Orman yangınında yaralanan hayvanlar, yeni yaşam alanlarında müzikle karşılandı

0
5

İbrahim LALELİ/ ANTALYA, (DHA)- TÜRKİYE’nin en büyük orman yangını olarak tarihe geçen Manavgat orman yangınının yanı sıra aynı dönemde çıkan Marmaris yangınında yaralanan, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) veteriner ve gönüllüleri tarafından tedavi edilip iyileştirilen hayvanlar, Bursa’daki Emekli Hayvanlar Çiftliği’ne getirildi. Gönüllüler ve HAYTAP yetkilileri, yeni misafirleri müzik ve lezzetli mamalarla karşıladı.
Antalya’nın Manavgat ilçesinde ve Marmaris’te temmuz ayında çıkan orman yangınlarında ağır yaralanan kuzu, boğa, keçi, inek ve eşek gibi hayvanlar, tedavilerinin ardından Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki Emekli Hayvanlar Çiftliği’ne getirildi. Hayvanlar, gönüllüler ve HAYTAP yetkilileri tarafından müzik ve lezzetli mamalarla karşılandı. Koruma altına alınan hayvanların bir kısmının tedavisi sürerken, iyileşenler ise yeni yaşam alanlarına alındı.
‘ÖZGÜRCE YAŞAYACAKLAR’
HAYTAP Antalya Temsilcisi Fatma Gök, hayvanların çoğunluğunun ölmek üzereyken bulunduğunu, 24 saat süren yoğun bakımların ardından hayata döndürüldüklerini anlattı. Gök, “Artık onların evi burası. Ömürlerinin sonuna kadar bu çiftlikte yaşayacaklar ve bakımları HAYTAP tarafından üstlenilecek. Onları müzikle birbirinden lezzetli yiyeceklerle karşıladık. Mutlulukları hareketlerine yansıdı. Onlar da bizler gibi neşeliydi. Manavgat’ta yaralanan ve tedavisini bizzat üstlendiğim keçi de iyileşti. O da artık çiftlikte yaşayacak. Onunla iyileşmesinin şerefine dans ettik, saatlerce kucağımdan inmedi. Yine Manavgat orman yangınında vücudunun çoğunluğu yanan bir ineğin de tedavisini tamamlandı ve yeni yaşam alanına kavuştu. Beni çiftlikte gördüğünde boynuma sarıldı desem yeridir. Yanımdan bir dakika bile ayrılmadı” dedi.
YARALI KEDİYE EVİNDE BAKTI VE SAHİPLENDİ
Manavgat orman yangınında yaralanan, çiftliğe gidecek gücü olmadığı için bakımını kendi evinde yaptığı ‘Sahra’ adını verdiği kediyi de sahiplendiğini anlatan Gök, “Manavgat’ta hayvanları iyileştirdiğimiz çadıra sahra çadırı dendiği için ismini böyle seçtim. ‘Sahra’nın, Bursa’ya kadar gidecek gücü yoktu. Çok hastaydı. Onu evimde iyileştirdim ve sahiplendim. Şimdi çok mutlu” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

- Reklam -

- Reklam -