Okul’a ilk adım atıldı…

60

Çocuklarımız anne ve babasının sağladığı güvenilir ortamı ilk kez terk ederek dış dünyada kendi güvenli evinden farklı bir yerde yani okullarda uzunca zaman geçirmeye başlar.
Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Genco USTA’ya çocuklarımızın okul, öğretmen ve arkadaşlarına uyumları konusundaki görüşlerini sordum.

Usta özetle şunları anlattı:
“İlk olarak uyum sağlaması gereken şey okulun büyüklüğüdür. Bu ortamın kendine ait kurallar vardır ve ondan bu kurallara uyum sağlaması gerekir. O ana kadar yeni şeyleri öğrenmesi için belirgin büyük bir beklenti yokken yarışmacı bir ortamda yeni şeyleri öğrenmek zorunluluk halini alır.
Kısaca okula uyum sağlama sürecinin çok boyutlu bir kavram olduğu söylenebilir. Bu süreçte çocuğun okulun yapısal özellikleri ve rutinlerine uyun sağlamasının gerekliliğinin yanı sıra, akademik beklentilere, bilişsel olarak okulun görevlerine, arkadaşlarına ve öğretmenlerine uyum sağlaması gerekmektedir. Bu süreçte okul uyumunu etkileyebilecek faktörleri sırası ile ele alalım.

Çocuğu okul öncesi yaşadığı çevre ile ilişkili faktörler

Okula 3-4 yaşlarında başlamak daha sonraki akademik süreçlere uyumu arttırmaktadır. Özellikle okula başlangıç yaşının oldukça karmaşık bir hal aldığı ülkemizde okul öncesi eğitimin öneminin gün geçtikçe arttığından bahsedilebilir.
Çocuğun erken dönemde okula başlaması sosyal öğrenme süreçlerini desteklediği gibi, çocuğun kuralları olan bir ortama uyumunu kolaylaştırmaktadır.
Okul öncesi eğitim almak ilkokula uyum sürecinde en belirgin etkendir (sosyal uyum, öz kontrol, davranış kontrolü ve akademik başarı daha iyidir). Yapılan araştırmalar bu konu ile ilgili ilginç sonuçlar vermektedir.
Özellikle okul öncesi eğitim öncesinde anne veya babaları tarafından bakım verilen çocuklarda okul uyumu belirgin bir şekilde artmaktadır. Diğer yönden okul öncesinde bakım veren kişinin kan bağı uzaklaştıkça okul uyum sorunları da artmaktadır.
Bu konuda ise en şanssız grubu ise 2 yaş öncesi bebek bakım merkezlerinde bakılan çocuklardır. Yapılan çalışmalar bu çocuklarda sosyal uyum ve okul uyumunun belirgin bir şekilde azaldığını göstermektedir.

Öğretmen ile ilişkili faktörler

Okul çocuklar için pek çok zorluğu barındıran bir ortamdır. Okula başlayan bir çocuktan pek çok kurala uyması, birçok farklı aktivitede başarıya ulaşması diğer bir deyişle istenileni verebilmesi beklentisi çok yüksektir.
Okula başlama yaşı ele alındığında birçok çocukta bu durumun oldukça zor bir süreç olduğunu söyleyebiliriz. Tüm bu zorluklara rağmen birçok çocuk bu görevi başarı ile yerine getirir.
Bu süreçte en önemli etken öğretmendir. Çocuk öğretmeninin sevgisini, ilgisini kaybetmemek için davranışlarına pek çok alanda yön verir. Çocuk açısından bakıldığında öğretmenin sevgi ve ilgilisi çocuğun istenilen görevleri yerine getirmesi karşılığında elde edilen kavramlardır.
Bu nedenledir ki pek çok çocuk öğretmenin istemlerini yerine getirmesine rağmen sevginin karşılıksız olduğu anne ve babalarının istemlerini yerine getirmek konusunda çok istekli davranmazlar.
Bu konuda yapılan çalışmalarda özellikle 1. Sınıfta öğretmen öğrenci uyumunun iyi seviyede olmasının eğitim yaşamının tamamında akademik başarıyı etkilediğini göstermektedir. Öğretmen ve öğrenci arasında güven temeline dayalı bir ilişki çocuğun okul uyumunu ve arkadaş ilişkilerini ve dolayısıyla da okulun sosyal kurallarına uyumu arttırmaktadır. Yapılan çalışmalarda çocukların okula başladıktan sonra okul uyumunu etkileyen en önemli faktörün öğretmen öğrenci uyumu olduğunu göstermektedir.

Arkadaşlar ile ilişkili faktörler

Okula arkadaşlar için gidilir. Sıklıkla görüşmelerimde okul ve arkadaşlar ile ilgili yaptığım sorgulamalarda birçok çocuğun ortak fikrinin okulun en eğlenceli ve güzel yönünü arkadaşlar olduğunu ifade ettiklerini söyleyebilirim. Çocuk için okuldaki arkadaşları ne yazık ki şehirleşme süreci ile birlikte belirgin bir şekilde kaybedilen akranları ile beraber zaman geçirebilme fırsatını tekrar kazanabilmesi anlamına gelmektedir. Yapılan çalışmalarda özellikle okul öncesi dönemde akranları tarafından reddedilen, sevilmeyen çocukların sonraki yıllarda akademik başarılarının ve okula uyumlarının düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Diğer yönden akranları tarafından reddedilen, sevilmeyen çocuklarında davranışsal sorunlar daha çok görülmektedir.

Aile ile ilişkili faktörler

Çocuk okula o zamana kadar ailenin verdiklerinin özeti şeklinde başlar. Çocuk ailesinden sorunların çözümüne yaklaşım tarzından, toplumsal olarak çevreye uyum sağlama süreçlerine kadar pek çok farklı kazanım gösterir. Çocuğa ilgili, sıcak, destekleyici bir yaklaşım gösteren, çocuğun ve diğer aile bireylerinin otonomisine saygılı, kendi otonomisi içerisinde sınırların net olarak belirlendiği ailelerde çocuklarda davranışsal sorunlar ve uyum problemleri daha az görülür. Bu çocukların arkadaş ilişkilerinde de daha başarılı olduğu saptanmıştır. Diğer yönden aşırı koruyucu kollayıcı çocuğun otonomisine izin vermeyecek tarzda sınırlayıcı aile tutumları okul uyumunu olumsuz yönde etkilemektedir. Diğer yönden aile içerisinde anne ve baba arasındaki ilişki çocuğun hayatı boyunca çevresindeki kişilerle kuracağı ilişki tarzı içinde bir şablon oluşturur. Çocuğun içinde bulunduğu aile ortamındaki ebeveynleri arasındaki çatışmalar, ebeveynlerin evliliklerinin stabil olmaması çocuğun uyum sorunlarına karşı daha yatkın olmasına neden olur. Bu süreçte etkili olan neden çocuğun ebeveynleri arasındaki ilişkinin olumsuz temsillerinin çocuğun içsel dünyasında bulunmasıdır. Bu durum çocuğun yalnızca anne ve babası ile olan ilişkisini değil arkadaşları ile ilişkilerinden edindiği bilgiyi de işlemesini etkileyecektir. Yapılan çalışmalarda bu alanca güçlük yaşayan çocukların nötr çevresel uyaranları olumsuz uyaranlar olarak algılama eğiliminde olduğunu göstermektedir. Diğer bir deyişle bu çocuklar çevresine daha olumsuz bir bakış açısı ile yaklaşarak daha alıngan bir suruş sergileme eğiliminde olacaklardır.

Çocuğun gelişimi ile ilgili faktörler

Okuldaki uygulamaların büyük bir kısmı ince motor işlevler ile ilişkilidir. Okulda geçirdikleri zamanın çocuğunda çocuklar bu becerilerini kullanır (yazı yazma, kesme, yapıştırma, boyama, sportif aktiviteler vb.). Yapılan araştırmalarda motor becerileri iyi olan çocukların okul uyumlarının daha iyi olduğu ve akademik başarılarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu süreçte çocuklarda motor işlevlerinin daha iyi olması, öğretmenin beklentilerini karşılayabilmesi ve arkadaş ilişkilerini desteklemesi yönünden etkili olabilir. Diğer bir değişle güzel yazı yazabilen, sportif faaliyetlerde başarılı olan bir çocuk hem öğretmen hem de arkadaş ilişkilerinde belirgin bir avantaj göstermektedir.
​Bu konuda yapılan çalışmalarda özellikle 1. Sınıfta öğretmen öğrenci uyumunun iyi seviyede olmasının eğitim yaşamının tamamında akademik başarıyı etkilediğini göstermektedir. Öğretmen ve öğrenci arasında güven temeline dayalı bir ilişki çocuğun okul uyumunu ve arkadaş ilişkilerini ve dolayısıyla da okulun sosyal kurallarına uyumu arttırmaktadır. Yapılan çalışmalarda çocukların okula başladıktan sonra okul uyumunu etkileyen en önemli faktörün öğretmen öğrenci uyumu olduğunu göstermektedir.