Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ekim ayında yerinde sayan enflasyon oranlarını yorumlarken, “Kasım ve Aralık aylarında fiyatlama normalleşecek” demiş. Gerçekten burası önemli ama soralım neye, kime göre normalleşme veya normal fiyat artışı ne demek?

Yani domatesin altı, benzinin yedi, kıymanın kilosunun 60 lira olması normal mi yoksa anormal mi? Bakan Beye göre bu fiyatlar normal olabilir ama vatandaşa sorsanız ne diyecek? Demek bugünkü fiyatlar, yani sadece gıda yüzde 30’luk bir artış normalmiş ve dengelenmiş üstelik indirim kampanyası devam ederken.
Peki, bu fiyat artışları karşısında alım gücü, maaşlar, ücretler normal ve dengede mi? Toplulukların kabul ettiği yaygın davranışlara normal dersek, o zaman gelecek dönemdeki artışları normal deyip kabul mü edeceğiz. Ya herkesin kabus gibi beklediği Ocak ayında nasıl bir normal fiyat artışı olacak?
Bu arada Bakan Beyin şu umut pompalaması yok mu? “Optimal çözümler, dengelemeler, fiyatlarda aşağı iniş, normalleşme, top yekun mücadele” gibi süslü kavramlarla her şey normalle dönecek. Nasıl ve ne zaman bilen yok. Hele şu yılı bir çıkaralım sonrası Allah Kerim vaziyeti bekliyoruz.
Anadolu’da ticari yaşantı durmuş vaziyette. Mevduat faizlerinin cazibesiyle kimse bir ürüne veya mala yatırım yapmıyor. Ortalıkta nakit para yok, çekler, senetler elden ele ciro edilerek dolaşıyor. Konkordatolar, iflaslar, hacizler kartopu gibi büyüyor. Ne araba, ne konut satılıyor. Bankalar para dolu ama risk var diye en güvenilir müşterilere bile soğuk davranılıyor. Hani derler ya selam bile almıyorlar.
Birazdan, iki gün sonra siyasette ve ekonomide ne olacağı belli değil. Her şeyin ötesinde üretici fiyatlarındaki yüzde 45’lik artışı ne yapacağız? Doğru ya, umudumuzu kırmayalım, fiyat artışları normalleşecek
Dış ticarette aşırı pahalı döviz karşısında ithalat yavaşladı da açık yani ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 97’ilere yükseldi. En başta ara mal ithalatı olmayınca ihracatın da düşeceğini, şu andaki artışın stoklardan karşılandığını cümle alem biliyor. Hadi ithalat yaptı, iç piyasada alıcı yok. Buna karşın sanki ihracat patlaması yaşanıyormuş gibi hava yaratılıyor. Bu da dış ticarette normalleşme galiba.
TAVİZ YOK DEDİKÇE
Dahası, “efendim gelecekte bütçeden, mali disiplinden taviz” verilmeyecekmiş. Sürekli bu konu da “burası çok önemli” diye vurgulanıyor ama sabah kalkıyorsunuz bazı sektörlere vergi indirimi gelmiş. Hani, yola çıkarken değil taviz, en katı bir tutum izlenecekti? Şimdi bu mu normalleşme ve dengeleme?
O zaman bu mantıkla gidersek, her ay fiyatların en fazla arttığı sektörlere dönemsel geçici vergi indirimi gelsin, vergi kayıpları da imar barışından, bedelli askerlikten karşılansın. Ne ala memleket. Ya değirmenin suyu biterse ne olacak?
Buna karşı Bakan Beyin politikası vergi tahsilatlarını artırmak. İyi, hoş vergi toplayalım da önce duran, üretmeyen bir ekonomide vergi nasıl oluşacak? En başta KDV ve ÖTV nasıl tahsil edilecek? Tüm esnaf bu vergileri topluyor ama sermayesine ekleyerek işlerini çevirmeye çalışıyor. Maliyeye dönmesi aylar hatta yıllar sürüyor.
O zaman geriye içkiye, benzine, değerli kağıtlara zam yapmak, olmadı trafik cezalarını artırmak kalıyor.
Zam yapsan enflasyon kuduruyor, yapmasan vergiler kuruyor. Normalleşmenin cevabı da burada yatıyor.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin