Merkez faizi değiştirmez

151

Merkez Bankası, 7 Haziran Perşembe günü yapacağı toplantıda faizleri artırmayacak. Niye artırsın ki? Son artış olağanüstü toplantıyla yapılmıştı. Üzerinden daha 15 gün geçmeden bir faiz artışı yapmanın ne anlamı olacak?

Efendim; “Mayıs ayı enflasyonu yüksek çıkmış, bununla mücadele için en az 100 baz puan veya bir puan daha artırması gerekiyormuş”. Üstelik eli boş dönülen Londra toplantılarında da “eğer enflasyon yüksek çıkarsa faiz artırımına gidilecekmiş” denilmiş. Gitmezse ne olacak? Piyasalar çok sert tepki verecekmiş, dolar zıplayacakmış falan filan. Kim söylüyor bunları? Uzmanlar, yorumcular, beşinci sınıf analistler. Geçiniz; Merkez Bankası (MB) faiz filan artıramaz. Nedenleri basit:
Birincisi; daha yeni artış yaptı, bunun sonuçlarını görecek. Bu da böyle geceden sabaha olmuyor. Üç puanlık artışla doları 4.60’larda ancak tutabildi. Zaten amaç doları tutmak, daha da aşağı indirmek değil, Faizlerle oynamayarak “bak 4.90’dan aşağı çektik ve burada kontrol altına aldık, bir çılgınlık daha olursa yani dolar uçarsa o zaman bakarız” mesajını verecek. Bunu da “gerektiğinde yeni tedbirler almaktan çekinmeyiz” sözleriyle duyuracak. Ayrıca faiz artırmı ile dolar 4’e gelecekse, “bunu daha önce niye yapmadın” diye MB’yi bombalamazlar mı?
İkincisi; MB’nin faizlerinin yükselmesiyle banka mevduat ve kredi faizleri de yükseldi. Bakalım burada ne oluyor? Vatandaş yüksek faiz getirisiyle TL mevduatına mı koşuyor, hatta dövizlerini TL’ye çevirip TL faizine mi yatırıyor? Kredi taleplerinde gerileme var mı? Yabancı kaç para getiriyor? Şimdilik net bir yanıt yok.
Üçüncüsü, dolar, memleket ekonomindeki güven ve belirsizlik nedeniyle bir artıyorsa, dışarıdan kaynaklı nedenlerle iki artıyor. Siz dünyayı kontrol edemeyeceğinize göre, yeni bir risk alıp faizleri artırırsanız ve dolar yine yükselmeye devam ederse o zaman başka yöntemlere başvurmak zorunda kalırsınız ki bu işleri daha da karıştırır. Her dalgalanmada “MB faiz artıracak mı artırmayacak mı” diye sormaya başlanır ki zaten düşen itibar, tamamen yok olur.
Dördüncüsü yeni bir artırımla malum “faiz enflasyon yaratıyor” gibi ekonominin doğasına aykırı bir söyleme sarılanları zor durumda bırakamaz, “mecburuz faiz artışın” diyerek zoraki ikna edilen yerli anti- faiz lobisini tekrar karşısına alamaz, hem de seçimlere az bir süre kala. Üstelik “sen faizleri düşürün diye bankalara çağrıda bulunuyordun, şimdi Merkez Bankan sürekli faizleri artırıyor ne iş” diye adam sormazlar mı?
Beşincisi, koca Banka, eğer isteseydi, 15 gün önce faizleri daha fazla yükseğe çekebilirlerdi. Onlar da biliyorlar enflasyonun nereye gittiği. Ekonominin önüne yeni oranlar koyulmuşken ve sonuçları görülmeden hop bir artış daha yapılamaz.
Altıncısı, dolar 4.60’larda tutundu mu? Tutundu. Ayrıca 20 gün sonra eğer AKP tekrar seçimleri kazanırsa para yağmayacak mı? Yağacak (mış) O zaman niye yabancıya yüksek faiz verelim? Bakıldı ki olmuyor, o zaman işler ters giderse yeni yönetimin ekonomi anlayışına göre en azından enflasyonla mücadele adıyla aradan bir faiz artırımı da çıkarırılar olur biter.
Bunlar iyi hoş da, ya artırırsa ne olacak? Söyleyelim: hiçbir şey. Sadece, “ben bağımsızım, hükümeti, başkanı dinlemem” demek için sembolik bir artış olabilir ki yukarda bahsettiğimiz nedenlerle bunu da yapmayacaktır. Buna ek olarak enflasyon kılıfını da geçirebilir ama enflasyon kim umurunda?
Özetle, bugünden yarına öyle Merkez Bankası gibi kuruluşlar çok kısa sürelerle faizlerle oynamaz. Sadece “dostlar alış verişte görsün” diye teknik düzenlemeler yapabilir. Esas MB’nin 24 Haziran’dan sonraki ekonomide konumu, misyonu ve vizyonu ne olacak, önemli olan bu.