ORGANİZE TOPLUM, EKONOMİ VE SPOR

 Başarılı bir ekonomik model yaratabilmiş, zenginlik ve refaha ulaşabilmiş hemen hemen tüm toplumların aynı zamanda spor dallarında da başarılı olmaları eminim ki sizlerin de dikkatini çekmiştir.

Yeni, çağdaş toplum modelinin yaratılmasında eğitimin rolünün çok ama çok büyük olduğunu bugün herkes kabul etmektedir.

Tamam, eğitim çok önemli, çok gerekli ama nasıl bir eğitim? Çocuklarımıza ne öğreteceğiz, onları nasıl yetiştireceğiz?

İşte cevaplanması gereken asıl soru ve çözümlenmesi gereken asıl sorun buradadır! Medreselerde ya da günümüzde İmam Hatiplerde çocukları eğitmek, onlara dini doğmaları ezberletmek çağdaş dünyanın gereksinim duyduğu insan kaynaklarını yaratabilmek için makul bir çözüm yolu mudur?

Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim devrimi aslında bu soruya verilmiş mantıklı bir cevap ve Osmanlı toplumunun derinden mustarip olduğu bu soruna getirilmiş acil çözümdür.

Yıllar önce ODTÜ Teknokentte ülkemizde faaliyet gösteren çok büyük bir küresel firmada, üst düzeyde görev yapan bir bayan arkadaşımızın gençlere iş yaşamında başarıya giden yolları anlatan bir sunumunu izlemiştim. Orada arkadaşım “beni başarıya götüren en büyük kazanımım basketbol takımında olmamdır, burada takım halinde çalışmayı, başka insanlar ile birlikte organize olarak bir şey başarabilmeyi, kurallara uymayı ve zamanı doğru kullanmayı öğrendim” demişti.

Aradan yılar geçti lakin ben bu cümleyi ve bu cümlenin ekonomi yaşamı açısından önemini hiç unutmadım, hem yazılarımda ve hem de konuşmalarımda sık sık bu söylemi kullandım.

Aslında ekonomi ve üretimde başarı ancak ve ancak organize bir toplum yaratarak sağlanabilir. Daha en başında avcı toplayıcı toplumlarda bile insanlar kendilerinden çok daha büyük, hızlı ve güçlü hayvanları ancak organize bir şekilde hareket ederek avlayabilmişlerdi.

Tarım toplumları çok daha kompleks organizasyonlar sonucunda ortaya çıktı. Dev tarım imparatorlukları milyonlarca insanı organize bir şekilde birlikte yaşatıp, birlikte üretme esasına dayanılarak kuruldu.

Sanayi devrimi ile birlikte üretilen mal ve hizmetler çok daha karmaşıklaştı bu mal ve hizmetleri üretebilmek için gereken toplum yapısı da çok daha kompleksleşti.

Herhangi bir sınai ürünü üretebilmek için binlerce ve hatta bazen on binlerce insan müthiş bir dakiklik ve uyumluluk ile emek sarf etmek zorundadır. Ancak ve ancak en iyi şekilde organize olmuş toplumlar en iyi ve en mükemmel sınai ürünleri üretebilir, küresel rekabette ancak böyle var olabilir.

İnsanlar takım halinde çalışmayı, organize olmayı, kurallara uymayı, dakikliği, fedakârlığı, uyumlu olmayı ancak ve ancak çocuk yaşlarda öğrenip, içselleştirebilir. Bunu öğrenmenin en sağlam yolu da spor eğitimi ve spor faaliyetlerinden geçer. Küresel rekabette en başarılı mal ve hizmetleri üreten toplumların hepsinin sporda da başarılı olması tam da bu yüzden bir tesadüf değildir.

Ne kadar bilgili olursanız olun, ne kadar çalışkan olursanız olun, çağımızda eğer takım halinde çalışmayı başaramıyorsanız sınai alanda başarılı ve rekabetçi bir üretim yapabilmeniz hiçbir şekilde mümkün değildir.

Mustafa Kemal Atatürk "Esas olan bütün yaştaki Türkler için beden eğitimi sağlamaktır. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur sözünü atalarımız boşuna söylememişlerdir." diyerek spor ve spor eğitimine verdiği özel önemi bu bilgi ve bilinç ile vurgulamıştır.

Çağdaş dünyada var olmak ve rekabetçi üretim yapabilecek bir toplum oluşturmak istiyorsak öncelikle takım halinde iyi organize olarak birlikte çalışabilmeyi bütün çocuklarımıza öğretmemiz gerekir.

Bunun için çocuklarımız spora yönlendirilmeli, başarılı ve iyi örnekler yüceltilmeli, gençlerimize örnek olarak gösterilmelidir.

Özellikle de şunu belirteyim okullarda beden eğitimi dersinin savsaklanması, bu derslerde soru çözümü gibi şimdilik daha önemli görülen faaliyetler yapılması uzun vadede çok ama çok yanlıştır.

Hatırlatmak isterim ki önemli olan sınav kazanmak, okul bitirmek değildir asıl önemli olan küresel rekabette kendine yer bulabilecek, diğer toplumlar ile rekabet edebilecek mal ve hizmetler üretebilmektir buda ancak iyi organize olabilen bir toplum tarafından gerçekleştirilebilir.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Özbülbül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sonsöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sonsöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sonsöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sonsöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.