“Nitelikli ama ucuz”

0
32

İstanbul Ticaret Odası, yabancılara İstanbul’a yatırım yapma çağrısında bulunurken Türkiye’deki işgücünün nitelikli ama ucuz işgücü olduğunu “İmalatta saatlik işçi maliyeti Türkiye’de 5,6 Amerikan dolarıyken, Almanya’da bu maliyet 47,2 Amerikan dolarıdır” demiş…

Teşbihte hata olmaz…

18. yüzyıl Osmanlı sadrazamlarından Koca Mehmet Ragıp Paşa’nın Mısır Beylerbeyliği sırasındaki tecrübelerini yansıtan gazelinde yer alan;

Meyan-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun

Şecaat arzederken merd-i kıptî sirkatin söyler”

mısra-i bercestesi aslında tam da bu tip durumlar için söylenmiş gibi durmuyor mu?

Biz “bu iktidar sermayedara çalışıyor, Türk emekçilerini, Türk halkını yoksullaştırıyor” diyorduk; herkes duymazdan geliyor, kimse dinlemiyordu, şimdi iktidara pek bir yakın duran İstanbul Ticaret Odası da bu mevcut durumu itiraf etmiş bulunmuyor mu?

Bakınız daha öncede yazdım, tekrar edeyim bu ülkede çalışan nüfusun çok büyük bir bölümü asgari ücret seviyesinden ve yahut da bu seviyeye çok yakın meblağlarda ücret almaktadır.

Türkiye’de ise asgari ücretin yüzde 10 fazlası ve altında ücretle çalışanların oranı, AB ortalamasının 6 katından fazla; yüzde 57 seviyesindedir.

Avrupa ülkelerinde 2010’da Türkiye’den düşük asgari ücrete sahip 12 ülke varken, 2020’de bu sayı 1’e düşmüştür. Yoksul olmaları ile bilinen eski Doğu Bloku ülkeleri bile artık Türkiye’nin önüne geçmiş bulunmaktadırlar.

Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip tek ülke artık Arnavutluk’tur.

Avrupa İstatistik Ofisi 2020 yılı verilerine göre Avrupa’da aylık asgari ücretin en yüksek olduğu ülke Lüksemburg. Bu ülkede brüt asgari ücret 2 bin 142 euro. İkinci sırada bin 656 euro ile İrlanda var. Bu ülkeleri 1636 euro ile Hollanda, 1599 euro ile İngiltere, 1594 euro ile Belçika, 1584 euro ile Almanya ve 1539 euro ile Fransa takip ediyor. En düşük asgari ücret ise 213 euro ile Arnavutluk’ta. Bu ülkeyi 312 euro ile Bulgaristan, 331 euro ile Karadağ, 343 euro ile Sırbistan ve 430 euro ile Letonya izlemektedir. Bu günkü kurlar ile Türkiye 295 euro ile sadece Arnavutluktan bir çıt yukarıda, sondan ikincidir.

Sadece asgari ücretin euro üzerinden sıralaması elbette durumu tam olarak ifade etmiyor diye düşünebilirsiniz, lakin birde “asgari ücretle hangi ülkede kaç kilogram et alınabilir?” Sorusunun yanıtına bakarsak:

Dana bifteğin euro üzerinden ortalama kg fiyatı dikkate alındığında Türkiye’de brüt asgari ücretle yaklaşık 44 kg et alınabiliyorken, FAO ve OECD verilerine göre asgari ücretle en fazla etin alındığı ülke sıralamasında 188 kg et ile İrlanda, 185 kg ile İngiltere, 140 kg ile Almanya, 116 kg ile Belçika ve 115 kg ile Lüksemburg ve 96 kg ile Fransa yer alıyor. Türkiye bu rakamla AB ülkeleri arasında sadece Bulgaristan’ın önünde kendine yer bulabilmiş durumdadır. Bulgaristan da 42 kilo et ile Türkiye’nin hemen altında yer alıyor, yani çok da bir fark yok.

Bu karşılaştırmaya bakınca sadece euro bazında değil et alım gücü bazında da Türkiye son sıralardadır. Üstelik sosyalist gelenekten gelen Doğu Bloku ülkelerinde ulaşım, elektrik, ısıtma, su, kira vb. bir çok yaşamsal gereksinim Türkiye’ye göre çok daha ehven fiyatlar ile temin edilebilmektedir.

Türkiye’de milyonlarca işçi insani geçim seviyesi için son derecede yetersiz olduğu aşikar olan asgari ücrete mahkûmken, milyonlarca işçi ise asgari ücretten bile mahrum bırakılmaktadır.

Maalesef ülkemizde bir çok işçi resmi kayıtlarda gösterilmeden, asgari ücrete ve hatta bu ücretin bile altında çalıştırılıp, her türlü sosyal güvenceden yoksun bırakılmaktadırlar…

AKP iktidarının açık sınır politikası sonucunda, dünyanın hemen yer yerinden gelen kayıt dışı kaçak mülteciler Türkiye’de hemen her sektörde, kayıt dışı kaçak olarak asgari ücretin bile altında çalışmaktadırlar. Bu sermayenin ve özellikle de yasal denetimlerden muaf tutulacağını, kendisine göz yumulacağını bilen yandaş sermayenin elbette işine gelmektedir. Bu hal hem iş gücü piyasasında emeğin hakkına tecavüz etmekte ve hem de firmalar arasında maliyet avantajı yaratarak, çok ciddi bir haksız rekabet olgusunu ortaya çıkarmaktadır.

Bu düzenin böyle gitmesi elbette mümkün değildir, bu durum sürdürülemez böyle giderse sadece iş barışını değil, asayişi bile bozabilrsiniz, demedi demeyin…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz