MEMUR VE EMEKLİ MAAŞLARINI % 50 DÜŞÜRELİM…

0
215
- Reklam -

Durun durun, hemen kızmayın!

Zaten bu gün aldığımız maaşla geçinemiyoruz, daha da düşerse ne yaparız, ne yer ne içeriz diyerek sövüp, saymaya başlamayın.

Elbette bende biliyorum bu öneri çok mantıksız!

- Reklam -

Bir hükümet memur emekli ve ücretli maaşlarını düşürse o ülkede yer yerinden oynar, isyan çıkar, ihtilal olur, taş üstünde taş omuz üstünde baş kalmaz.

Hatta bırakın düşürmeyi bunu ima etse bile o ülkede hükümet devrilir.

İktidarlar bu gerçeği çok iyi bildiği için asla ve kat’a böyle bir şey yapmazlar, bunun yerine sıkışınca enflasyon yaratırlar, maaşları ve diğer yükümlülüklerini değeri düşük para ile öder ve yükümlülüklerini sözde yerine getirmiş olurlar.

Oysa enflasyon yaratıp değeri düşük para ile maaş ödemek tam da maaşları düşürmek manasındadır!

Çoğu zaman iktidarlar bu operasyonu bile son derecede sinsice yapar, enflasyon seviyesini doğru ve gerçekçi olarak açıklamazlar. Örneğin gerçek enflasyon yüzde 150 iken bizde enflasyon yüzde 50 derler maaşların yarısını deve ederler, birde hiç utanmadan maaşlara dünya kadar zam yaptık diye konuşurlar.

Hükümetler bunu yaparken vatandaşların finansal okuryazarlığının zayıflığına ve ekonomi bilgilerinin kıtlığına güvenir, nasılsa halk cahil, ne dolap çevirdiğimizi anlamaz diye düşünür.

Bu düşüncelerini takviye edebilmek içinde algı operasyonlarına girişir ve “dıj güçler ekonomimize saldırıyor”, “ama bilmem ne fiyatları arttı”, “hain ev sahipleri, hilekâr tüccarlar, kapitalist marketler, stokçular” gibi sloganlar ile enflasyonun sebebini kendi dışında odaklarda gösterir, halkın öfkesini buralara yönlendirmeye çalışır.

Hatırlatayım bu algı operasyonu girişimlerinde ülkemizde kendisini ekonomist olarak tanıtan bay Recep bir zirveye imza attı ve : “Ülkemizde teknik olarak bir enflasyon değil, fiili hayat pahalılığı vardır.” Dedi. Halkın cehaletine güvenmek ya da kendini akıllı, halkı aptal yerine koymak tam da böyle bir şey şeydir.

Halkın finansal okuryazarlığının yüksek, ekonomik cehaletin az olduğu ülkelerde ise iktidarlar enflasyon yaratmaya özellikle de yüksek enflasyon yaratmaya cesaret edemezler, halk ne yaptığımızı anlar ve bunun bedelini seçimlerde öderiz diye korkarlar.

Enflasyon az biraz yükseldi mi bu tip ülkelerde yöneticilerin yüreği hoplar, ödü patlar ve bütün gayretlerini enflasyonu düşürmeye hayat pahalılığını azaltmaya yöneltirler.

Buradan bir kere daha halkımızı uyarmak istiyorum:

  1. Bir iktidar taammüden, tasarlayarak, bile isteye yaratmadığı müddetçe bir ülkede enflasyon olmaz!
  2. Enflasyonun sebebi tamamı ile parasaldır, enflasyon paranın değer kaybı ile ilgili bir meseledir!
  3. Bir ülkede enflasyon varken enflasyon seviyesi doğru açıklanmıyor ve maaşlar bu seviyeye göre zamlanmıyorsa ortaya hayat pahalılığı çıkar!

Bu uyarılarımı lütfen dikkate alın ve iktidarın algı oyunlarına kanmayın!

Eğer enflasyon ve hayat pahalılığından şikâyetçiyseniz öfkenizi bu enflasyon ve hayat pahalılığını yaratan iktidara yönlendirin, tepkinizi her vesile ile onlara gösterin.

Çevirdikleri dolabı anladığınızı ve sandıkta tepki göstereceğinizi bilirlerse en azından enflasyonun hayat pahalılığı yaratmasını engellemeye çalışır, gerçek enflasyon seviyesini açıklayarak maaşlara en azından bu seviyede bir zam yapmak zorunda kalırlar. Enflasyon durmasa bile hayat pahalılığının geniş kitleleri ezmesi, yoksullaştırması böylece bir nebze de olsa engellenebilir.

Demedi demeyin; uyumaya devam ederseniz, ezilmeye ve yok yoksul kalmaya da devam edeceksiniz!

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz