ANKARA BAROSUNUN DÜZENLEDİĞİ “LAİK DEVLET FORUMU-1”

 “Laiklik; İnanan, İnanmayan, Herkesin Güvencesi…Özgürlük…” başlıklı önceki yazımda, Ankara Barosu’nun 17 Şubat 2024 tarihinde düzenlediği “Türk Medeni Kanunu’nun Kabulünün 98. Yıl Dönümünde “Laik Devlet Forumu” ile ilgili notlarımı ve izlenimlerimi paylaşacağımı belirtmiştim.

Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü  Ceza Adaleti Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Deniz Acaray, Öğrenci Veli Derneği Ankara Şubesi Başkanı Hülya Daran Deveci, Laiklik Meclisi, Cumhuriyet Kurulu üyesi  Av. Ömer Faruk Eminağaoğlu,  Türkiye Halk Temsilcileri  Meclisi, Laiklik ve Aydınlanma Komisyonu’ndan Prof. Dr. Erhan Nalçacı ve Eğitim-İş Sendikası Başkanı Kadem Özbay’ın  konuşmacı olduğu Forumu,  Ankara Barosu Cumhuriyet Kurulu üyesi Av. Veysel Kırıcı yönlendirdi.

Ankara Barosu Genel Sekreteri Av. Ersin Soybaş açılış konuşmasında,  Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun Atatürk’ün önderliğinde bir devrim olduğunu, haklarını Cumhuriyet’in sayesinde elde ettiklerinden habersiz kesimlerin bulunduğunu,  bu haklardan geriye gidişin yaşandığını, laiklikten uzaklaşıldığını, Anayasa’nın ilk dört maddesi ile ilgili  tehlikelerin sürdüğünü  belirterek, okullarda uygulamaya konan ÇEDES Projesinin sakıncalarını anlattı.

Forumda, Türkiye’nin kimi karşı karşıya, kimi içinde olduğu tehlikeler açık yüreklilikle dile getirildi.

Dile getirilen gerçeklerin büyük bölümü can acıtıcı, korkutucu idi. Bazıları da umuda ve kararlı duruşlara güç katıcı.

1997-2014 yılları arasında, Türkiye Gençlik Birliği Derneği ve Türkiye Gençlik Federasyonu Genel Başkanı iken, ulusal veya uluslararası toplantılarda  sıkça kullanılan “Çocuklar geleceğimizdir” sözüne hep itiraz ettim. Bu konudaki görüşlerimi, yazılarımda, demeçlerimde ve kitaplarımda  dile getirdim.

Şu görüşlerim belgeli.

“Çocuklar ve gençler, sadece geleceğimiz değil, bugünümüzün ve geleceğimizin ortaklarıdır. Onlar, danışma, karar, yönetim, yürütme ve değerlendirme süreçlerine  katılmalıdır. Çocuklar, 15 yaşını tamamladıklarında, velilerinin izinleri ile derneklere üye olabilmeli, söz ve oy hakları bulunmalı, organlara seçilebilmelidir. Okullarda, fakültelerde, üniversitelerde ve YÖK dahil eğitim kurumları ile ilgili üst kuruluşlarda, söz ve oy hakları da bulunan temsilcilerini, demokratik yöntemlerle kendileri seçmelidir”.

Ankara Barosu’nun laiklikle ilgili forumunda, “Çocuklar, hem bugünümüz, hem yarınımızdır” görüşü de dile getirildi. Yıllardır savunduğumuz görüşleri benimseyen ve dillendiren bilim insanlarının ve hukukçuların varlığını yaşayarak görmek umudumuzu güçlendirdi.

Umarım hoş görürsünüz, gerçekten gururlandım, çocuklarımızın hem bugünümüz ve hem de geleceğimiz olduğunu söyleyenlerle aynı ortamda bulunmaktan ve o sözleri duymaktan.

Forumda, yaz saati uygulamasına yeniden geçilmesi gerektiği de nedenleri ile birlikte kararlılıkla vurgulandı.

 Çocukların karanlıkta okul yollarına düştüğü, güvenlik sorunu yaşandığı, uygulamanın enerji tasarrufu sağlamadığı,  ekonomik yararının bulunmadığı, Forumun öne çıkan görüşleri arasında yer aldı.

Çocukları, anneleri, babaları ve velileri, sabahın alaca karanlığında, olması gerektiği şekilde beslenmeden, uykulu gözlerle sokağa çıkaran siyasetçinin, ondan talimat alan kamu görevlisinin, bu olumsuz anlayışın gerekçeleri acaba nelerdir?  Cumhurbaşkanlığı veya Milli Eğitim Bakanlığı anlaşılır bir açıklama yapmalıdır.

Çocukların iyi beslenemediği ve temiz su içemediği dile getirilen diğer gerçeklerdir.

Yineliyorum, eğitimde, sağlıkta, sosyal güvenlikte ve hatta can güvenliğinde insan haklarına dayalı bir eşitlik sağlanmış değil Türkiye’de, çok sayıda ülkelerde.

Türkiye’de, devlet, öğrencilere, bir öğün yemek ve su desteği vererek, hiç olmazsa yemek masalarında eşitliği sağlamalıdır. Aileler arasındaki ekonomik farklılıkları, daha değişik bir deyişle insana yakışmayan haksızlıkları birçok alanda görüyoruz, içimiz sızlayarak yaşıyoruz. Zengin, yoksul, çok gelirli, dar gelirli aileler, hiç olmazsa çocukların çantalarındaki yiyecek paketlerinden (!) belli olmasın.

Ey insanlık tarihi kavramını kullanan bilim insanları, gazeteciler, hukukçular, siyasetçiler, tarihçiler,…. şiddetin bittiği, aç, yoksul, yoksun insanların bulunmadığı, demokrasinin ve adaletin tamamen sağlandığı gün sıfırdan başlayacaktır insanlık tarihi.

Şimdi, sadece insanın, canlı cansız varlıkların tarihi içindeyiz, o kadar. Fotoğraflarda, Forumunun konuşmacıları ve Ankara Barosu Genel Sekreteri Av. Ersin Soybaş kürsüde.

(2. bölüm gelecek yazıda).

 

ANKARA BAROSUNUN DÜZENLEDİĞİ “LAİK DEVLET FORUMU-1”
ANKARA BAROSUNUN DÜZENLEDİĞİ “LAİK DEVLET FORUMU-1”

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Rıza SÜMER - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sonsöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sonsöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sonsöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sonsöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.