Ana Sayfa Yazarlar Nedimof veya Mahmut Nedim Paşa Taktiği

Nedimof veya Mahmut Nedim Paşa Taktiği

-

Mahmut Nedim Paşa, Osmanlı Türk Tarihi’nin renkli kişiliklerinden birisidir. 1883 yılında ölünceye kadar çeşitli illerde valilik, bakanlık ve iki kez sadrazamlık yapmış, “Rus yanlısı” olarak tanınmıştır.


1826 yılında Yeniçeriler siyaset üçgeni dışında kalınca bu boşluğu yabancı devletlerin İstanbul elçileri doldurmaya başladılar. Tanzimat Döneminde kimin sadrazam olacağı, siyasi ilişkilerin gelişimine göre belirlenmekteydi. Genellikle çekişme Fransa ve İngiltere devletlerinin gücüne ve İstanbul Büyükelçilerinin hünerine göre değişmekteydi. Bu yüzden Tanzimat’ın ünlü paşaları Mustafa Reşid Paşa ve Fuad Paşa’lar belirli zamanlarda iktidar makamına yükseltilmekte, siyasî denge sağlanmaktaydı.

Bu siyasî denge içerisinde Mahmut Nedim Paşa da Rus yanlısı bir kimse olarak tanınmıştı. 1871 yılındaki ilk sadrazamlığı 10 ay kadar sürdü. Kastamonu ve Adana valiliklerinde bulundu. Şura-yı Devlet reisi oldu. 1875 yılının Ağustos ayında ikinci kez sadrazam oldu. İkinci sadrazamlığı da 10 ay kadar ancak sürdü ve görevden alınarak Çeşme’ye gönderildi. 1883 yılında öldü ve Vâmıkpaşazade Refik Bey ile evlenen kızından torunları vardır (Sicill-i Osmanî, 3, 921). 1875 yılında Midhat Paşa ve Süleyman Paşa ekibi İngiliz elçisinin desteği ile saraya nüfuz etmeye çalışıyorlardı.

Fuad Paşa, Fransa taraftarı olarak biliniyordu. Mahmut Nedim Paşa ise Rus elçisi İgnatief ile görüşmelerini sürdürüyordu. İgnatief ise Balkanlarda Ortodoks Osmanlı vatandaşlarının koruyuculuğu maskesi altında sürekli fesat tohumları ekiyor ve Akdeniz’e inmeye çalışıyordu. Mahmut Nedim Paşa’nın Rus elçisi ile bu kadar samimi olması, her karar arafesinde onu çağırarak uzun süre görüşmesi kimsenin gözünden kaçmıyordu. Bu yüzden halk kendisine “Nedimof” diye lakab takmıştı (Ali Akyıldız, “Mahmut Nedim Paşa”, DİA, 27, s. 375). Kendisini Rus taraftarı olmakla suçlayanlara verdiği cevap ise tarihe geçmiştir:

-“Evet ben Rus elçisi ile görüşüyor ve ne karar alınmasının doğru olacağını ona soruyorum. Fakat Rus elçisi hangi kararı tavsiye ederse ben onun tam aksini yapıyor ve böylece doğru kararı bulmuş oluyorum”.

1 Mart 2003’de “Birinci Tezkire” görüşmeleri sırasında Cumartesi günü Ankara’da büyük bir “Barış Mitingi” düzenlenmişti. Tezkirenin TMMM’den geçip geçmemesi gerçekten çok önemli bir karardı. Ben, sanki kararı verecek tek yetkili ben imişim gibi bunun derdine düşmüştüm. Türk Ordusu, ABD askerleriyle birlikte Musul ve Kerkük’e inecekti. Bu müthiş bir şeydi. Bir de madalyonun diğer tarafı vardı: Ortadoğu bataklığına saplanıp kalmak. Cumartesi günü Barış Mitingine katılmak için gelen otobüsler dikkatimi çekti. Neredeyse tamamı Diyarbakır, Mardin, Siirt, Bitlis, Van gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu şehirlerimizden gelmişlerdi. O gün Mahmut Nedim Paşa’yı hatırladım. Madem ki bu adamlar Barış Mitingine destek veriyorlar, öyleyse bizim için doğru karar tezkirenin çıkarılmasıdır. Ancak iktidar partisinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu milletvekillerinin bir bölümü tezkire geçmesin diye olumsuz oy kullandılar ve tezkire geçmedi.

AK Parti’nin ilk büyük imtihanı idi. İktidara gelmişlerdi, ama henüz devlet mekanizmasına hâkim değillerdi. Üniversite öğrencisi kızların başörtüsünü devlet meselesi olarak gören devrin Cumhurbaşkanı, bu siyasi bir karardır, beni ilgilendirmez” diyordu. Devrin Genel Kurmay Başkanı, tezkirenin kabul edilmemesinden sonra fikrini söylemek gereği duyuyordu: “Vatan ve millet yararı için bu tezkirenin kabul edilmesi gerekirdi”. Ama “ba’de harabel Basra”. Yani Basra harap olduktan, iş işten geçtikten sonra.

31 Mart 2019 Pazar günü mahalli idareler seçimi var. AK Parti ile MHP ve BBP “sağduyunun birlikteliği” sloganı ile meydanlarda. CHP ve İYİ Parti ise fikirleri tam uyuşmasa da RTE düşmanlığı ortak paydası ile ortaya atıldılar. Erbakan’ın mirasına konmuş bulunan Saadet Partisi de muhalefetin küçük ortağı. Muhalefetin “gizli ortağı” ise PKK’nın siyasi uzantısı olmakla suçlanan HDP. CHP ve İYİ Parti bu işbirliğini yalanlasalar bile HDP eşbaşkanı “Ankara ve İstanbul’da muhalefetin kazanmasının HDP oylarına bağlı olduğunu” açıklamaktan çekinmiyordu. Taktik de belliydi. “Doğu’da ve Güneydoğu’da biz kazanacağız, Batı’da ise AK Parti’ye kayıp ettireceğiz”. Her şey gün gibi açık oldu.

mahmut_nedim_pasa_yalisi

“Dönüşüm Süreci” içerisinde “Habur karşılamaları”nı ihanet olarak görenler, bu işbirliğinden rahatsız değiller mi? Bu mümkün değil. Öyleyse mantığın temel kuralını işletmek gerekmez mi? A = B ise; B = C ise o zaman sonuç önermesi A = C olmaz mı?
Devlet Şırnak’ın Gabar Dağı’nda şu anda PKK’ya karşı mücadele veriyor. Kınalı kuzularımız şehit düşüyor. Kınalı kuzularımızı şehit edenleri kahraman ilan edenlerle benim işim olamaz. Hiçbir şey için, hiçbir zaman, hiçbir şekilde. Madem ki PKK destekçileri, devlet düşmanları, birlik düşmanları Devlet’in karşısında ben DEVLET’in ve Devletimin yanındayım.

Mahmut Nedim Paşa’yı bir kez daha rahmetle anıyor ve PKK destekçilerinin aldığı kararın tam aksini yaparak devletimin yanında olduğumu ilan ediyorum.

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikDilde Türkçeleşme
Sonraki İçerikTarihi utanç!
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
Prof. Dr. Yılmaz KURT 1971 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni; 1983 yılında DTCF Tarih Bölümü'nü bitirdi. 2003 yılınd doçent; 2009 yılında Profesör oldu. Tarih Bölümü Başkanlığı ve Osmanlı Araştırmaları ve Uygulamaları Merkezi Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Türk Tarih Kurumu Çukurova Tarihinin Kaynakları dizisinde 6 kitabı yayınlandı. Osmanlıca Dersleri 1 kitabı 24. baskısını yaptı. Evli ve 2 çocuk, 3 torun sahibidir.

Bu Haberler Kaçmaz!

Kulağın kuru tutulması dış kulak enfeksiyonundan koruyabilir

kulak kanalının saç kurutma makinesi ile kurutulması gibi basit önlemlerle dış kulak yolu iltihaplanmalarından korunabildiğini ifade etti.