Yüksek enflasyon ve döviz kurları arasında sıkışan Merkez Bankası, faiz oranlarını beklentilerin üzerinde artırdı. Banka’nın Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 17,75’ten yüzde 24’e yükseltti.

Bu kadar büyük faiz artışına gerekçe olarak “fiyat istikrarını desteklemek amacıyla güçlü bir parasal sıkılaştırma gerçekleştirilmesi gösterildi. Karar öncesinde tahminler 1 ile 7 puan arasındaydı.

.Merkez Bankası’nın (MB) kararı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar döviz fiyatlarını hareketlenmişti. .

Cumhurbaşkanı  “faiz konusundaki hassasiyetim aynı, değişen bir şey yok. Merkez Bankası bağımsız ya dolayısıyla o kendi kararını kendi alır, ayrı. Yüzde 50’lere varan faiz oranları isteniyor. Bu gerçek ortadayken faiz denilen bu sömürü aracını kullanmaya asla aracı olamayız, vesile olamayız.” sözleri MB’den yüksek oranlı artış gelmeyecek şekilde algılandı. Eylül ayı başından buyana dar boyutta dalgalanan kurlar yukarı yönlü oynamaya başladı ve bekleyişe geçti.

Faiz kararının beklentilerin üzerinde gelmesiyle dolar ve avro da 3-4 kuruluşluk gerileme görüldü ancak doların 6, avronun da 7 liranın altına inmemesi dikkat çekti. (Saat 14.30 itibarıyla)

SONUÇLARI FARKLI OLACAK

Merkez Bankası’nın şok faiz kararıyla piyasada tüm faiz oranları değişti. Mevduatta faiz oranları yüzde 30’ü kredide yüzde 40’lara yaklaştı. Özellikle kredi faizlerin artması piyasalarda banka kaynaklı para kullanmayı zorlaştıracak. Başka bir deyişle ekonomide para yokluğu kendini daha fazla hissettirecek. Bu da tüketim başta olmak üzere tüm sektörlerde durgunluğa yol açacak.

Bu artışın diğer yönleri: Daha saatler önce yüksek faize karşı olduğu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı Banka’nın “ekonominin gereğini” yaptığı söylenebilir. Bu da Banka’nın bağımsızlığı üzerindeki gölgeleri nispeten kaldırabilir.

Ancak bu kadar yüksek artışa rağmen döviz kurlarında beklenen büyük gerilemenin görülmemesi şimdiden bu artışın da yetersiz” söylemlerini tekrar güçlendiriyor.

Bu artışla enflasyon geceden sabaha önemli bir düşme beklenmemeli. Belki döviz kurlarına nispeten bir durulma getirebilir. Ancak kurların geleceği sadece ekonominin dinamikleri ile değil dışarıda yaşanacaklarla ilgili. Örneğin, Arjantin, Rusya, Güney Afrika, Brezilya Hindistan gibi ülkelerin ekonomilerindeki gelişmelere de bağlı. Bu ülkelerdeki olumsuz gelişmelerle birlikte siyasi etmenler döviz kurlarını oynatmaya devam edecektir.

Şimdi tartışılan bu artış yeterli mi? Çünkü daha piyasalar fiyatlarını dolar 6, avro 7 liranın üzerinki dengelere getirmedi. Elektrik doğal gaz zamları da işin çabası. Herkesin ortak paylaştığı bu faiz artışının diğer ekonomik önlemlerle desteklenmesi. Başta da çok ciddi dış kaynak bulunması gerekiyor. Aksi takdirde girilen yüksek faiz yüksek enflasyon sarmalı sürüp gidecek.

FACEBOOK YORUMLARI