Merkez Bankası bu yıla ait ikinci enflasyon bilgilendirmesinde yıl sonu enflasyonu değiştirmedi ve tahminini yüzde 14.6 olarak tuttu.

Bu artık yılın ikinci yarısında enflasyon düşecek, tek haneli rakamlara inecek gibi söylemleri boşa çıkardı. Eğer adı dengelenme ise bu oranlı enflasyonla yaşamaya devam edelim, hesabı kitabı buna göre yapalım.

Merkez Bankası (MB) Başkanı Murat Çetinkaya’nın açıkladığı bu tahmin gelecek günlerde ekonomi yönetimi ile enflasyon konusunda görüş farklılığını üzerinde yeni bir tartışma yaratabilir.

Başkanın sözlerine bakarsanız özellikle gıda fiyatlarından umut kesilmiş durumda. Öyle ki yıllık artış yüzde 13’den yüzde 16’ya çıkarıldı. Bu konuda gelecek aylardaki sürpriz artış beklentisi enflasyon hedefini daha da değiştirebilir.

Buna karşılık ne yapılacak? Sıkı para politikasına devam.
Nereye kadar enflasyonda belirdin iyileşme olana kadar.
Burada sorulması gereken MB faizleri bu enflasyonda ne kadar rol oynuyor, enflasyonla faiz oranları arasındaki yaklaşık on puan fark azalacak mı yani faiz düşmesi ihtimali oluşabilecek mi?

Bu soru sorulsaydı bir şeyde değişmezdi çünkü başkan “Merkez piyasa şartlarına, değişimlerine göre tepki veriyor” cevabıyla karşılaşacaktık.

Gelelim MB’nin rezervleri konusunda. Herkes bir rakam bekliyor ama Başkan brüt mü net mi tartışmalarından çok rezervlerin eğilimine dönemsel olarak bakılmasını öneriyor. Yani bir gün düşer iki gün sonra artabilir. Ama tehlike var mı yabancı gazetelerin manşetine çıkacak şekilde kritik bir düzey var mı, anlaşılmadı.

Başkana kalırsa brüt rezervler vatandaşın cebindekinden bankalardaki dövize kadar birlikte hesaplanabilir.
Genele bakınca MB geleneksel bekle gör politikasını ve hükümetin atacağı adımları izlemeyi sürdürme ve gerekli hallerde her türlü aracı kullanma niyetinde. Ancak bu politika ekonomide büyümeyi isteyen, düşük faiz isteyen hatta bu yönde bankalara baskı yapan hükümeti ne kadar memnun eder, göreceğiz.

MUTLU 1 MAYIS BAYRAMI

Bu yılkı 1 Mayıs etkinliklerin kalabalık olacağını söylemek mümkün. Nedeni, 4.5 milyon iş arayanın bir umut olarak meydanlar gitmesi. Gidilmesin de ne konuşuluyor?

Kıdem tazminatında yapılması düşünülen düzenlemeler ne getirecek ne götürecek? İşsiz fonu devletin borçlanma kaynağı oldu, buraya yapılan kesintiler ve biriken paralar nereye gidiyor?

Zorunlu hale getirilen bireysel emeklilik kesintilerine bir çözüm var mı?
İş güvencesi, iş kazalarının önlemesi, kayıt dışı çalışma, emeklik hakları alanlarında ne gibi gelişmeler var?
Milyonlar bunları duymak istiyor ama (umarız bu defa olmaz) bir gerginlik, itiş kalkış, kavga gürültü, müdahaleler, amacı dışında pankartlar, sendika başkanlarının laf salatası konuşmaları buna ek olarak ne işe yaradığını hiçbir zaman anlamadığım halay çekmeler. Görüntü hep aynı ama sorunlara cevap yok.

1 Mayıs kutlamalarını artık çalışanların sorunlarının konuşulduğu içeriğe çekmek gerekmiyor mu?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz