Korona virüsün ortaya çıkması ile birlikte artan maske ve eldiven kullanımın kötü sonuçlara sebebiyet vermemesi için tıbbi atık kutularının oluşturulması gerekliliğini vurgulayan Doçent Doktor Mücahit Pehlivan “MASKE VE ELDİVEN TIBBİ ATIK KUTULARINA ATILMALI” dedi.

Korona virüsünün ortaya çıkmasıyla maske takılmalı mı takılmamalı tartışmaları gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Maskelerin %30 civarında koruyuculuk özelliği barındırdığını ifade eden Mücahit Pehlivan Korona Virüsü’ne karşı maske takılmalı mı, nasıl kullanılmalı, nereye atılmalı, ne kadar süre kullanılmalı sorularının cevabını gazetemize verdi.

MASKE TAKILMALI MI TAKILACAKSA NASIL TAKILMALI?

PEHLİVAN: Maske kesinlikle takılmalı. Fakat maskenin mahiyeti ve cinsi önemlidir. Maske en az üç katlı olmalıdır. Cerrahi maske adıyla piyasada bulunan maskeler kullanılmalıdır.
Mutlaka ağız ve burun kapanacak. Maskenin üst kısmında burnun şeklini alan bir metal bulunuyor. O metal burun sırtının tam kemiği alacak şekilde elle oraya yerleştirilecek ve alt kısmı da çenenin altını saracak. Dışarıdan herhangi bir hava girişi önlenecek. Hava sadece maskenin filtreli kısmından girecek şekilde olmalı.

SOKAKTA, TOPLUM TAŞIMA ARAÇLARINDA KORUNMAK İÇİN KULLANDIĞIMIZ MASKELERİ NEREYE ATMALIYIZ?

PEHLİVAN: Evin içerisinde maske kullanımı çok önemli değil ancak sosyal ortam da maske ile birlikte eldiven de kullanılmalıdır. Fakat burada bir özellik bulunmaktadır. Örneğin bir toplu taşıma aracına bindik binerken bir eldiven ve maskeyi takıyoruz. Toplu taşıma aracından indikten sonra eğer imkanımız varsa toplu taşıma aracından iner inmez maske ve eldiveni çıkararak yenisini takmamız gerekiyor. Özellikle maskenin yenisi takılması gerekiyor. Yolda yüründüğü müddetçe eldivene çok gerek olmadığı düşüncesindeyim. Dokunarak temas edeceğimiz, tutulabilen veya bazı yerlere kontak yapmamız gereken durumlarda eldivenin kullanılmasının faydası bulunmaktadır. Fakat bu eylemin neticesinde eldiven ve maskeleri çöpe değil tıbbi atık konteynırlarına atmamız gerekmektedir. Bu sebepten dolayı da otobüslerde, duraklarda, metrolarda, metro istasyonlarında ya da tren istasyonlarında mutlaka belediyenin tıbbi atık konteynırlarını koyması gerekiyor. Bunun yanısıra Metro giriş ve çıkışlarında tek kullanımlık peçetelerin atılması için atık kutularının konulması da önemlidir.
Aksi taktirde insanlar maskelerini ve eldivenlerini normal çöplere atarsa çöplükler bir bulaşma yeri haline gelebilir.

TAKILAN MASKE VEYA ELDİVEN NE KADAR SÜRE İLE KULLANILMALIDIR?

PEHLİVAN: Eğer bir toplu taşıma aracı kullanılıyorsa maske ve eldiven toplu ulaşım aracına biniş anında takılıp ininceye kadar kalmalı. Toplu ulaşım aracından indikten sonra da daha önce belirttiğim gibi tıbbi atık konteynırına atılmalıdır. Maske ve eldiven maliyetli ürünlerdir. Kişi değiştirebiliyorsa eldiven ve maskesini değiştirmelidir. Değiştiremiyorsa eldivenlerin mutlaka tıbbi atık kutusuna atılması gerekmektedir.
Toplu taşıma aracından indikten sonra ya da alışveriş yapıldıktan sonra eldivenlerin çıkarılması gerekiyor. Eldivenlerin bir çıkarılma yöntemi var. Eldivenlerin diplerinde lastikli kısımları bulunmaktadır. Oradan tutularak eldiven geri doğru çekilip ters düz olacak şekilde çıkarılmalıdır. Bu şekilde bireyler eldiveni çıkarttıklarında virüsün olabileceği dış kısmından uzak duracaktır.

MASKEYİ KİMLER TAKMALI?

PEHLİVAN: Dünyada olduğu gibi ülkemizde de maskeyi hastalığı taşıyan ya da taşımayan herkesin takması gerekiyor. Maskenin %30 koruyuculuğu olduğu belirtiliyor. %30 koruyuculuk özelliği veren bir ürünün kullanılmaması durumu söz konusu olamaz. Maske ya da eldivenin %1 koruyucu özelliği olsa dahi kullanılması gerekmektedir. Dünyadaki ülkeler eldiven ve maskeyi kullanıyor ve kullanmaya da devam ediyor. Ülke olarak bizimde bu tarz gereksiz tartışmalardan uzak durmamız gerekiyor. Maskenin ekonomik olarak ülkelere bir yükü vardır ancak bulaşın dağılmasını önlemek açısından çok önemli bir tedbir olduğu düşüncesindeyim.

VATANDAŞLAR KORONA VİRÜSÜNÜN GETİRMİŞ OLDUĞU PSİKOLOJİK ETKİLERDEN NASIL KORUNMALI?

PEHLİVAN: Bu konu hakkında öncelikle vatandaşlarımızın bilinçlenmesi gerekiyor. Bu konuda birçok psikolog vatandaşlarımıza önerilerde bulunuyorlar. Bu önerileri çok iyi bir şekilde takip etmek gerekir. Televizyon kanallarında 24 saat bu konu hakkında bilgi paylaşımı yapılıyor. Paylaşımları izlerken bilgi kirliliğine de dikkat edilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Konunun uzmanlarının vermiş olduğu önerilerin çok önemli olduğu düşüncesindeyim. Ruhsal olarak bu virüse hazırlanmak ve daha sonra fiziksel olarak da bu işe hazırlığı devam ettirmek gerekiyor. Alınan önlemleri ve virüsü paranoya ve takıntı haline getirmemek gerekiyor. Ancak bu hastalıkla bu virüsle yaşamayı da bir şekilde öğrenmemiz gerekiyor. İlk yapılması gereken şey izolasyondur. Yani evden dışarı çıkmamaktır.

KORONA VİRÜSÜNE KARŞI BAĞIŞIKLIĞIMIZI HANGİ TÜR YİYECEKLERLE GÜÇLENDİREBİLİRİZ?

PEHLİVAN: Bu konu hakkında söylenen birçok şey bulunuyor. Sarımsak, soğan, maydanoz, kelle paça önerisinde bulunanlar var. Bu ürünlerin ilmi sisteme faydası olup olmamasından ziyade bu ürünleri tüketmenin insanlara ne gibi bir sakıncası zararı olabilir. Bu bağlamda çokta bilimsellik aranmaması gerektiği düşüncesindeyim. Kolesterol problemi olmayan sağlıklı bir insan varsa sakatat türü ürünler tüketebilir. Bu konu içerisinde asıl dikkat edilmesi gereken mevsiminde turfanda olmayan mevsimin meyvesini ve sebzesini tüketmektir. Vücudun asıl ihtiyacı olan organik mevsimsel gıdaların tüketilmesidir.

SON OLARAK NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

PEHLİVAN: Piyasada çok çeşitli maskeler bulunuyor. Tek kat, ince iki kat, kağıttan maske, dokuma türü olan maskeler biraz ticari amaçla üretiliyor. Bizim vatandaşlarımıza önerimiz en az üç katlı tıbbi maske denilen maske türünün kullanılmasıdır. Bu maske türlerine bazı bilim insanları koruma özelliği yoktur dese bile bu maskeler yakın zamanda herkese ücretsiz bir şekilde ulaştırılacak. Çünkü ücretsiz bir şekilde ulaştırılmak zorundadır.

Eldiven ve maskelerin dışında lokal olarak uygulanan el ve eşya dezenfektanları bulunmakta. El dezenfektanlarının çok önemli olduğu düşüncesindeyim. Dışarıya çıktığımızda yanımızda taşıyabileceğimiz küçük bir el dezenfektanı ile 20 saniyelik bir dezenfekte işleminin kalıcı etkisi olacaktır. Bunun dışında kendi evlerimizin dış kapılarında, apartman girişlerinde, asansör düğmeleri hastalığı yayabilecek küçük yerlerdir. Bu yerler çok göz ardı ediliyor. Oralara mümkün mertebe elimizde tek kullanımlık kağıtlar ile asansör çağırma, gönderme, ev kapılarını açma işlemleri yapabiliriz. Ancak mutlaka buralarında dezenfekte edilmesi gerekiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz