Liranın kader haftası

212

Türk lirasının geleceği ve değeri bu hafta Merkez Bankası’nın (MB) kararıyla yeniden şekillenecek.

13 Eylül günü saat 14’de yapılacak açıklamayla sadece lira değil ekonominin de seyri de belli olacak.
Beklenti, MB’nin faizleri arttırması yönünde. Banka Ağustos ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının hemen ardından bu oranlara tepki verileceğini ifade etmişti. Şimdi merakla beklenen faiz oranlarının ne olacağı?
Kimi uzmanlar, küçük oranda yani yüzde bir, ikilik artışın yeterli olmayacağını ve en az yüzde beş ve üstü bir artışın yapılmasını ifade ediyorlar. Gerekçeleri basit, düşük oranlı bir artış lirayı yine yerle bir edebilir.

Peki, yüksek oranlı bir atış kaçan sermayeyi geri getirebilir mi yani liranın toparlanmasına yardımcı olabilir mi? Tahminler bu durumda önemli bir gerileme olmasa da liranın en azından büyük dalgalanmalar yaşamadan bir süre daha yerinde kalacağı yönünde.
Ancak bu yorumların satır aralarına daha dikkatli bakmak gerekiyor. Bunlar arasında faiz oranlarının hangi rakama oturacağından çok bu kararın köklü ve yapısal ekonomik önlemlerle desteklenmesi vurgusu ön plana çıkıyor. Başka bir deyişle enflasyonla mücadele için yönetimin neler yapacağı sorgulanıyor.

Diğer bir konuda Merkez Bankası’nın bağımsızlığı yani ekonominin gerektirdiği kararları almadaki iradesini ortaya koyması. Faiz konusunda Cumhurbaşkanlığı’nın tutumu belli. Ekonomik kalkınmada en büyük engeli yüksek faizler olarak nitelendiren Cumhurbaşkanlığına karşı MB’nin önemli oranlarda faiz artırımda ne kadar serbest davranacağı da bu toplantıda belli olacak.
Belki de yanıtlanması gereken tek soru, MB, faiz artırımını enflasyonla mücadele için mi yapacak yoksa liranın değerinin korunması için mi? Faizler artsa ekonomi adam akıllı tıkanacak, artmasa lira uçacak, bu defa da kur artışları yine enflasyonu körükleyecek. Tam bir kısır döngü.

HESAPLAR DOLARA DÖNÜYOR

Her ne kadar yönetim dış ticarette dolar yerine yerli para kullanılması için girişimde bulunsa da vatandaş dolara koşuyor. Doların 6.-6.5 lira arasında seyrettiği Ağustos ayının son haftasında vatandaş yine dolar almış. MB’nin verilerine göre dolar hesapları 234 milyon dolar artmış ve bu kurdan liraya çevrilince lira hesaplarını geçmiş.
Vatandaş bu kadar doları niye alır ki? Üstelik yabancı para mevduatlarından alının vergi oranları yükseltilmişken? İşte bir çıkmaz da bu. Demek dolar gerilerken vatandaş ne da olsa yükselecek diye parasını dolara yatırıyor.
Örneğin bugün 64 bin lira karşılığında 10 bin dolar alsa ve kısa sürede dolar 67 lira düzeyine gelse sağladığı gelir en az üç bin lira. Alınan dolar 100 bin olsa saatler içinde 30 bin lira kazanılabilir.
Bu parayı aylık faize yatırsanız getirisi en fazla 10 bin lira. Hesap bu kadar basit.
Vatandaş yatırımını dolar alarak korumaya ve değerlendirmeye çalışıyor. Tesellisi öyle bankalardan mevduat çekişi yok, üstelik en azından bu kadar para bankalar üzerinden ekonomiye sokuyor. Şu yastık altı paralar efsanesi boş galiba.