Okuyucu:”Sigarayı bırakmanın tam zamanı”

0
34

Korona Virüs Salgını kapsamında geçtiğimiz günlerde 81 ilde sokakta sigara içmek yasaklandı. Sigaranın kalp, damar ve akciğer sağlığına zararı kadar Korona Virüse de etkisi bulunmakta. Bu konuda açıklamalarda bulunan Doç.Dr. Sercan Okutucu sigaranın zararlarını gazetemize aktardı.

Özgür ALTIN/ANKARA

Korona Virüs Salgını kapsamında maske takmanın önemi sürekli vurgulanmakta. Ancak bazı vatandaşlar sigara içme bahanesi ile maske takmayınca Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ortak bir karar alarak 81 il genelinde sokakta sigara içmeyi yasakladı. Yasağın amacı maske kullanımını arttırmak. Sigaranın sağlık açısından zararları bilinmekte bu duruma pandemi de eklenince durum salgının artmasında bir neden olarak görülmekte.

Sigaranın zararları hakkında bilgi veren Doç. Dr. Sercan Okutucu tütün ürünlerinin virüsü vücutta tuttuğunu ifade etti. Okutucu: “Duman akciğerde öksürük refleksini engelleyerek, ciddi enfeksiyonlara yol açabilen virüs ve bakterilerin solunum yolları ve akciğerde tutunmasını kolaylaştırır.” dedi.

‘TÜM DOKU VE ORGANLARA ZARAR VERİR’

Sigara ve tütün ürünlerinin kalp damar hastalıklarına neden olabileceğini aktaran Okutucu, sözlerine şöyle devam etti; “ Sigaranın vücuda zararları sayılamayacak kadar çoktur. Sigara dumanı, çoğu kansere neden olan 5 binden fazla farklı madde içerir. Dumanın solunması halinde, bu zararlı maddeler akciğerler tarafından emilir ve tüm vücuda dağılır. Sigara içmek kalp damar hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları ve kanser gibi hastalıklar için en önemli risk faktörlerinden biridir. Ayrıca sigara kullanımı kanın oksijen taşıma kapasitesini düşürerek ve damar yapısını bozarak vücuttaki tüm organ ve dokulara zarar verir.”

Sigara dumanının kalp spazmına ve damarlarda tıkanıklıklara neden olabileceğini de aktaran Okutucu şunları ifade etti; “ Sigara dumanı içindeki nikotin, karbon monoksit ve daha birçok zararlı madde kısa dönemde kalp hızını ve kan basıncını artırarak, damarlarda spazm oluşturarak, kanın oksijen içeriğini azaltarak olumsuz etkiler oluşturur. Bu maddeler damar çeperinde hasara yol açar, kan yağlarında damar sertliğini kolaylaştırıcı yönde değişiklik yapar ve kanın pıhtılaşma özelliğini artırır. Bu değişiklikler sonucunda damarda daralma olur, hatta daha ileri durumlarda damar tıkanabilir. Daralan damardan az kan geçebileceği için bu damardan beslenen organ yeterli kadar beslenemez. Daralma veya tıkanma koroner damarlarda olduğunda kalbin beslenmesi yetersiz olur ve bu durum göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi belirtiler şeklinde kendini gösterir. Sigara kullanımı kalp damar hastalığını hızlandırırken, kan basıncı düzensizliklerine, kalp krizlerine, beyin ve bacak damarlarında tıkanıklıklara, ciddi ritim bozukluklarına ve ani ölüme neden olabilir. Sigara nedeniyle yaşanan erken ölümlerin yarısı kalp hastalıkları nedeniyle meydana gelir. Kalp krizi geçirme riski, sigara içenlerde içmeyenlerden yaklaşık 3 kat daha fazladır. Günde sadece bir sigara içen kişilerde bile kalp hastalıkları riskinin hiç sigara içmeyenlere oranla yüzde 50 daha fazladır.”

‘NARGİLE SANILDIĞI KADAR MASUM DEĞİL’

Toplumun bazı kesimlerince nargilenin sağlığa zararsız olduğu gibi bir yanlış düşüncenin olduğunu ifade eden Okutucu, sözlerine şöyle devam etti; “ Türkiye’de de en çok sigara olmak üzere, nargile, az miktarda puro ve pipo ile yerel olarak sarmalık ve çiğneme tütün şeklinde tütün tüketilmektedir. Dünyada her yıl tütün kullanımının yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle milyonlarca kişi yaşamını yitirmektedir.  Nargile kullananlar, nargileyi sigaradan farklı ‘zararsız’ bir ürün olarak algılasa da birçok bilimsel araştırma nargilenin sanıldığı kadar masum bir ürün olmadığını ortaya koymuştur. Nargile; kalp ve damar hastalıkları, solunum yetersizliği, akciğer kanseri, diş eti hastalıkları, mesane kanseri, bronşit, yemek borusu kanseri, depresyon, yüksek tansiyon, ağız kanseri ve akciğer enfeksiyonları gibi pek çok hastalığa yol açmaktadır. Bununla birlikte ortak kullanıldığı zaman Tüberküloz, Grip, Korona Virüs, Hepatit C, uçuk gibi bulaşıcı enfeksiyonların yayılmasına neden olmaktadır.”

Nargilenin sigara veya diğer tütün ürünlerinden farklı olmadığını savunan Okutucu, pandemi döneminde vücut direncini azaltmamak için tütün ürünlerinden uzak durulması gerektiğini ifade etti. Okutucu: “ Aslında nargile bir tür sigara içme yoludur. Farklı aromalarla harmanlanmış tütünün buharlaştırılması temeline dayanır ve ne kadar tatlandırılırsa tatlandırılsın nargile içenlerin nikotin, polisiklik hidrokarbonlar, karbon monoksit ve nitrozaminler gibi bileşiklere en az sigara kadar maruz kaldıkları bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün bir raporuna göre sigara içerken yaklaşık 10 kez nefes aldığınız halde bir saatlik bir nargile içiminde 100 kez nefes alarak duman solursunuz. Yaklaşık bir saat süren bir nargile seansında bir sigaradan alacağınız duman miktarından 100 ila 200 kat daha fazla duman solursunuz. Yani bir saatlik bir nargile seansı sırasında, 10 sigara içmişsiniz gibi etkilenirsiniz. Puronun zararları sigaranın zararları ile aynıdır. Tıpkı sigaradaki tütün gibi puronun içerisinde de tütün vardır. Bu tütün topraktan gelen bir takım ağır metalleri de içermektedir. Bu metaller, yanmayla birlikte duman olarak vücuda yayılır ve vücudu etkilemeye başlar. Özellikle puronun zararları, belirli bir süre puro kullanımından sonra daha net ortaya çıkmaya başlar. Sigara gibi puro da vücuda ciddi zararlar vermekte, solunum yolu enfeksiyonlarına, solunum yetmezliğine, kalp krizi riskinin 2-3 kat artmasına ve akciğer kanserine yakalanma riskini artırmaktadır. Pipo tiryakileri de sigara tiryakileriyle aynı hastalık risklerini taşımaktadır. Birleşik Devletler verilerine göre sigara ve puroya alternatif olarak görülen piponun da sigaranın neden olduğu hastalık risklerini aynen taşıdığı saptanmıştır. Sigara dumanı ölçümlerinde, içerisinde düşük katran saptanan sigaralar ‘light’ ve ‘ultralight’ olarak tanımlanmaktadır. Bu sigaralar da en az diğerleri kadar tehlikelidir. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki; kişiler hangi sigarayı içerse içsin, sigara içenlerin sigaraya bağlı hastalıklara yakalanma ve bunlardan ölme riski aynıdır. Vücuda daha az zarar verdiği kanısı oluşsa da aslında hafif sigaralar daha derin nefes çekilerek akciğerlerin en ücra köşelerine kadar gidebilmekte ve daha harap verici olabilmektedir. Bunun yanında içiciler yeterince sigaraya doyamayacağı için günlük içilen sigara adedini de arttırabilmektedir.” dedi.

Tütün ürünlerini tüketenlerin Korona Virüs Salgınına daha kolay yakalanabileceğini ifade eden Okutucu sözlerine şöyle devam etti; “ Tütün, elektronik sigara, nargile ve ısıtılmış tütün ürünlerinin genel vücut sağlığına ve tüm organlarımızın fonksiyonlarına olumsuz etkileri olduğunu hepimiz biliyoruz. Tütün dumanı ve elektronik sigaralarda solunan duman, bağışıklık sistemini baskılar. Ayrıca duman akciğerde öksürük refleksini engelleyerek, ciddi enfeksiyonlara yol açabilen virüs ve bakterilerin solunum yolları ve akciğerde tutunmasını kolaylaştırır. Bu nedenle Korona Virüse karşı alınacak önlemlerin başında tütün ürünleri ve elektronik sigara kullanımına son vermek gelir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre sigara içenlerin Korona Virüs enfeksiyonu kapma riski daha yüksektir. Ayrıca, sigara içme eylemi, ellerin dudaklar ile temasta olması demek bu da virüsün elden ağza taşınması olasılığını yükseltir. Ayrıca sigarayı içmek için sık sık maskeyi çıkartma gereksinimi de duyulacaktır. Bu da korunmayı daha da etkisizleştirecektir. Bu olumsuz etkiler ve içinde bulunduğumuz pandemiyi göz önünde bulundurduğumuzda eğer sigarayı bırakmak istiyorsanız, şu an tam zamanı olduğunu söyleyebilirim.”

AZ İÇMEK YETERLİ DEĞİL

Sigarayı bırakmak isteyenlerin az içerek veya günde bir tane içerek değil tamamen bırakması gerektiğini ifade eden Okutucu sözlerine şöyle devam etti; “ Sigara içimi tüm dünyada önlenebilir hastalık ve ölüm nedenlerinin başında gelmektedir. Sigaranın birçok yan etkisinin, giderek artan sayıda kanıtla, sigaranın bağışıklık sistemini baskılama özelliği sonucu oluştuğu söylenebilir. Sigaranın etkilediği bağışıklık sistemi elemanlarının başında solunum sistemindeki tüysü çıkıntıları olan hücreler, salgılardaki proteinler, organlardaki ve kandaki bağışıklık sistemi hücreleri gelir. Bu hücrelerin etkilenmesiyle solunum sistemi başta olmak üzere bir çok organda enfeksiyona yatkınlık, kanser ve damar tıkanıklığı  riski artar. Sigarayı bırakma konusu gerçekten çok önemli. Sigarayı azaltmak veya günde sadece bir tane içmek sigarayı kesin olarak bırakmaya yardımcı olmamaktadır. Az içmek, çeşitli bahanelerle eski sigara içme alışkanlığına hızla dönmeye neden olacaktır. Dolayısıyla sigara tek seferde ve kesin olarak bırakılmalıdır. Sigara tiryakisi olan bazı kişiler sigara bıraktırmayı kolaylaştırıcı ilaçlara başvurulabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken, hastanın bu ilaçları kullanmaya uygun olup olmamasıdır. Sigara bırakmadaki en önemli nokta hastanın sigarayı bırakmak istemesidir. “

Sigarayı bırakır bırakmaz olumlu etkilerin hemen başlayacağını savunan Okutucu şu ifadeleri kullandı; “ Sigarayı bıraktıktan sonra olumlu etkiler hemen başlar. 20 dakika sonra, kan basıncı ve nabız normale döner, el ve ayak dolaşımı düzelir. 8 saat sonra, kan oksijen düzeyi normale döner, kalp krizi geçirme riski azalmaya başlar. Yaklaşık 2-4 hafta içinde solunum ve dolaşım daha da iyileşir, bu da yürüme, koşma gibi fiziksel aktiviteleri kolaylaştırır. Bıraktıktan 4-8 hafta sonra öksürme, nefes darlığı, hırıltı gibi problemler azalır ve akciğerleriniz güçlenir. Bundan sonraki 5 yıl içinde kalp krizi riski yarı yarıya azalır. Sigarayı bıraktıktan 10 yıl sonra akciğer kanseri riski yarıya inerken kalp krizi riski neredeyse hiç sigara içmemiş bir kişinin riskine yaklaşır.”

ÜLKEMİZDE SİGARA KULLANIMI

Ülkemizde sigara kullanımı ve bu nedenle sağlık sorunları yaşayanlara da değinen Okutucu, özellikle kalp ve damar sorunları yaşayanların oldukça çok olduğunu ifade etti. Okutucu: “ Ülkemizde Küresel Yetişkin Tütün Araştırması verilerine göre, tütün kullanımı yüzde 30 civarındadır. Bu oran kalp sağlığı sorunları oranlarda neredeyse iki misline ulaşıyor. Kalp hastalıklarına ve kalp krizine rağmen sigaraya devam etme oranı da ne yazık ki yüzde 25’ler civarındadır. Sigaranın yarattığı devasa sorunlar giderilebilir, gereksiz kayıplar ve ölümler engellenebilir. Sorun çok büyük ve çok yaygın olduğundan, çözüm için uğraşmak sigara içen ya da içmeyen, herkesin görevidir.” dedi.

Sigara veya tütün ürünleri kullananların Korona Virüse yakalandıktan sonra ne gibi tedavi aldıklarını da açıklayan Okutucu şunları aktardı; “ Sigara ise bilindiği üzere vücudumuzda en çok akciğerlerimizi etkiler. Sigara ve nargile gibi tütün ve tütün ürünleri kullanımı da solunum yollarının savunma mekanizmalarını bozar ve Korona Virüs dahil pek çok solunum yolu enfeksiyonunun gelişimini kolaylaştırır. Salgın sürecinde yapılan çalışmalarda sigara içenlerde ağır zatürre ve solunum yetmezliği ile seyreden COVID-19 vakalarının daha sık olduğu ve bu grupta ölüm riskinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sigara, nargile ve tütün ürünleri tüketenler Korona Virüse yakalandığında uygulanacak tedaviler içmeyenlerle aynıdır. Bununla birlikte sigara, nargile ve tütün ürünleri tüketenlerde daha çok hastaneye yatış, daha çok solunum makinesi gereksinimi ve tedaviye daha kötü yanıtla karşılaşılmaktadır.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz