MEMUR-SEN GENEL BAŞKANI ALİ YALÇIN: BAKAN BİLGİN İLE ÜÇ ANA KONUDA MUTABAKATA VARILDI

0
19
- Reklam -

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın ve Memur-Sen’e bağlı sendikaların genel başkanları asgari ücret zammından sonra kamu görevlileri için ilave ödeme/ek zam ve 3600 ek gösterge için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile bir araya geldi.

ESMA ALTIN- Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Memur-Sen’e bağlı sendikaların başkanları kamu görevlilerine ilave ödeme/ek zam ve 3600 ek gösterge konuları hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının gündeminde kamu görevlilerine ilişkin bir ek protokol oluşturulması ve ek zamların yanında sözleşmeliler konusunda bir an önce uygulamaya geçilmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın; “Bu toplantıda; Toplu Sözleşmede hüküm altına aldığımız 3600 ek gösterge ve ek göstergelerin düzenlenmesi, sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi konularının yanı sıra 1 Eylül ile 30 Kasım tarihleri arasında yaşanan ekonomik hareketlilik, kur artışı ve enflasyondan kaynaklı dalgalanmalardan dolayı kamu görevlilerinin alım gücünün yükseltilmesi adına bir görüşme gerçekleştirdik. 3600 ek gösterge ve ek göstergelerin düzenlenmesi konusunda nihai halin yetkili konfederasyonlarla tamamlanması kararını masaya yatırdık. Bu konuyu asgari ücret belli olduktan hemen sonra bakanlık ile gündeme alıyoruz ve komisyonu toplayarak çalışmaya başlıyoruz. Bu konuda sağlanan mutabakatın yanı sıra sözleşmeliler konusunu da yeni yılın başlarında gündeme alacağız.” dedi.
‘OCAK AYINDA MAAŞLARA YANSIYACAK BİR EK PROTOKOL KONUSUNDA MUTABAKATA VARDIK’
Kamu görevlilerinin, toplu sözleşmeden sonraki süreçte ekonomide yaşanan büyük dalgalanmalardan dolayı alım gününün düştüğünü belirten Yalçın, sözlerine şöyle devam etti; “Bu durumun çözümüne ilişkin; bir ek protokolle ekonomik dalgalanmanın toplu sözleşmeyi gölgelememesi ve kamu görevlilerinin alım gücünün yükseltilmesi adına beklentimizi paylaştık. Bu açıdan 11 hizmet kolunda yetkili, kamu görevlilerinin, emeklilerinin milli gelirden alacakları payı belirlemek noktasında sorumlu konumda olan Memur-Sen olarak biz bunun toplu sözleşmeye bir ek protokol yapılarak tüm kamu görevlilerini kapsayacak biçimde olması konusunu Kasım ayı KPDK toplantısı dahil her fırsatta dile getirdik. Şimdi de Bakan Vedat Bilgin ile konuyu görüştük ve Ocak ayında maaşlara yansıyacak şekilde bir ek protokol yapma konusunda mutabakat sağladık. Asgari ücret konusunun hemen ardından kamu görevlileri ve emeklileri için yapılacak ek protokol ile alım gücü düşüklüğünü giderecek bir çalışma için bakanlık ile bir araya geleceğiz. Sonuç olarak görüşmemiz; ek zam, 3600 ek gösterge/ek göstergeler konusunda hemen çalışılmaya başlanacak olması ile sözleşmelilere ilişkin aldığımız kararının bir an önce çalışılmaya başlanmasıdır. Bu üç ana konuya ilişkin somut cümleler kurabildiğimiz ve duyabildiğimiz bir görüşme oldu. Bu konuda sağlanan mutabakatın yanı sıra sözleşmeliler konusunu da yeni yılın başlarında gündeme alacağız. Ek gösterge konusu çalışılırken aynı anda sözleşmeliler konusunun da çözüme kavuşması adına çalışmak üzere bir mutabakat sağladık. Kamu görevlileri arasında farkları ortadan kaldırma, kadro talebimizi yerine getirme ve bu konudaki beklentiyi karşılamak adına bir çalışma başlamış olacak.”
Doktorlara yönelik yapılan zamların da gündeme geldiğini ifade eden Yalçın, uzun mesailer ile çalışan ve özellikle pandemi sürecinde en ön safhada yer alan doktorlar için verilen zamların olması gerektiği gibi gerçekleştiğini ifade eden Yalçın; “Bununla birlikte bu günlerde mecliste gündeme getirilen doktorlar ve sağlık çalışanları adına bir düzenlemenin ötelendiği açıklandı. Biz doktorlarımızın çalışma şartlarını görüyor ve verilecek ücretleri hak ettiklerine sonuna kadar inanıyoruz. Ancak bunun sadece bir meslek üzerinden ifade edilmesinin pek sağlıklı olmadığını, çalışma barışı ve kamu barışı açısından olumsuz olabileceğini dile getirdik. Bu tip düzenlemeler, toplu sözleşmenin kapsamı içerisindedir ve toplu sözleşmenin eki niteliğinde bir protokol olarak ortaya konması gerekir. Aksi takdirde sosyal ortakların devre dışı bırakıldığı tekil düzenlemelerin kamudaki çalışma barışını bozduğu görülmüştür. Bu açıdan sosyal paydaşlarla tartışılmayan, görüşülmeyen her meselenin çok ciddi meseleler ortaya çıkardığı geçmişte yaşadığımız örneklerle ortaya konmaktadır.” şeklinde konuştu.

- Reklam -