına dikkat çeken            Doruk, bu tarz etkinliklerin sık sık düzenlenmesi gerektiğini savunarak; “Okurlarla etkileşim sağlamanın en güzel yolunun bu olduğunu düşünüyorum.” dedi.

‘GÖNÜL DOSTLARIYLA YÜREKLERİMİZİ BİRLEŞTİRDİK’

“Sürgüsü İnat Kapılar” kitabı ile imza günü etkinliğine katılan ve katılımcılar ile güzel şiirlerini paylaşan Zeliş Kuşçu etkinlik ile ilgili şunları belirtti; “Bir yere ait olmak, aidiyet duygusunu derinden hissedebilmek; aynı duyguları paylaşan, sanatın herhangi bir dalına gönül vermiş, birbirini cesaretlendiren omuz veren dostlarla aynı çatı altında buluşmaktır ki, bizler de Özgür Sanatçılar Derneği’nde gönül dostlarıyla yüreklerimizi birleştirdik. Başkanımız Arzu Kök’e sonsuz saygı ve şükranlarımı sunuyorum bizleri bir araya getirdiği için. Ben de şiirlerimin el ele tutuştuğu ‘Sürgüsü İnat Kapılar’ adlı kitabımla bu nadide güne katılan şairlerden biri olarak burada olmaktan çok mutluyum. Özellikle; yazan, üreten, modern çağdaş bir kadın olarak okuyucuyla buluşmanın heyecanını yaşıyor olmaktan oldukça onurlu ve gururluyum. Sanat benim hayatımda vazgeçilmezdir. Amatörce de olsa birçok dalında faaliyetlerim devam etmektedir. Sanat her alanda illaki var olacaktır ve olmak zorundadır. Sanatın olmadığı bir yaşam renksiz, tatsız, nefessiz, ıssız olur. Yazmak muazzam bir tutku benim için, özellikle şiir. İyi yazabilmek için öncelikle iyi bir okur, iyi bir gözlemci, iyi bir araştırmacı olmak gerek. İçeriği her ne olursa olsun okuduğumuz her kitap kelime hazinemizi çoğaltır ve bilgilendirir. Bu nedenle biz yazarlar üretmekten vazgeçmemeli, kalemimizi ustalıkla kullanmalı, topluma ayna tutmaya devam etmeliyiz. Bakılıp da görülmeyenleri göstermeliyiz. Bunun yolu da çok okumaktan, Türkçemizi çok iyi kullanmaktan, araştırmaktan, hayatın kurslarında dersini iyi almaktan, olayları durumları tarafsız bir göz ile görebilmek ve empati yapabilmekten, vermek istediği mesaj ne ise bunun duygusunu okuyucuya doğru aktarabilecek kendine özgü bir üslubu olmaktan geçer.”

Bir diğer değerli sanatçı yazar ve şair, aynı zamanda gazetemiz köşe yazarı Hikmet Dönmez, etkinlik ile ilgili emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu. Gazetemiz ile ilgili de güzel görüş ve düşüncelerini aktaran Dönmez şunları ifade etti; “Öncelikle Sonsöz gazetemizin aramızda bulunması bizleri son derece mutlu etti. Teşekkür ederim. Benim de sanat köşesinde haftada bir yazımın yayınlandığı gazetemizin sanata ve sanatçıya verdiği değer, yazarı olmamdaki nedenlerden bir tanesidir. İkinci teşekkürüm, bize böylesine nezih, havadar bir salonu açtığı için Bahar Cafe, Barbaros Beye ve kusursuz hizmetlerinden dolayı çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Üçüncü teşekkürüm, tabii ki Özgür Sanatçılar Derneği başkanımız, şair, yazar Arzu Kök’e, katılan şair, yazar müzisyen dostlara ve bizi yalnız bırakmayan okuyucu ve dinleyenlerimize.”

Etkinliğin kendisinde bıraktığı tat ve mutluluk hakkında konuşan Dönmez; “ Bütün dinlediğim şiirlerden ve ezgilerden olağanüstü bir tat aldım, tabii ki konu şiir ve ezgilerimiz olunca duygu seline kapılmamak mümkün değil. Daha önce tanışma fırsatı bulamadığım gerek katılımcılar gerekse şair, yazar, müzisyen dostlarla tanışma fırsatı buldum, kitaplarımızı imzaladık okuyucularımıza ve şair yazar dostlarımıza karşılıklı olarak. Bürokratik salgının azalmasına ama gerçek hayatta salgının devam etmesine rağmen derin bir nefes aldık, tabii ki maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyarak.  Etkinlik düşüncesini hayata geçiren, Özgür Sanatçılar Derneği başkanımıza ve yönetim kuruluna kendi adıma teşekkür ediyorum. Şahsi düşüncem; sanatın halk için yapıldığı ve halkın duygu ve düşüncelerini ifade ettiği sürece, her zaman istediğimiz kadar çok olmasa da halkımızın sanata duyarlı olanları yanımızda yer alacaktır. Bunu Özgür Sanatçılar Derneğinin üyelerinin ve konuklarının seçkinliği ile bir kez daha fark ettim. Atatürk’ün ‘Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuş olur.’ sözünü asla akıldan çıkarmamak gerekir. Gelişmiş toplumlarda, sanata ve sanatçıya verilen değerle gelişmemiş toplumlarda sanat ve sanatçıya verilen değer kıyaslanamayacak kadar fark açıktır. Oysa toplumların çağdaşlaşması için sanatın önünün açılması gerekir.”

BİR AİLE GİBİ…

Kısa bir süre önce derneğin üyesi olduğunu ve bu konuda ne kadar doğru bir karar verdiğini vurgulayan bir diğer yazar ve şair Bağdat Ulusoy, etkinlik ile ilgili şunları aktardı; “Pandemi sonrası da ilk katıldığım etkinlik. Gerek katılımcılar gerekse şair yazar arkadaşların bir aile görüntüsü içinde olması Özgür Sanatçılar Derneğine üyelik kararımın ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha teyit etmiş oldu. Ben de iki şiir kitabımla katıldım imza etkinliğine. Öncelikle Arzu başkana daha sonra da emeği geçen herkese teşekkürlerimi iletiyorum. Şair yazar dostların önce kendi aralarında sonra da okuyucularla derneğimiz aracılığıyla sıkı bağlar oluşturarak sanat duvarına bir tuğla koyma çabası içinde olmalarını diliyorum. Sonsöz gazetesine de teşekkür ediyorum.”

Hem şiirleriyle hem de müzik ziyafeti ile gönüllere dokunan, bu etkinlik için İzmir’den gelen şair Necmi Bektaşoğlu; “Etkinliğe, yürekten dökülenlerin yüreklere dokunması paha biçilmez değerde. Dostlarla paylaşmak, sarışmak, aynı havayı solumak, zamanı paylaşmak, ‘yalnız değilim, sadece ben dertli değilim, benim gibi nice nefes alamayan dostlar var’ ı görmek, umut dolmak, direnç bulmak ne güzel. Ankara’yı bakanlıklar, bürokrasi, kurumlar yerleşkesi, soğuk bir şehir sanırdım. Meğer Ankara’yı ısıtan ne güzel yürekler varmış. Dost yüreklere bayıldım. Zengin oldum sayelerinde, sayenizde. Hepinize çok teşekkür ederim.”

Derneğin en genç üyesi 18 yaşında bir şair olan Onat Karabulut da böyle bir derneğin bünyesinde yer almanın ve pek çok değerli sanatçı yazar ve şair üstat ile bir araya gelmenin büyük bir mutluluk verdiğini belirterek; “Genç yaşta dernek üyesi olmak, bu kadar değerli büyüklerimin arasında olmak bana heyecan veriyor. Ben de bir kitabımla imza etkinliğine katıldım. Her şey çok güzeldi, özellikle salgın döneminde göreceli de olsa yasakların kalkması, bizlerin bir arada olması güzel bir duygu. Gazeteniz Sonsöze, dernek başkanımız Arzu Kök’e, Bahar Cafe sahibine ve çalışanlarına teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı. 

- Reklam -