Osmanlıca veya Osmanlı Türkçesi

2
372

Türkçe, coğrafya üzerinden Doğu Türkçesi (Çağatayca) ve Batı Türkçesi (Osmanlıca) şeklinde çeşitli şekillerde sınıflandırılmıştır.
“Osmanlıca veya Osmanlı Türkçesi tabiriyle genellikle Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan Türkler’in konuşup yazdığı dil yahut aynı dönemde yazılan, içinde Arapça, Farsça kelimelerin yoğun biçimde yer aldığı dil veya daha genel olarak Arap harfleriyle yazılmış Türkçe anlaşılmaktadır”

(Mustafa Özkan, “Osmanlı Türkçesi”, DİA, c.32, İstanbul 2007, s. 485).
Anadolu Selçukluları ve Anadolu Beylikleri ve Osmanlı devletinin ilk yıllarında Anadolu’da konuşulan Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı döneminde Arapça ve Farsça başta olmak üzere diğer komşu dillerden de birçok kelime almış ve sonuçta bir “imparatorluk dili” ortaya çıkmıştır. Arapça ve Farsçadan kelime ve deyimler alınmış olmakla birlikte Türkçenin anlatım yapısı her zaman korunmuştur. 14-15 satırlık, Arapça, Farsça kelimelerle dolu cümleler bile, “olmuştur, etmiştir, bitmiştir” şeklinde Türkçe bir fiille tamamlanmıştır.
On, on beş yıldan beri Osmanlı dönemi Türkçesi için Osmanlıca demek yerine Osmanlı Türkçesi denilmesi fikri yaygınlaşmıştır. Osmanlıca denildiği zaman Fransızca, İtalyanca gibi yeni bir dilin varlığı iddiasını savunmak suçlaması öne sürülmektedir. “Osmanlı diye bir millet mi var ki Osmanlıca diye bir dil olsun” şeklinde sloganlaştırılan bu suçlama insanları Osmanlı Türkçesi deyimini kullanmaya teşvik etmektedir.


1928 yılında harf devrimi ile Arap harflerini bırakıp Latin harflerine geçildiği zaman Arap harfleri ile yazılan kitap ve belgelere Osmanlıca; Latin harfleri ile yazılmış olanlara Türkçe denilmeye başlanmıştır. Aslında bir kitabın Arap harfleri ile yazılmış olması o kitabı Arapça yapmadığı gibi Latin harfleri ile yazılmış olması da Türkçe yapmaz. Bu kadar basit bir gerçeği bile anlayamayan kişilerin bu konuda fikir bildirmesi üzücüdür. Reşat Nuri’nin Acımak romanı Arap harfleri ile de yazılsa, Kiril alfabesi ile de yazılsa okuyan kişi aynı Türkçe metni okuyacaktır.


Yıllar önce Edebiyat Bölümü’nden bir son sınıf öğrencisi bitirme tezini hazırlıyordu. Bir kelime sordu ve ben de masa üzerinde duran Şemsettin Sami’nin Kamus-ı Türkî’sini gösterdim. Eline aldı, açtı ve birden büyük bir şaşkınlıkla:
-“ Aaa, bu Arapça”, dedi. Arap harfleri ile yazılmış olması o sözlüğü Arapça yapmaya yetmişti. Edebiyat Bölümü son sınıfta okuyan bu öğrencimiz o güne kadar hep Ferit Devellioğlu’nun Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügat’ını kullanmış, Kamus-ı Türkî’yi eline hiç almamıştı. Hem de 2 ay sonra Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olacak olan bir kişi alfabe ile dil arasındaki farkı bilmezse sıradan halka ne demeye hakkımız var.


“Osmanlı milleti” diye bir millet mi var ki “Osmanlıca” diye bir dil olsun deniliyor. Görünüşte doğru gibi görünen bu cümle birçok bakımdan eleştiriye açık. Osmanlı Devleti var, Osmanlı ülkesi var, Osmanlı kültürü var, Osmanlı medeniyeti var, Osmanlı bayrağı var ama Osmanlı dili yok. Öyle mi?


Osmanlı kültür ve medeniyeti var olduğu gibi Osmanlı Dili diye de bir dil var ve biz buna Osmanlıca diyoruz. Osmanlıca, Kazakça, Tatarca, Kırgızca, Çağatayca, Uygurca gibi Türkçenin bir koludur. Batı Türkçesi’dir. Osmanlı Dönemi Türkiye Türkçesi’dir.
İçerisinde binlerce Arapça kelime ve deyim vardır. Arap alfabesi ile yazılır. Ama Arap okusa anlamaz. İçerisinde binlerce Farsça kelime ve deyim vardır. Fars alfabesi ile yazılır. Ama bir Farisî okusa anlamaz. İçerisinde binlerce Türkçe kelime vardır, söz dizimi tamamen Türkçe’dir. Ama bir Türk okusa Türk de anlamaz. İşte Arap harfleri ile yazılan söz dizimi Türkçe olan Osmanlı Türkleri tarafından kullanılan bu dile Osmanlıca deniliyor. Ama siz isterseniz Osmanlı Türkçesi diyebilirsiniz. İsim değişse de kast edilen şey değişmiyor. Arap harfleri ile okuyamadığımız, Latin harflerine çevirildiğinde bile anlayamadığımız bir divan şiiri, bir tarih metni var önümüzde.


Osmanlıca kelimesini kullanmak istemiyorsanız siz Eski Harfli Türkçe Metinler deyiniz, Arap Harfli Türkçe Metinler deyiniz, Osmanlı Türkçesi deyiniz. Ama ne derseniz deyiniz, tanımladığınız dil Arab’ın da, Farisî’nin de Türk’ün de okuduğu zaman anlayamadığı karma dildir. Adına Osmanlıca ve Osmanlı Türkçesi demeniz hiçbir şeyi değiştirmeyecektir.
Biz 1991 yılında yayınlanan ilk kitabımıza Osmanlıca Dersleri 1 ismini verdik. O zaman Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nde okutulan dersin adı da Osmanlıca idi. Üstadımız merhum Prof. Dr. Muharrem Ergin’in kitabının adı Osmanlıca Dersleri idi. Bu kitap daha o zamnlar 5. Baskısını yapmıştı. Kitabınıza niçin Osmanlıca Dersleri adını verdiniz diye de hemen hemen hiçbir tenkit almadı. Ferit Devellioğlu merhumun büyük sözlüğü Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügat ismini taşıyor. Şu anda kaçıncı baskısı piyasada bilmiyorum ama adı yine Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügat. Buna karşılık Prof. Dr. İsmail Parlatır hazırlamış olduğu büyük sözlüğüne Osmanlı Türkçesi Sözlüğü adını verdi. Ancak Parlatır hocamızın 1977 yılında Olcay Önertoy ile birlikte hazırladıkları kitap da Tanzimat Sonrası Osmanlıca Metinler ismini taşımaktaydı. İsmail E. Erünsal’ın iki ciltlik Kütüphanecilikle İlgili Osmanlıca Metinler ve Belgeler kitabını da burada sayabiliriz.

Sonuç olarak Osmanlı Türkçesi’nin kısaltılmış adı Osmanlıca’dır. Adı Arap Harfli Türkçe Metinler, Eski Harfli Metinler, Osmanlı Paleografyası da olsa kast edilen şey aynıdır. Osmanlı döneminde kullanılan yazı dilidir. Burada bir yanlış aramak bence doğru değildir. Sadece tercih meselesi söz konusudur.
Konunun edebiyat-tarih yönüne daha sonraki yazımda devam edeceğim.

2 YORUMLAR

  1. “Osmanlı milleti” diye bir millet mi var ki “Osmanlıca” diye bir dil olsun deniliyor. Görünüşte doğru gibi görünen bu cümle birçok bakımdan eleştiriye açık. Osmanlı Devleti var, Osmanlı ülkesi var, Osmanlı kültürü var, Osmanlı medeniyeti var, Osmanlı bayrağı var ama Osmanlı dili yok. Öyle mi?

  2. Elinize sağlık hocam. Çok güzel bir yazı olmuş. Bu dilin ayrı bir hüviyetinin olduğunu ve dili anlayabilmek için Arapça, Farsça ve Türkçe’ye vâkıf olmak gerektiğini dile getirmişsiniz. Kesinlikle katılıyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz