Hacettepe Üniversitesi Ekonomi Topluluğu’nun düzenlediği söyleşiye katılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Başkentte yıllardır otobüs alınmadığını belirterek “Otobüs alacaklarına dinozor almışlar” dedi.

Hacettepe Üniversitesi Tunçalp Özgen Kongre ve Kültür Merkezi’nde öğrencilerle buluşan Başkan Yavaş, başkentte daha az beton daha çok yeşil alan olması gerektiğini, başarılı belediyeciliğin hep birlikte yönetmekten geçtiğini vurguladı. Yavaş öğrencilere yönelik projelerini ve kırsal kalkınma projelerini de söyleşi de anlattı.

Otobüs alacaklarına dinozor almışlar

Ankarapark’a harcanan para asgari, 750 milyon dolar diyerek açıklamalarını sürdüren Başkan Yavaş, şu bilgileri verdi “Eskiyi kötülemek için söylemiyorum. Projesi olmayan bir şeye bu kadar para yatırıldı. Neler olacağı önceden planlanmadı, akıllarına ne geldiyse onu yaptılar. Üniversiteler, meslek odaları karşı çıktı. Herkes karşı çıktı. Ama projenin yapılmasına bir kişi karar verdi. Eğer uzmanlara sorulsaydı, bu kadar para buraya harcanmamış olacaktı. Bu örnek bile, belediye başkanının tek başına karar vermemesi gerektiğine iyi bir örnek. Mesela, 2010 yılında belediyenin 1940 otobüsü varmış. 2014 yılında seçim oldu, Ankara’nın çevresi genişledi. 17 ilçe daha katıldı, nüfus arttı. Aradan 10 yıl geçiyor, 2020’ye geldiğimizde otobüs sayısı 1540. Günlük 40 tanesi bakıma gidiyor. Çevre ilçelere verilenlerle beraber 1330 otobüs kalıyor. Biz bunlarla hizmet vermeye çalışıyoruz. En son alım 2013 yılında olmuş, yaş ortalaması 10,5. Otobüs alacaklarına dinozor almışlar. Bir giriş kapısına 100 milyon lira harcandı. Şehrin önceliklerini tespit ederken kendi keyfimize göre değil, vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda tespit etmemiz gerekiyor.Bence, şehrin öncelikleri yaşayanlarla birlikte tespit edilmeli, onlara sorulmalı. İşte bu bakış, Ankara için en önemli proje.” dedi.

Belediye başkanı herşeyden önce insanları mutlu etmenin yollarını aramalı

Belediye başkanının herşeyden önce insanları mutlu etmenin yolları araması gerektiğini belirten Yavaş “Belediye başkanlığına seçildikten sonra bizim yapmamız gereken insanları ayırt etmeden, karşımızdakini seçmen değil insan gözüyle, müşteri değil de yurttaş olarak görerek belediyeyi güzel bir şekilde idare etmek.  Bizim belediyecilikte yapmaya çalıştığımız bu.  En azından saydamlık, katılımcılık, hesap verebilirlik ilkesi doğrultusunda hareket etmeye çalışıyoruz.

Eskiden hiç kimsenin adını dahi bilmediği Beypazarı, ismi geçtiğinde Adapazarı ile karıştırılan bir ilçeydi. Kadınların çalıştırdığı bir tane bile iş yeri yokken, kadınlar çarşılarda gezemezken bile onların yönettiği iş yerleri oluşturduk. Oluşturulduktan sonra kadınlarımız para kazanmaya başladılar.

Asgari ücretli birisi yıllardır yapılan gökdelenlere bakarak, ne güzel işler yapılıyor diye düşünüyor. Halbuki zaman içerisinde kente, sağlığa ve iklime verdiği zarar hesap edildiği zaman bunların çok yararlı olmadıklarını görüyoruz.  Hem toplumun sağlığını bozuyor hem de Ankara’nın yapısını bozan şeyler olduğu ortaya çıktı.

Yerel seçimde 100 adet projeyi ortaya koyduk. Bunları incelediğiniz zaman hepsinin içerisinde insan bulunan, Ankaralıların sıkıntı çektiği durumların da bulunduğu projelerdi. İnsanların birbiriyle iletişim kurduğu, mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir kent inşa edeceğiz. Bizim tek projemiz; Ankara’nın ekonomisini ayağa kaldırmak.  Üretim yaparak daha çok istihdam sağlamak… Kentteki insanların çektiği sıkıntıları görüp, bu sıkıntıları bir an evvel çözüme kavuşturmak. Daha önce de dediğim gibi bizim en önemli projemiz Ankaralıların çektiği sıkıntıları görüp onlara çözüm üretmek olacak. Bunların birçoğu ufak dokunuşlar.

Ankara’da çoğu zaman öğrencilerin yollarda otostop çekerek bir yerden bir yere ulaşmaya çalıştıklarına şahit oluyorum. Bu bir problemdir bunu çözmek için belediye başkanı olmanıza gerek yok. Herhangi bir insan bu sorunu görüp çözüme geçmek istiyor ama Allah bu sorunları çözmeyi bize nasip etti.

Aslında her şeyi gören bilen dünyadaki bilgiye anında ulaşabilen bir genç nesil geldi. Dolayısıyla bizim görevlerimizden birisi onların önünü açmak olacak. Onlar ne kadar iyi ve sıkıntısız yetişirse ileriki dönemlerde bizler için güzel bir geri dönüş olacak. Ben bunu yapılması gereken önemli ama basit bir görev olarak görüyorum.

Beypazarı’nda belediye başkanlığım döneminde gerçekleştirdiğimiz restorasyon projesi yaklaşık 1 milyon dolar civarında bir maliyeti oldu. Şuan da yılda birkaç milyon dolar belediyeye getiri sağlıyor.

Belediye başkanı şehrin ufkunu çizmeli. Var olan değerini ortaya çıkarmalı ve her şeyden önce şehrini zenginleştirmenin, insanları mutlu etmenin yolunu aramalı. Kenti, vatandaşlarla birlikte yönetmeli… Bir şehir için, bir kişi asla kendi başına karar veremez.” dedi.

Kırsal kalkınma projelerimiz var

Ankara’nın dış ilçeleriyle ilgili projeleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Yavaş, “Kırsal kalkınma projelerimiz var. Polatlı’da soğan var, Beypazarı’nda havuç var, Ayaş’ta domates var. Ankara’nın her yerinde tarım var, üretim potansiyeli var. Üretimi yapmayı bilenler var. Köylerdeki vatandaşlara sözleşmeli üreticilik yaptıracağız. Halk Market dediğimiz projemizle üreticiden aldığımızı tüketiciye sunacağız. Çayyolu’nda da olacak Halk Market, Mamak’ta da… İhtiyaç sahipleri onlara dağıttığımız kartlarla gidip uygun fiyatlı alışveriş yapabilecek. Köylü zenginleşecek, Ankaralılar ihtiyaçlarını ucuza alacak. Kart sistemi kullanamayanlar için de gıda yardımlarımız devam edecek. Bu aslında büyük bir organizasyon, bir iki aya başlamış olacağız” şeklinde konuştu.

Parklarda daha az beton daha çok yeşil alan

Ankara’da yeşil alanların artırılması konusunda çalıştıklarını belirten Başkan Yavaş, “İnsanların aileleri ve komşularıyla, bir engel olmaksızın, evlerine yakın yerlerde yeşil alanlara ulaşmalarını sağlamalıyız. Bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha az betonun, daha çok yeşilin olduğu parklar planlıyoruz” dedi.

Kurtuluş Parkı’nın etrafındaki yapılaşma nedeniyle kontrol edilemiyor ve insanlar rahatça vakit geçiremiyor. TED, Hacettepe ve Ankara üniversiteleri ‘Bize verin’ dedi. Orayı öğrencilerin kullanabileceği bir alan haline getirmek istediler. Ben de sıcak bakıyorum bu duruma, üniversiteler bakarsa orayı da kurtarmış oluruz.

