Oynak kaldırım taşları

57

Yollar ve özellikle yaya kaldırımları ve yeşil alanlar, tarihe, insana ve kente saygının ifadesidir. Çağdaşlığın göstergesi ve hizmetlerin aynasıdır. Kaldırımları gören göz ve olumsuzlukları düzeltecek sorumlular aranmakta!

Ankara kaldırımlarında ve kent merkezinde bu oynak kaldırım taşlarının hali nedir? Neden yıllardır düzeltilmezler ve yayaların, çocukların, hastaların, yaşlıların, sağlam ve özürlü tüm vatandaşların çilesi haline gelen bu hasta, kırık ve oynak kaldırımları gören yok mu?
Hanibal’ın tarihi sözünü yerel yöneticiler hep hatırlamalıdır. Tarih yol göstericidir.
Hannibal, M.Ö.218’de ordusuyla Alpler’i geçerken, şiddetli soğuk kar ve tipiyle birleşince Alpler adeta geçit vermez olmuştu. Askerlerinin büyük bir kısmı donarak, kayalıklardan yuvarlanarak veya hastalanarak can verdi.
Kartacalı komutan Hanibal’ın çok soğuk bir kış mevsiminde, emrindeki 90.000 kişilik ordusu ve binlerce fille Alp Dağları’nın geçit vermez sarp yamaçlarına vardığında umutsuzluğa kapılan komutanlarına söylediği söz:
“Ya Bir Yol Bulacağız Ya Bir Yol Açacağız …”
Bir rivayete göre kartaca generali Hannibal, Alp Dağları’nda sıkışan ordusunu roma üzerine sürme arayışı içinde yol ararken “Ya bir yol bulacağız ya da bir yol açacağız” demiştir. Bir başka rivayete göre ise bu söz İskender’indir. Asya Seferi’nde, Karakurum’da ordusu sıkışınca bu sözü söylemiştir.
Romalılar, Hanibal’den o kadar çok korkmuşlardır ki sonunda Kartaca’yı yıkarak tamamen yok etmeye karar vermişler. M.Ö. 149 ile M.Ö. 146 yılları arasındaki 3. Pön savaşlarında Romalılar, Kartaca şehrini yakarak tamamen tahrip etmişlerdir.
Britanya Krallığı’ndan kalan meşhur bir yapı ise, Geyve yakınlarındaki Hanibal’ın mezarıdır. Antik çağın ünlü tarihçileri Hanibal’ın Gebze’de gömüldüğü noktasında birleşmişlerdir. Gebze’de Hanibal’ın mezarı olarak bilinen bu yerde bir anıt yapılması 1934 yılında Atatürk tarafından istenmişti. Bu istek ancak 1981 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca gerçekleştirilmiştir.
“Hey dostum!
Memleketin kaldırımlarına, taş yerine puşt döşemişler,
Harcını da hergelelerden karmışlar vesselam…”
Şair salim Taşçı, yaya kaldırımlarında gördüğü acı manzara karşısında duygularını dizelere aktarmış. Tıpkı Namık Kemal gibi: “Vay bu şehrin kaldırımı, düşünce ağrıttı baldırımı.”
Mizah edebiyatımızın eski ustaları “Taşlar ve Başlar” köşelerinde, mecazi sözlerle, taşı gediğine koyarak, işe yaramayan başları taşlarlardı. Yolların hali tam bir mizah konusu.
Şairler yaşadıkları kentlerin sorunlarını, iyi ve olumsuz görünümlerimi dizelere aktarıyorlar yazarlar da söze aktarıyorlar. Anlayana “Sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az!”
Kentlerin imajını olumsuz yönde etkileyen bu oynak kaldırım taşları hızla düzeltilmeli, insanlar huzurla ve güvenle kentlerin yollarında gezebilmelidir.