Ahmet Hakan soruyor, Muharrem İnce yanıtlıyor, ben de yorumluyorum
Canlı yayın başlıyor…

İnce: Seçim gecesi çıksam da bir şey değişmezdi…

Yorum: Çok şey değişirdi ki en önemlisi halka verdiğin sözü tutar, onları hayal kırıklığına uğratmazdın.

İnce: 50 günde yarattığım coşkuyu bitirmeye yönelik bir proje var…

Yorum: Evet, Seçim Gecesi sokağa çıkmayarak, Genel Başkan adayı olarak, CHP’ye Kurultay tartışmaları yaşatarak 50 günde yarattığın coşkuyu önce sen yıktın.

İnce: SP 3 alsaydı, İYİ Parti 10’un üzerinde alsaydı AKP 46’lara düşecekti; 2. tura kalacaktık. Ben kazanmaya inanmıştım. 2. tura da yüzde yüz inanıyordum.

Yorum: Demek ki başarıyı Erdoğan gibi tek başına 1. Turda kazanmaya inanmamışsın.

İnce: Hemen bir otobüs yaptıracağım. Mutfağı, banyosu, odası olacak. Yüksekova’dan başlayıp karış karış Muğla’dan çıkacağım. Kılıçdaroğlu’na siz milletvekilisiniz siz MYK’yı yönetirsiniz ben halkla bir arada olurum…

Yorum: Bu dediklerini yapman CHP’ye destek vermen için Genel Başkan olman şart mıydı? Kurultay mücadelesi vereceğine 25 Haziran sabahı düşseydin yollara da Genel Başkanlık Kemal Bey tarafından teklif edilseydi daha doğru olmaz mıydı?

İnce: Ben Kılıçdaroğlu’na rakip olmadım, sözümde durdum. Bir araya geldiğimiz yemekte Kılıçdaroğlu’na ‘onursal genel başkan olun’ dedim.

Yorum: Hayır, sözünde durmadın. Aile yemeğindeki teklifin hem verdiğin sözü çiğnemektir hem de özel ve eşli bir yemekten sonra açıklaman etik değildir.

İnce: Bu tartışmaları artık bitirip önümüze bakmamız lazım. Genel Başkan, pek çok doğru şey yaptı. İyi bir kampanya süreci yürüttü.

Yorum: 25 Haziran’dan sonra bu sözü senden bekledik ama geç de olsa doğru söylüyorsun.

İnce: Ancak seçimde çelişkiler, çift başlılıklar oldu. Gülen konusunda açıklamalarımızda çift başlılık görüntüsü çıktı.

Yorum: Aaaa işte en çarpıcı cümlen ve suçlaman budur. Nedir Gülen konusundaki çift başlılık acilen açıklaman şarttır. Yoksa Kemal Kılıçdaroğlu’nu Gülen cemaatine destek vermekle mi suçluyorsun?

İnce: Bir partinin genel başkanı aday olmazsa böyle olur. Çift başlılık sona ermesi için genel başkan olmak istedim.

Yorum: 25 Haziran sonrası Kurultay toplayıp Genel Başkan olmak için sen yola çıktın ki çift başlılığı yaratan sensin yahu.

İnce: CHP değil hiç bir parti muhalefet yapamıyor.

Yorum: Bak hala Kılıçdaroğlu ve Genel merkez yöneticilerini eleştiriyorsun. Az önce “artık önümüze bakalım” diyen sensin. Böyle mi destek vereceksin partine?

İnce: İnanın genel başkan olmak için yanıp tutuşmuyorum.

Yorum: Maazallah bir de yanıp tutuşsaydın CHP paramparça olurdu demek ki.

İnce: Partiyi yönetenler kiracıdır.

Yorum: Hayır, siz milletvekilleri kiracısınız, CHP’nin gerçek sahibi ise seçmenidir.

İnce: Ben partiyi karıştırmıyorum.

Yorum: Şu canlı yayında bile CHP’yi karıştıracak birçok ifaden olduğunu ben de televizyonlarında izleyenler de görüyor.

İnce: Önümüzdeki yerel seçimde her şeyi bir kenara bırakıp partim için çalışacağım. Kurultay tartışması artık bitti. Benim karşımda olanlar cumhurbaşkanlığı seçiminde harıl harıl çalıştı, şimdi sıra bende…

Yorum: Ah be İnce kardeşim bu sözleri 25 Haziran’da söyleseydin ya…

İnce: Bugün İstanbul’u kazanan kişi, 4 yıl sonra yani 25 yıllık AKP’nin saltanatını yıkan biri doğal cumhurbaşkanı adayıdır zaten. Bu bir açık kapı bırakmak değil, siyasetin olurudur. İstanbul’u kazanan biri, cumhurbaşkanlığını da yüzde 100 alır

Yorum: Evet, ben CHP Genel Başkanı olsam;

Derim ki; CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Muharrem İnce’dir,
Derim ki; Aklın Kurultay ve Genel Başkanlık’ta kalmasın, haydi İnce önce İstanbul’un sonra da Türkiye’nin Başkan’ı ol…

FACEBOOK YORUMLARI