NİĞDE’nin Bor ilçesinde veteriner Emirhan Yaramancı, kedi- köpeklerin ameliyat sonrasında ve tedavi süreçlerinde yaralarına temas etmemeleri için takılan, ‘Elizabeth yaka’ yerine, nanoteknolojik malzemeyle ürettiği Win-Pet adlı medikal ürünü, Dubai’ye ihraç etmeye başladığını söyledi.

Ar-Ge çalışmasını yürüten ve ürünün seri üretime geçmesi için de KOSGEB tarafından projesi desteklenen girişimci Yaramancı, geliştirdiği ürün için faydalı model belgesinin yanı sıra uluslararası patent ve endüstriyel tasarım tescilini aldığını söyledi. Veteriner Emirhan Yaramancı şöyle konuştu:

“Her şey 2006 yılında kliniği ilk açmamızla başladı. Ağır meme tümörleri olan bir hastamıza operasyon sonrasında o günün imkanlarıyla yaptığımız ve kullandığımız Elizabeth yakalığı takıp klinikte bekletme imkanımız olmadığı için evine göndermiştik ama ertesi gün duyduk ki çok zorlanarak yaptığımız operasyon heba olmuş. Hastamız hayatını kaybetmek üzere. Hayati tehlike yaşıyor ,kan kaybı yaşıyor. Zorlu ameliyatı tekrar yaptık ve o gün biz kafasına geçireceğimiz Elizabeth yakalığının yerine plastik su şişesinden, pet şişeden ilkel bir Win-Pet yaptık. Biz o gün projelerin buralara kadar geleceğini hiçbir zaman farkında değildik, bilmiyorduk. Havalandırma delikleri açarak yaptığımız korseden hastamız çok memnun kaldı ve hayati yaraları 10 gün gibi çok kısa bir sürede iyileşti. Bu bir tesadüf değildi sonrasında bütün hastalarımızda, operasyon yaptığımız yumuşak dokuda, kemik dokuda operasyon yaptığımız bütün hastalarımızda biz pet şişeden yaptığımız ilkel Win-Pet’leri kullanmaya devam ettik.”

 

PATENTİNİ BEN ALDIM

Win-Pet adlı medikal ürün için patent aldığını belirten Emirhan Yaramancı şöyle devam etti:

“Bu ürünün ticarileşebilecek bir ürün olup olmadığını araştırma ihtiyacı hissettik. Patenti olup olmadığına, böyle bir tedavi yöntemi ve ürünün tüm dünyada olup olmadığını araştırma ihtiyacı hissettik ve böyle bir tedavinin ve böyle bir ürünün başka hiçbir yerde kullanılmadığını öğrendik ve bunun üzerine süreç başladı, girişimcilik hikayemiz başladı. Elizabeth yakalı denilen yada klasik yöntem olarak en çok kullanılan yakalıkların hasta üzerinde ciddi depresyon duygularını tetikleyici etkileri var. Anesteziden uyanmışsınız, mideniz bulanıyor, başınız ağrıyor ,operasyon bölgesindeki yaralarınız acıyor ve bir de kafanızda bir huniyle uyanıyorsunuz, çılgına dönüyorsunuz. Çıkartmaya çalışıyorsunuz olmuyor, 2 gün uğraşıyorsunuz olmuyor, sahibinize küsüyorsunuz, hayata küsüyorsunuz, depresyona giriyorsunuz. Her dokunulmasında sizi iğreti ediyor ve anksiyete duygusu gelişiyor ve bağışıklık sisteminiz düşüyor. Bağışıklık sistemi deprese olduğu için de yaraların iyileşmesi gecikiyor. Oysa mutlusunuz herhangi bir sıkıntınız yok o süreci daha kolay atlatıyorsunuz. Win-Pet’in en büyük artısı bu. Win-Pet hastada yaşam konforunu ,ameliyat sonraki süreçteki yaşam konforunu engellemediği için ,ona ekstra bir yük bindirmediği için hasta bağışıklık sistemini olumlu olarak hazır tutuyor ve iyileşme bu sebepten normal olağan seyrinde yani 10- 12 günlük periyotta gerçekleşiyor.”

DUBAİ’YE İHRACAT YAPIYORUZ

Ürünün ihracatını yapmaya başladıklarını belirten Yaramancı, “Bugün geldiğimiz noktada ürünümüzün gövde aparatı ticarileşti. Kumaşın ve tasarımın AR-GE’si hala daha devam etmekte ve bugün için ihracat yolumuz açıldı. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve KOSGEB’e bu manada teşekkürü borç biliyoruz. Verilen KOSGEB destekleri boşa gitmiyor, buralara kadar geliyor. Aynı şekilde biz bugün artık Dubai’ye ihracat yapıyoruz. Avrupa Birliği ülkeleri ile çok ciddi iş görüşmelerimiz var” diye konuştu.

FACEBOOK YORUMLARI