• Haberler
  • Yazarlar
Ana Sayfa Yazarlar Merkez Bankası: Suçlu kim?

Merkez Bankası: Suçlu kim?

-

Orhan Uğuroğlu kardeşimin biraz zorlaması biraz eski dostluğumuz dolayısı ile Sonsöz’de yazı yazmaya başladım. Uğuroğlu rahmetli babam Turgut Özal’ı başbakan olduğu dönemden başlayarak vefat edinceye kadar gölge gibi takip etti. Cevval ve hiç haber kaçırmayan, o dönemin bence yetiştirdiği gerçek gazetecilerden birisidir.

Zaten o dönem Anavatan Partisi ve Turgut Özal’ı takip eden gazeteciler bugün Türkiye’de fikirleri alınan insanlar olmuştur. Siyasi baskı yaşamadıklarını ve bunun değerini tüm gazeteciler gibi belki bugün daha iyi anlamışlardır. Ama konumuz bu değil. Konumuz merkez Bankası…
Merkez bankası bağımsızlığı konusu ilk 1824 yılında ekonomist David Ricard tarafından milli banka planı ile ortaya atılmıştır. 100 yıl önce 16 olan merkez bankası sayısı bugün 167 ye ulaşmıştır. Merkez bankası hedefi fiyat istikrarını sağlamaktır. Ancak hükümetinin kamu maliyesi yani bütçe açıkları vermesi ve bunun sonucu merkez bankasının bu açığı finanse etmesine yönelmesi ile enflasyon kontrolü zor döneme girer.

İşte hükümetlerin bazen bu sorumsuzca harcama veya büyük bütçe açıklarının yaratacağı olumsuzlukları merkez bankası uyarmak zorundadır. Merkez bankasının en önemli özerklik sebebi budur. Dünyada merkez bankası bağımsızlığı ile enflasyon bağlantısı yapılan çalışmalarda çok açıktır. Merkez bankası bağımsızlığı yüksek olan ve buna saygı duyarak politika belirleyen ülkelerde, örnek İsveç, Danimarka, Norveç, Yeni Zelanda, ABD, Almanya gibi ülkelerde enflasyon düşüklüğü gözükmektedir. Bunun yanında merkez bankalarının hükümet baskısı olan örnek, Peru, Şili, Meksika, Uruguay, Türkiye, Pakistan gibi ülkelerde enflasyon hayli yüksektir.

Geçen gün, Merkez bankası Başkanı görevden alındı. Bu kurum 1980’lerden sonra hızlı bir şekilde kazandığı bağımsız hareket kabiliyetini son yıllarda kaybetmiştir. Batılı ülkelerde itibar görmeye başlayan merkez bankamız bundan sonra batıdaki bankacılık sistemi içerisinde çok fazla itibar görmeyecektir. ABD Başkanı Trump, çok tenkit ettiği Amerikan merkez bankası FEDA Başkanı’nı görevden alamamıştır ve alamaz. İşte o zaman o başkanın ve merkez bankasının değeri ve ağırlığı olur.

- Reklam -

Sayın Cumhurbaşkanı, “faizleri indir dedik indirmedi, bu sebeple görevden alındı” diye açıkça ifade etti. Hiç şüpheniz olmasın, Temmuz sonu yapılacak toplantıda merkez bankası faiz indirimini yeni başkanın yapacağını hem yerli hem de yabancı yatırımcılar ve bankalar anlamıştır. Faiz indirim miktarı ve piyasanın makul beklentisi en fazla 150 baz puandır,
Ancak Sayın Cumhurbaşkanının beklentisi ise 400 baz puan üzeri olduğu konuşuluyor. Bilindiği gibi Sayın Cumhurbaşkanın düşüncesi yüksek faiz sonucu yüksek enflasyon olduğudur. Bu yaklaşımı ben, Keynesian, Friedman hatta Adam Smith gibi dünyaca ünlü iktisatçıların kitaplarında görmedim, okumadım. Hatta hiç bir ekonomistten de duymadım.

Sayın Cumhurbaşkanı ABD merkez bankasının faiz indirimini örnek verip, ekonominin hareketlenmesi için faizlerin düşmesinin önemine vurgu yapıyor. Doğrudur, faizlerin düşük olması ekonomik kalkınma için önemlidir. Ancak, ABD’ de enflasyon yıllık yüzde 1,5’dur. Faizi 100 baz puan düşürme asla menfi bir sonuç doğurmaz aksine enflasyonu biraz yükselterek ekonomiye ivme sağlar.

Türkiye’de merkez bankası faizleri yüzde 24 ve TÜİK in açıkladığı enflasyon ise yüzde 15,7. Yani yüzde 8 civarı reel faiz ciddi bir meblağ, ancak yeterli mi? Yeterli olmadığı açık, halkın tasarrufunun yüzde 55’i dövizde ise faiz düşürmeyi uygulamaya koyulmadan önce halk Türk lirasını daha yoğun olarak dövize çevirmeye yönelecektir. Dolarizasyon artacaktır.
Merkez bankasının başarılı olabilmesi için hükümetin bütçe harcamaları ile bütçe açıklarını beraberce hazırlanması ve bu programa uyulması elzemdir.

Fakat 2019 yılı bütçesinde öngörülen 86 milyar TL bütçe açığının 55 milyar TL’si ilk 5 ayda oluştu. Seçimler, popüler siyasi yatırım ve harcamalar sonucunda, Merkez Bankasının para politikasının başarılı olması, fiyat istikrarının sağlaması mümkün değildir.
Yükselen enflasyon sonucunda, Merkez bankası faiz indirmekten direnmekte son derece haklıdır. Tabii bunu idareye anlatmak imkansız olmanın dışında, enflasyonun suçlusu merkez bankası ilan edilebilir.

Merkez bankasının enflasyon hedefleri 2012 den beri her yıl için yüzde 5’tir. Enflasyon bu dönemde yüzde 21′ i geçtiğini gördük, Anlaşılan, hükümetin bütçe hedef ve harcamaları ile mali disiplin uygulaması son 7 yıldır başarılı olmamıştır.

- Reklam -

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

Güncel Haberler

Danıştay’ın Son Kararı İle Naylon Fatura Yaygınlaşır Endişesi!

Vergi inceleme elemanları tarafından mükelleflerin defter ve belgelerin incelenmek için istemeleri halinde mükellefler vergi ödevleri gereği ibraz etmek zorundadırlar.

Türk tipi başkanlık sistemi

Özellikle yandaş basın, Tayyip Erdoğan için BAŞKAN sıfatını kullanmaya devam ediyor. Ben şahsen CUMHURBAŞKANI sıfatının daha uygun olduğunu düşünüyorum.

Bilgi çağı nedir?

Dünya gezegeninde yaşayan canlılar arasında hiç şüphe yoktur ki insan en gelişmiş türdür ve gezegendeki canlı türleri arasında piramidin en üst basamağında yer almaktadır.

Kefere Sarraf ve Eski Kudüs Kadısındaki Alacağı

1808 yılının Eylül ayı. İstanbul sarrâflarından (banker) bir gayrımüslim, eski Kudüs kadısı Paşmakçızâde Nâkid Efendi’ye verdiği 4.280 kuruş alacağını bir türlü tahsil edemiyordu.

Dünyaca ünlü modele dudak uçuklatan hediye

Dünyaca ünlü rapçi Travis Scott, geçtiğimiz gün 22'nci yaşını kutlayan sevgilisi Kylie Jenner'a dudak şeklinde bir kolye hediye etti.

Türkiye’nin son 119 yıllık istatistikleriyle deprem gerçeği

Türkiye'de son 119 yılda meydana gelen ve resmi kayıtlara göre 86 bin 456 kişinin hayatını kaybettiği depremler, yıkıcı etkiyi gözler önüne seriyor.

Bu Haberler Kaçmaz

Bunları da beğenebilirsinBenzer Haberler
Tavsiye Ederiz