15 MART…TÜKETİCİ HAKLARI… ÜRETİCİLER…

Türkiye’de  değil sadece, hangi ülkede veya ülkelerde  tüketicilerin ağır sorunları varsa, o ülkede veya ülkelerde üreticiler de ağır sorunlar içindedir.

Bunun anlamı oldukça açık. Üreticilerin sorunları çözülmeden, tüketicilerin sorunları çözülemez. Üreticilerin sorunları, onlara yapılan haksızlıklar artıkça, tüketicilerin sorunları da artar. Sorunlar, sadece ekonomik olmaktan çıkar, iletişim, örgütlenme, demokrasi, psikoloji, sağlık, adalet, huzur ve güvenlik alanlarını elbette olumsuz etkiler. Bu etkiler insana hiç yakışmayan bir sonuç üretir. Şiddet.

Tüketiciler kimler? Tüm insanlar, hatta tüm canlılar.  Tüketmeden yaşayabilen canlı yok, yerin altında, yerin üstünde, havada, tatlı ve tuzlu sularda.

Konumuz, tüketici ve üretici insan. Ancak, hayvan diye tanımladığımız diğer canlıların da yaşayabilmesi için üretim, tüketim ve insan ilişkileri o kadar önemli ki. İnsan soyu, diğer canlıların üreme, barınma, beslenme, güven içinde ve korkusuz yaşama alanlarını yok ettikçe, daralttıkça veya bozdukça, o alanlar yerin üstündeki cehennem haline geliyor. Yerin  üstündeki cehennem diye yazdığımda, “cehennemin alevleri nerede” diye soranlar olabilir. Sormakta da haklı olurlar. Çünkü, cehennem bize, her yerinde alevlerin olduğu “öteki dünya” şeklinde anlatıldı.

Yerin üstündeki cehennemde de alevler var. Depremler, yangınlar… Orman yangınları…Depremlerin yıkıcı ve ölümcül sonuçlarından tamamen insan soyu sorumlu. Orman yangınları çoğunlukla insanlar tarafından bilerek çıkarılıyor. Sorumsuz  ve öngörüsüz davranışlar da yangınların nedenleri arasında.

Savaşlarda veya tek taraflı saldırılarda atılan bombaların çıkardığı yangınlarda, kundaklamalarda, insanlar, hayvanlar ve doğa yanıyor, ölüyor, işte yerin üstündeki cehennemden örnekler.

İnsanın tarihi içinde sıkça rastlanan cehennem örneklerinden, hızlı bir şekilde, yerin üstündeki cennet için gösterilen çabalardan birine geçelim.

15-21 Mart günleri, Dünya Tüketici Hakları Haftası.

Ankara Barosu Tüketici Hakları Kurulu tarafından 15 Mart 2024 Cuma günü düzenlenen panelde “Tüketici Uyuşmazlıklarında Başvuru Usulleri ve Karşılaşılan Sorunlar” ele alındı.

Panelin yönlendiriciliğini (moderatör) Ankara Barosu Yönetim Kurulu üyesi Av. Elçin Özge Şimşek Çağlayan yaptı.

Panelde, konuşmacı olarak, Ankara 6. Tüketici Mahkemesi Hakimi  Mehmet Akif Tutumlu,  Altındağ İlçe Hakem Heyeti üyesi Av. Ferda Vardal ve Tüketici Hakları  Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç yer aldılar. Ergün Kılıç, aynı zamanda, Şiddetsiz Toplum Derneği’nin de kurucularından. Panelin katılımcıları arasında, Tüketici Hakları Derneği’nin önceki Genel Başkanı Turhan Çakar da yer aldı.

Panelde, Tüketici Hakem Heyetlerinin sorunlar içinde olduğu, mahkemelerdeki dosya sayısının arttığı, karar alma süreçlerinin bazen yıllarca sürdüğü, sorunların insanın yaşam hakkı ile ilgisinin bulunduğu dile getirildi.

“Tüketicinin insan hakkı” tanımı, bilinçli tüketici, ilgili bakanlıklar arasında iş birliği,  hakem heyetleri arasında eşgüdüm, çok sayıda tekrar eden (mükerrer) başvuru, alandaki ve yargıdaki büyük sorunlar,  hileli üretim ve satışlar, sistemin çökmeye başlaması, panelin önemli çıktıları oldu.

Bakanlıklar arasında eşgüdüm kurulması elbette çok önemli. Ancak, bakanlıklar, yerel yönetimler, üretici ve tüketici meslek örgütleri, basın, dernekler, federasyonlar ve konfederasyonlar arasındaki eşgüdüm çok daha önemli. Sorunların ana kaynağı, örgütlenme ve iletişim eksikliği.

Denetleme, değerlendirme, pazarlama, sorunlarla baş etme ve iletişim konularında üretici ve tüketicilerin dernek, üst birlik, kooperatif ve şirket, oda gibi meslek örgütleri ilk sırada yetkili ve yönlendirici olmalıdır.

Yazının girişinde dile getirdim. Üreticilerin sorunları çözülmeden tüketiciler sıkıntılardan kurtulamaz, kurtarılamaz. Hayat pahalılığı, üreticilerden alıp tüketicilere ulaştıranların anlayışına, insafına, vicdanına kalır. Çoğunlukla da üretici-tüketici arasındaki süreçte, matematik değil, insaf ve vicdan etkili olur. Örnek de verebilirim. Türkiye’nin konut ve iş yerlerinde kira ve gıda maddelerindeki artışlar. Bu artışlarda matematik aranamaz. Çünkü yok. Bir de ne yok? İnsaf ve vicdan.  

Üreticilerin durumunun yasal güvence açısından iyileştirilmesi, onların kendi aralarında, tüketiciler, ilgili kamu kuruluşları, yerel yönetimler ve meslek örgütleriyle ilişkilerindeki sorunlarının azaltılması, halkın alım gücünü artıracak, sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşanmasını kolaylaştıracaktır.

Panelin konusu “Tüketici Uyuşmazlıklarında Başvuru Usulleri ve Karşılaşılan Sorunlar” ile sınırlı olsa da, üreticilerin bulundukları yerlerde kooperatifler ve eşit sermayeli şirketler şeklinde örgütlenmesi, bu örgütlerle, tüketiciye doğrudan kendilerinin ulaşması konusuna da kısaca değinilmeliydi.

Herkesin algısına ve anlayışına göre yaklaşımı farklı olabilir, ana sorun; yapılanmada, örgütlenmede, iletişimde, pazarlamada, üretici emeğinin, tüketiciye  doğrudan ulaşmasında yatıyor.

Hep söylerim ve yazarım. Yaşam boyu; iletişim, örgütlenme, demokrasi, adalet, güvenlik, sosyal güvenlik ve eğitimdir, ülkemizin sorunlarının ve çözüm yöntemlerinin anahtar kelimeleri.

Anahtar, insanın elindedir, aklındadır, vicdanındadır, çokça insafındadır. Üretici haklarında da böyledir, tüketici haklarında da.  İnsanın, hayvanın ve doğanın haklarında da.

Haydi üretici melekler, haydi tüketici melekler, yerin üstündeki gerçek cennet için, kadın-erkek dayanışmasında, köyden kente, örgütlü ve birlikte.

 

15 MART…TÜKETİCİ HAKLARI… ÜRETİCİLER…
15 MART…TÜKETİCİ HAKLARI… ÜRETİCİLER…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Rıza SÜMER - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sonsöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sonsöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sonsöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sonsöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.