Öğrencilerin taleplerini karşılamaya hazırız

Üniversite öğrencilerine su indirimi ve kampüslerde sıcak çorba ikramı projelerine imza atan Yavaş öğrencilerimizin taleplerini karşılamaya hazırız diyerek “Su indirimi ve kampüslerde çorba ikramı dışında yapacaklarımız artık sürpriz olsun. Yeni bir mobil uygulamamız var, bu uygulamayla ilgili sürprizlerimiz olacak. Bu uygulama gençlerimizin hayatını çok kolaylaştıracak. İçinde birçok şey olacak, sanat ve spor etkinlikleri bildirilebilecek. En büyük desteğimiz onların rahat bir eğitim hayatı geçirmeleri için olur. Sıkıntılarını ortadan kaldırmamız, bilgiye ulaşmalarını kolaylaştırmamız olur. Gençlerin ne istediğini iyice anlamamız ve ona göre hareket etmemiz gerekiyor. Bunu da bu mobil uygulama aracılığıyla yapabileceğimize inanıyorum. Burs vermek isteyenlerle ihtiyacı olan öğrencileri buluşturduğumuz bir projemiz var. Ayrıca, konserler, duvar boyama etkinlikleri, robot yarışmaları, PubG turnuvaları, spor turnuvaları gibi taleplerini karşılamaya hazırız. Çalışın ve işinizde iyi olun. Başarı kendiliğinden geliyor. Bıkmamak, pes etmemek lazım” şeklinde konuştu.

Belediye başkanı bir şeylerin ufkunu çizmeli, var olan değerleri ortaya çıkarmalı.  Her şeyden önce şehrini zenginleştirmeli.  İnsanları mutlu etmenin yolunu aramalı.    Belediye başkanının öncelikle vizyonu şehrin vizyonu geliştirmek olmalı

Ankara halkının görevlendirdiği bir kişiyiz. Maaşımızı halk ödüyor. Dolayısıyla bizim yaptığımız harcamaların hepsi halktan çıkıyor.  Biz nereye- nasıl para harcıyorsak bunu saydam bir şekilde insanların bunu incelemesi lazım.

Anka Park’ın yapımına üniversiteler, meslek odaları ve siyasetçiler karşı çıktı.  Yatırım yanlış. Anka Park’ın yapıldığı alan yanlış…  Bu karar alınmadan önce üniversiteler ve meslek odaları ile görüşülseydi Ankara’ya bu kadar zarar vermeyecekti.  Bu nedenle bu bizim için olumsuz bir örnek ama bir yandan da belediye başkanının tek başına karar vermemesi gerektiğini görmüş olduk.   Dolayısıyla yapacağınız tüm projeleri toplumla paylaşarak, katılımcı bir şekilde yaparsanız şehri zarara uğratmazsınız.

Başarının sırrı hep birlikte kenti yönetmektir

Başarının sırrı başkenti hep birlikte yönetmekten geçtiğini vurgulayan Yavaş “Mavi Masa uygulamasını mobil hale getirdiğimiz zaman, 30 bin olan personel sayımız 300 bini bulacak. Madem sizlerin parasını kullanıyoruz o zaman siz de yönetime katılın, eksikleri gösterin. Projelerinizi sunun ve bize yol gösterin. Gelin, hep birlikte kenti yönetelim. Başarının sırrı hep birlikte kenti yönetmektir.   Bir kişi asla tek başıma karar veremez.

Kimseyi ayırt etmeden, yardımları, vereceğimiz kart aracılığıyla dağıtacağız. Yardımda bulunduğumuz ihtiyaç sahipleri, kart sistemi ile istedikleri bakkala gidip istedikleri ürünleri alabilecekler. Köyde olup kartı kullanamayan vatandaşlara gıda yardımına devam edeceğiz.  Ama Suriyelilere kart vermeyeceğiz.” diyerek sözlerine son verdi.

Facebook Comments

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz