İMDER Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı’nda konuşan Mansur Yavaş, “Ankara’yı sanayinin başkenti olacak şekilde üretimin her alanında diğer ülkelerin başkentleri ile yarışabilir bir konuma getirmek istiyoruz” dedi.

İMDER Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı, Başkent Organize Sanayi Bölgesi Merkez Bina’da yapıldı. İMDER Genel Sekreteri Oğuz Yusuf Yiğit’in sunumu ile başlayan toplantıda, açılış konuşmalarını Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, MEKA Firma Sahibi Mehmet Kaybal, Başkent Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Şadi Türk, İMDER Yönetim Kurulu Başkanı Merih Özgen,  Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir tarafından gerçekleştirildi.

42 üyeye sahip olan ve  sektörün yüzde 95’ini temsil eden İMDER’e, yeni katılan Cummins, Elkon, Meka, ZF ve XCMG firmalarına da plaket takdim edildi. Toplantının ardından Mansur Yavaş ve katılımcılar Kırma- Eleme ve Beton Santralleri Üreticisi MEKA firmasının tesislerini gezdi.

SEKTÖR İHRACATTA REKOR SEVİYEYE ULAŞTI

2019 yılında ihracatta rekor seviyeye ulaşan iş ve iş makineleri sektörü yeni pazarlar keşfetmek için Çin ve Latin Amerika ülkelerine yelken açıyor. Türk iş ve inşaat makineleri sektörünün öncü kuruluşu Türkiye İş Makineleri Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER), ‘Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı’nı Ankara’da gerçekleştirdi. Türk iş makineleri sektörünün 2018 yılında bir önceki yıla oranla ihracatını yüzde 32 arttırarak 1 milyar 226 milyon dolara ulaştığını kaydeden İMDER Yönetim Kurulu Başkanı Merih Özgen,  2019 yılının ilk altı ayındaki ihracatın ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artarak 708 milyon dolara ulaştığını söyledi.

Özgen, sektör olarak dünyadaki pazar payını artırmak için yola çıktıklarını belirterek, “Türkiye iş ve iş makinelerinde üretim olarak Avrupa’nın 10’uncu büyük ülkesi durumuna geldik. Bizler ekonomik büyüklüğümüzü, Türkiye’ye katkımızı arttırmak için yeni pazarları keşfetmek istiyoruz. Hedefimiz Çin ve Latin Amerika ülkeleri. Çin’den ilk etapta yüzde 1’lik pazar payı bile alabilsek, sektörümüzün büyüklüğü iki katına çıkacak. Çin’de Avrupa malları çok pahalı, Türk mallarını ise Avrupa malları kalitesinde çok uygun fiyata satabiliriz. Bu fırsatı iyi değerlendirmeli, Çin pazarında güçlenmeliyiz. Sektörümüzün ihracat deneyimi yüksek ve tecrübemiz ile Latin Amerika pazarında da söz sahibi olmamız çok yakında. Ayrıca biz ihracatta Türk malı algısının güçlenmesi için çalışıyoruz. Ülke olarak zor dönemden geçiyoruz ancak tüm sorunları elbirliği ile aşacağız” ifadelerini kullandı.

“FARKINDALIĞINI ARTTIRMAK İSTİYORUZ”

Sanayimizde bölgesel kalkınma hususundaki farkındalığı arttırmak için ‘İMDER Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı’nı her yıl farklı bir üretici firma ev sahipliğinde ve sanayi şehrinde yaptıklarını dile getiren İMDER Yönetim Kurulu Başkanı Merih Özgen şu ifadeleri kullandı:

“Dernek olarak temsil ettiğimiz sektör için çalışırken bir taraftan da ülkemiz için mücadele veriyoruz. Biz uluslararası şirketleri ve yerli şirketleri tek çatı altında topluyoruz. Ayrılığı değil birleşmeyi ön plana çıkaran yönetim anlayışına sahibiz. İş ve inşaat makineleri sektörünün yüzde 90’ını temsil ediyoruz. Ekonominin kılcal damarları içerisinde dolanan bir sektörden bahsediyoruz. Çünkü bütün bayındırlık yatırımlarında bizim makinelere ihtiyaç var. Ankara bizim için gerek özel gerekse kamu müşterilerimizin merkezi. Ayrıca iş ve inşaat makineleri konusunda merkez olmuş durumda. Hatta OSTİM bu makinelerin Türkiye’deki çekirdeği diyebiliriz. Tüm bunlar Ankara’nın is ve inşaat makineleri ile iç içe geçtiğinin göstergesi.

2018 verilerine bakacak olursak pazardaki yerimiz Avrupa’da 7’nci, dünyada 17’nci büyük. Ancak daha da büyümek ve dünyada söz sahibi olmak için birkaç adım daha atmamız gerekiyor. Bakanlığımız ile beraber yasal düzenlemelerle haksız rekabetin önüne geçecek girişimlerde acilen bulunmalıyız. Türk firma algısının uluslararası pazarlarda daha da sağlamlaştırılmamız gerekiyor. Ülke imajının korunması için nitelikli üretimin desteklenmesi, sektörel mevzuatların çıkarılmadan önce de sektörü temsil eden İMDER’den görüş alınması öncelikli isteklerimiz arasında yer alıyor. Ayrıca  enternasyonel bir fuar alanına ihtiyacımız var. Teknik ara eleman açığının giderilmesi hareket geçmemiz gerekiyor. Başta yerel yönetimler olmak üzere kamu alımlarında yerli üretimin desteklenmesine yönelik bilincin artırılması gerekiyor”

 “ÜRETİME DESTEK OLMAKTAN BAŞKA ÇAREMİZ YOK”

“Büyükşehir olarak endüstriyel tasarım sağlayacak yapay zekayı öğreten kurslar açmamız lazım ve işbirliğine hazırız” diyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş konuşmasında şunları söyledi:

“Seçimlerden önce önceliğimizin Ankara ekonomisini ayağa kaldırmak olduğunun altını sık sık çizdim. Bunun için önceliğimiz fuar alanı. Fuar alanını bitirebilirsek bu durum daha çok üretim, daha çok istihdam olarak Ankara’ya yansıyacak. Türkiye bir ekonomik kriz içerisinde. Biz belediye olarak 100 bin kişiyi işe alsak, 100 bin kişi sırada bekler. Bunun için üretime destek olmaktan başka çaremiz yok. Ankara’yı sanayinin başkenti olacak şekilde üretimin her alanında diğer ülkelerin başkentleri ile yarışabilir bir konuma getirmek istiyoruz. Metro projelerimiz ile ilgili kredi görüşmelerimiz devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi olarak mutlaka sözleşmede beli bir oranda yerli malı kullanma mecburiyeti getireceğiz. Her türlü ihtiyacımız için yerli üretime dönelim, hangi sektör olursa olsun, yer ihtiyacı konusunda yardımcı olacağıma söz veriyorum.”

TÜM SEKTÖRLERİN GÖZ BEBEĞİ SANAYİ

Başkent OSB olarak hedeflerinin sanayiyi geliştirip, kalkınmış ülkelerin arasında yer almak olduğunu söyleyen Başkent Organize Sanayi Başkanı Şadi Türk,“Son yıllarda dünyadaki ekonomik dalgalanma ve bunun yansıması olarak Türkiye de yaşanan ekonomik dalgalanmalara baktığımızda neredeyse bütün sektörlerin göz bebeği sanayi. Bu yüzden sanayi yatırım yapılması gereken bir alan. Sanayi; üretim yapması zaman alan, marka olma yolunda ilerlemek emek isteyen aynı zamanda kazanmanın zor olduğu bir sektör. Sanayideki sektörlerimize sadece zor zamanlarda değil, daima dört elle sarılmalıyız. Sanayideki tüm üreticilerimizin her zaman göz önünde olması gerekiyor.”

“KAMU ALIMLARINDA YERLİ TECHİZAT TERCİH EDİLMELİ”

“Orta ve yüksek teknoloji düzeyi içeren, verimliliği yüksek ve gelişmiş ekonomilerin söz sahibi olduğu makine sektörü Türkiye açısından olmazsa olmaz sektörlerin başında gelmektedir ” şeklinde konuşan ASO Başkanı Nurettin Özdebir, yerli üretimin önemine dikkat çekti. Özdebir, “Dünyanın ilk 10 ekonomisine girmeyi hedefleyen Türkiye’nin bu hedefe varmasında makine sektörüne ayrı bir başlık açılması gerekmektedir. Yapılan çalışmalar makine sektörünün verimliliğinin, imalat sanayi ortalamasının bir hayli üzerinde olduğunu söylemektedir.

Sektörde verimlilik artışının özellikle 2009 yılından sonra ivmelenerek yükseldiği ve imalat sanayi içinde verimliliği en yüksek birkaç sektörden biri olduğu dikkat çekmektedir. Makine ve ekipman ihracatında ikinci sırada yer alan Ankara imalat sanayisinin teknolojik düzeyinde, iş makineleri sektörü kritik öneme haiz görünmektedir. Yalnızca yarattığı katma değerle değil aynı zamanda ileri ve geri bağlantıları ile iş makineleri sektörü Ankara açısından vazgeçilmez durumdadır.

Türkiye gibi oldukça sınırlı kaynaklar ile rekabetçi üretim yapmak durumunda olan bir ülkenin, kaynaklarını, verimliliği ve yenilikçiliği hızlı bir şekilde artıracak alanlara sarf etmesi gerekmektedir. İş makineleri sektörü kaynak verimliliği ve teknolojik düzeyi ile hem Ankaramız hem de Türkiye açısından öne çıkmaktadır. Bu yönüyle kaynakların iş makineleri sektörünün gelişmesi için kullanılması yerinde olacaktır. Kamu alımlarında yerli teçhizat tercih edilmeli. Bu konuda hem devlete hem de yerel yönetimlere önemli roller düşüyor” ifadelerinde bulundu.    

“AVRUPA’NIN EN BÜYÜK 6. MAKİNE İMALATÇISIYIZ”

Türk sanayisinin makine sektörü olarak, yerli sermaye ağırlığı bakımından çok başarılı olduğuna değinen Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu da şunlara dikkat çekti: 

“Makine sektörü olarak 60 yıllık geçmişle, 260 yıllık rakiplere kafa tutuyoruz. Avrupa’nın en büyük 6. makine imalatçısıyız. 17 milyar dolar ihracatımız var. İhracatımız 17 yılda tam 10 kat arttı.  Türkiye ihracatı içinde makine payı yüzde 10’a ulaştı, hedefimiz yüzde 15. Makinelerimizin yüzde 50’si AB’ye, yüzde 10’u ABD’ye ihraç ediyoruz. Teknolojik seviye ve kalite sorunumuz hiç yok. Ankara’nın makine ihracatına katkısı 17,1 milyar doların yüzde 11’i Ankara’dan olmak üzere 1,8 milyar dolar olarak Türkiye ihracatına katkısından da büyük. Ankara’da makine ihracatçısı sayısı 2 bin 150 ve Ankara’da her iki firmadan biri makine ihraç ediyor. İş makineleri son yıllarda ihracatını en çok arttıran alt grubumuz. En etkileşimli alanlardan; 14 ayrı sektörden besleniyor.2018 yılında, yüzde 34 ihracat artışı ile 1,2 milyar doları buldu. Bu günlerde en sıkıntılı alanlarımızdan inşaat yatırımlarında durum malum. Makine teçhizat yatırımları 4 çeyrektir geriliyor. Dış ticaretle bunu telafi etme çabası var. Makine sektörü İlk 6 ay yüzde 20 artış ile gidiyor; hala çok başarılı. Yılı 1,5 milyar dolarla kapatacak. Aynı zamanda artı veren dallarımızdan olacak”

“ÜRETİMİN YÜZDE 90’NI YERLİ”

30 yılı aşkın süredir beton santralleri üreten ve toplantıya ev sahipliği yapan MEKA Firma Sahibi Mehmet Kaybal da “Firma olarak son yıllarda kırma-elemeye ağırlık veriyoruz. 30’u mühendis 300’den fazla personelimiz var. Yaptığımız üretimin yüzde doksanı yerli kaynak ve üretimimizin yüzde 90’nını ihraç ediyoruz. İhracat için Ar-GE ve inovasyona çok önem veriyoruz. İngiltere’ de çok tanınmış bir firma durumuna geldik. İngiltere’de tün prestijli projelerde MEKA yani Türkiye tercih ediliyor. 11 senedir MEKA Rusy markası ile Rusya’da ve MEKA Cezayir markası ile de Cezayir’deyiz” şeklinde konuştu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz