Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ALTAY Tanklarının Seri üretimine yönelik bir soruyu yanıtlarken güç paketi sorunları var, hızla çözeceğiz dedi.

Yazılı ve görsel basının sorunlarını cevaplayan İsmail Demir ALTAY tankının seri üretimi için güç paketi (motor + transmisyon) tedarikinde sorun olduğunu belirterek, bu nedenle seri üretimin başlayamadığını bildirdi. Türkiye’nin geliştirme aşamasından kalan 4 adet güç paketinin elde olduğunu belirten Demir, “Bu 4 adet ile üretim başlayacaktır. Ancak bir üretim hattını 4 adet için üretip kapatmak olmaz. Alternatif arıyoruz. Hızlı bir çözüm olacağını düşünüyoruz” dedi.

Demir, seri üretim yüklenici firmasının ilk tankı tesliminin “T0+18 ay” (üretim hattının oluşturulmasının ardından 18 ay sonra ilk tankın teslim edilmesi) olduğunu hatırlatarak, güç paketinin sağlanamamasını “mücbir sebep” olarak niteledi.

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, son dönemde dünyada hassas ve kritik üretimler yapabilen metal işleme takım tezgahlarında küresel anlamda bir kısıtlama eğilimi gözlendiğini de vurguladı.

Diğer yandan, Almanya, Hollanda, İsveç, Norveç, Finlandiya gibi ülkelerin Türk savunma ve silah sanayisine yönelik ambargo kararı alması savunma sanayi üretimini etkiliyor.

Örneğin, Türkiyenin ithal ettiği zırh ve öz koruma sistemlerinin neredeyse tamamı Finlandiyalı Miilux adlı bir çelik firması tarafından üretiyor. Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Miilux’un yüzde 70’lik hissesini satın almıştı. Böylece amaç, Türkiye’nin ithal ettiği zırh çeliğinde dümene bir Türk firmasının geçmesi ve teknoloji transferiydi. Ambargo yüzünden hakim ortağı Türk olduğu halde Miilux Türkiye’ye mal satamaz hale geldi. Finlandiya hükümetinin ambargo kararı yüzünden Türkiye’nin zırh çeliği tedariğinde ciddi bir sıkıntı baş gösterdi. BMC’nin patronu Ethem Sancak geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında Finlandiya’nın aldığı ambargo kararı nedeniyle zırhlı araç üretemez hale geldiklerini dile getirmişti.

Bakınız sadece hassas elektronik sistemlerden bahsetmiyorum; motordan zırh ve namlu çeliğine, şanzımandan metali hassas bir şekilde işleyebilecek takım tezgahlarına kadar savunma sanayimizi temelden etkileyen ciddi ve yaygın bir ambargodan bahsediyorum.

Sınai üretim son derecede entegre bir üretim tarzıdır, temel olmaz ise üste ciddi bir sınai üretim kurmak mümkün olmaz. Sınai temel dediğimizde konu demir çelik teknolojisinden başlar, elektronik teknolojisine kadar uzanır. Bu alanlarda teknoloji yaratamayan bir devlet ne kadar isterse istesin ne kadar uğraşırsa uğraşsın küresel ölçekte ciddi manada bir talep görecek, herhangi bir sınai ürün ortaya çıkartamaz.

Teknoloji yaratabilmenin tek yolu ise bilimsel eğitimden geçer. Siz ülkenin en çalışkan öğrencilerini, en parlak beyinlerini fizik, kimya, biyoloji ve matematik gibi temel bilimler konusunda eğitmez iseniz asla ortaya başarılı bir sınai üretim çıkaramazsınız.

Bir tank yapmak istiyorsanız önce özel ve nitelikli çelik üretmeyi becereceksiniz. Sonra verimli, güçlü, uzun ömürlü ve sağlam bir motor yapmayı başaracaksınız. Yeter mi elbette yetmez bu dev motorun gücünü paletlere aktaracak 60 – 70 tonluk bir savaş canavarını her arazi ve doğa koşulunda yürütebilecek güç aktarım (transmisyon) ve palet mekanizmalarını yapabileceksiniz. Bu halde bile elinizde sadece boş bir zırhlı gövde olur bu gövdeyi savaşabilecek hale getirebilmek için çok özel çeliklerden son derecede hassas ve seri bir top da yapacaksınız. İşiniz bitti mi elbette hayır bu topu hareket halindeyken bile nişanlayıp hedefi vurabilecek elektronik hareket ve nişan sistemlerini de yapabilmeniz gerekir. Kısacası tank yapmak ciddi bir teknoloji işidir, tankın egzosuna atlet don tıkıp , paletine pet şişe, baston sokularak durdurulabilecek bir araç olduğunu zannedenlere, nitelikli çelik ihtiyacını anlatmak zor elbette.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz