17 Şubat 1959.

Yani bundan tam 60 yıl önce.
Başbakan Adnan Menderes ve yanındaki heyeti taşıyan Türk Hava Yolları’nın Sev isimli uçağı Londra Havaalanı’na yoğun sis yüzünden inemedi, yakındaki bir havaalanına yöneldi.
Ne var ki orada da yoğun sis vardı.
Pilot inişi denedi ama başaramadı, uçak büyük bir gürültüyle birkaç yüz metre ötedeki ormanlık alana düşüp parçalandı.
Kazada aralarında Turizm Bakanı, bir milletvekili, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü, Türk Hava Yolları Genel Müdürü, Anadolu Ajansı’ndan üst düzey bir yönetici, üç pilot, bir hostes ve bir foto muhabirinin de olduğu on dört kişi yaşamını yitirdi.
Adnan Menderes yaralı kurtulanlar arasındaydı.
Yaralılar Londra’da bir kliniğe götürülüp tedavi altına alındı.
++
Bu kazadan 9 gün sonra Menderes ve kazada kurtulan arkadaşları uçakla İstanbul Yeşilköy Havaalanı’na geldi.
Buradaki karşılama töreni muhteşem oldu.
Binlerce kişi Menderes’i karşılamak için havaalanına akın etmişti.
Bir süre orada dinlenen Menderes daha sonra trenle Ankara’ya hareket etti.
Ankara’da da muhteşem bir karşılama töreni yapıldı.
Menderes’i karşılayanlar arasında bir süredir ilişkileri son derece gergin olan CHP Genel Başkanı İsmet İnönü de vardı.
İnönü, Menderes’e geçmiş olsun dileğinde bulundu, kazadan kurtulması nedeniyle duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Menderes de İnönü’nün kendisini karşılamaya gelmesinden dolayı son derece mutlu olduğunu belirtti.
Bu karşılamanın yarattığı olumlu hava ne yazık ki sonraki günlerde hızla dağıldı. Bunda Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın CHP ve İnönü’ye karşı sert ve tavizsiz tutumunun etkisi büyüktü. Bayar, İnönü’nün Menderes’i karşılamasını Demokrat Parti’yi yıpratmaya yönelik siyasi bir şov olarak görüyordu.
O günlerde Bayar’la Menderes’in arası da iyice açılmıştı.
Bayar, Menderes’in yerine yeni bir başbakan bulmaya çalışıyordu. Menderes ise yola Bayar ile devam edilemeyeceği görüşündeydi, o da yeni bir cumhurbaşkanı arayışı içindeydi.
Araya Celal Bayar girmeseydi ve o karşılamanın yarattığı yumuşama sürseydi Türkiye belki de 27 Mayıs 1960’da askeri bir darbeyle karşı karşıya kalmayacak, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan darağacında can vermeyecek, demokrasi tarihimize büyük bir utanç sayfası eklenmeyecekti.

Yani bundan tam 60 yıl önce.
Başbakan Adnan Menderes ve yanındaki heyeti taşıyan Türk Hava Yolları’nın Sev isimli uçağı Londra Havaalanı’na yoğun sis yüzünden inemedi, yakındaki bir havaalanına yöneldi.
Ne var ki orada da yoğun sis vardı.
Pilot inişi denedi ama başaramadı, uçak büyük bir gürültüyle birkaç yüz metre ötedeki ormanlık alana düşüp parçalandı.
Kazada aralarında Turizm Bakanı, bir milletvekili, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü, Türk Hava Yolları Genel Müdürü, Anadolu Ajansı’ndan üst düzey bir yönetici, üç pilot, bir hostes ve bir foto muhabirinin de olduğu on dört kişi yaşamını yitirdi.
Adnan Menderes yaralı kurtulanlar arasındaydı.
Yaralılar Londra’da bir kliniğe götürülüp tedavi altına alındı.
++
Bu kazadan 9 gün sonra Menderes ve kazada kurtulan arkadaşları uçakla İstanbul Yeşilköy Havaalanı’na geldi.
Buradaki karşılama töreni muhteşem oldu.
Binlerce kişi Menderes’i karşılamak için havaalanına akın etmişti.
Bir süre orada dinlenen Menderes daha sonra trenle Ankara’ya hareket etti.
Ankara’da da muhteşem bir karşılama töreni yapıldı.
Menderes’i karşılayanlar arasında bir süredir ilişkileri son derece gergin olan CHP Genel Başkanı İsmet İnönü de vardı.
İnönü, Menderes’e geçmiş olsun dileğinde bulundu, kazadan kurtulması nedeniyle duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Menderes de İnönü’nün kendisini karşılamaya gelmesinden dolayı son derece mutlu olduğunu belirtti.
Bu karşılamanın yarattığı olumlu hava ne yazık ki sonraki günlerde hızla dağıldı. Bunda Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın CHP ve İnönü’ye karşı sert ve tavizsiz tutumunun etkisi büyüktü. Bayar, İnönü’nün Menderes’i karşılamasını Demokrat Parti’yi yıpratmaya yönelik siyasi bir şov olarak görüyordu.
O günlerde Bayar’la Menderes’in arası da iyice açılmıştı.
Bayar, Menderes’in yerine yeni bir başbakan bulmaya çalışıyordu. Menderes ise yola Bayar ile devam edilemeyeceği görüşündeydi, o da yeni bir cumhurbaşkanı arayışı içindeydi.
Araya Celal Bayar girmeseydi ve o karşılamanın yarattığı yumuşama sürseydi Türkiye belki de 27 Mayıs 1960’da askeri bir darbeyle karşı karşıya kalmayacak, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan darağacında can vermeyecek, demokrasi tarihimize büyük bir utanç sayfası eklenmeyecekti.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.