Geçen hafta Cumhur İttifakının yerel seçimlerde uygulayacağı stratejiyi yazmıştım. Kısaca şöyleydi; “Bizim dışımızdakiler şer ittifakıdır. Millet ittifakı şer ittifakıdır.

Bunlar PKK ve FETÖ desteğini alarak ülke için beka sorunu oluşturacaklardır. Bunlara değil, memleketin bekası için ekonomi ne durumda olursa olsun bize oy verin!”
Sonrada kimse bu söyleme inanmaz ancak,
Çok tekrar eder, medyalarında ciddi görüntülü adamlara çok sık tekrar ettirirler ve bazı olaylar bu söylemi destekler gösterilirse ve yine kötü olaylar yaşarsak, örneğin şehit cenazeleri gelir, bombalamalar olur ise inanırlar… Toplum yine korkar, pısar, sığınacak bir güç arar ise amaçlarına ulaşırlar…

Tüm toplum hedef değil zaten. Küsen, ekonomik kriz nedeniyle uzaklaşan, çeşitli sebeplerle gerçekleri bu defa gören kendilerine önceden oy vermiş yüzde 51’lik kesim hedef kitleleri… Tekrar bir kutuplaşma, gerginlik yaratılırsa -ki toplum buna çok hazır durumda, amaç hasıl olur.
demiştim.

Peki muhalefet bu açık strateji karşısında ne yapmalı?
Aslında anlatılması, söylenmesi gerekenler belli. Hepimiz biliyoruz. Önemli olan nasıl ve kime anlatılacağı…
İktidara oy veren çoğunluk muhalefeti dinleme, izleme ve etkilenme pozisyonunda değiller. Eğitimi yetersiz bir kesim, okuma alışkanlığı ve analiz yeteneğinden önemli ölçüde yoksunlar. Sosyal medyayı da muhalif kesim kadar kullanmıyorlar. İktidar medyası üzerlerinde çok etkili yayın yapıyor. Muhalefete o medyada katiyen yer verilmiyor. Cami, bürokrasi, kamu kurumları, üniversiteler ise çok derin ve etkili destekte bulunuyorlar. Kendilerinin dediği gibi, “Aya 4 şeritli yol yaptık deyince inanacak” bir seçmen kitleleri var.

Muhalefet medya imkanları çok kısıtlı olan dolayısıyla da meramını anlatmakta çok zorlanan bir konumda. Muhalefet, haklılığını veya iktidarın haksızlıklarını kendi ile aynı düşüncede olanlara anlatıyor, bu kesimin oyu yeterli olmayıp bir galibiyet gelmeyince de bu cenah sinirleniyor, seçmeni kendi partilerine küsüyor veya karşı tarafı gereğinden fazla abartma yolunu seçiyor.

Bu koşullarda gereksiz yere “Hayır, biz beka sorunu yaratmadık iktidar yarattı. PKK ve Fetö ile birlikte hareket eden de iktidardır. İktidar ilave olarak Siyonizmin de hizmetindedir.” demenin bir anlamı yok. Yani kutuplaşmayı artırmanın, iddialaşmanın, gerilimi tırmandırmanın gereği yok. İktidar oyunu illa futbol, basketbol gibi toplu bir karşılaşmaya dönüştürmek istiyorsa bunu kabul etmenin gereği yok. Muhalefetin topsuz bir oyunu örneğin atletizmi veya güreşi seçmesi gerek…
Yani, bu topsuz oyun, muhalefetin oynaması gereken oyun ekonomik kriz, oyunudur. Ekonomik krizin medyada anlatılmasına da gerek yoktur. Herkes yaşıyor ve yaşayacaktır. “Beka” gibi soyut ve anlatılması zor bir konu değil, yaşanan bir gerçekliktir. Dolayısıyla, Cumhur İttifakının oyununu bu defa yenerim deyip asla oynamamak gerekir…

Muhalefet cephesinden dolduruşa gelip iktidarın oyununu oynamak isteyenler, iktidara haddini bildirmek isteyenler çıkacaktır. Bunlar çok iyi oyun oynarlar ama şüpheniz olmasın asla galip gelecek golleri atamazlar. Muhalefet cephesinden o oyun ve oyuncular için asla izin verilmemesi gerekir. Unutmayalım, en son Genel ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde, iktidarın istediği oyun muhalefet tarafından çok başarılı oynanmış ancak oyun skora yansımamıştı…
Oyun ekonomik krizdir. Tek tek her seçim bölgesindeki belediyeler ve hizmetlerdir. Medyaya gerek yok, anlatmaya gerek yok, tartışmaya gerek yok…

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.